FLAŞ HABER
Haber Detay:
Sason'da Yeniden Doğmak

Bir grup doğa aktivistin dünyadaki cennete yaptıkları yolculuk

SASON'DAN CACAS'A ŞİLEK'TEN TERS LALEYE 
Bir Pazartesi sabahı petrolün gaz kokan, asfalt cehennemi olan Batman kent merkezinden yönümüzü Kuzeye, yani dağların tacı Mereto'ya çevirdik. Grubumuzun lideri Eğitimci ve Doğa Aktivisti Fotoğraf Sanatçısı Behçet Çiftçi, Gezi koordinatörü fotoğraf sanatçısı Dündar Arı ile Doğa Aktivisti, Hasankeyf Gönüllüsü ve Sason sevdalısı Emin Bulut, 20 kişilik bir doğa severle ‘Gûlen Çiya’ ters lalelerin yolunda uzun ve zorlu bir trekking tırmanışına çıktık. Hava serin, bazen güneş, bazen bulutlar üzerimizde bir şemsiye gibi renkten renge geçip duruyordu. Yücebağ (Cacas) Beldesinden yukarı yamaçlara tırmandıkça, alt vadide, Sason çayı ile Kulp çaylarının kırım, kıvrım akıntısı adeta vadilere yol toprağa can katıyordu. Asfalt yoldan aracımız dağların teraslarına yol aldıkça, yeşil yamaçlar, Karadenizi andıran ormanlar ve Sason, Muş, Mutki, Kulp ve Meya Farkin dağlarının zirveleri yavaş yavaş görünmeye ve ihtişamlı duruşları az çok his edilmeye başladı. Beksé Kalesi ve köyünde şose yolun küçük derelerini bir bir atlatarak 
İlk durağımız olan Şilek çeşmesine ulaştık. Oval bir yamacın düz hilal bir mekanında soframızı serdik.

DAĞLARIN ESİNTİSİ İLE DOĞAL BİR KAHVALTI

Kahvaltımızı dağların esintisi, doğanın serinliği ters lalelerin gölgesinde yaptık. 15 km. yolumuzun tırmanış ve kayaç keçi yollarına yol aldık. İçimizde Akademisyen, Eğitimci, Doktor, Öğrenci, Yerel rehberimiz Fahrettin bey ve Beksé köyümüzden Nihat ve ailesinin sıcak ilgileri ve taze ayran servisi içimizi serinletti. Zorlu tırmanışın ilk durağı ters lalelerin kuytu kayalık araları ve dik yamaçların teraslarında adeta renk cümbüşünü yaşatıyordu bizlere. 5 km lik yolun bitiminde değerli dostumuz kardeşim Reşit'in ablası ve benim sınıf arkadaşımın ayağını burkması bizleri derinden üzdü. Yolun kalan kısmını onlardan ayrı devam etmek zorunda kaldık. Hevris tarlası içinden ruhumuzu, bedenimizi ve beynimiz arındırdık. Yemyeşil ve yumuşak Hevris çiçekleri bizleri büyüledi adeta. Doğanın bu gizemi ve güzelliği bu kadar bizlere yakın ama bizler kentlerin puslu ve sisli havasında körelmiş gözlerimizle hep ayrı kalmış canlı robotlar olarak şekillendirilmişiz bu beton şehir gürültüsünde. Neyse ki kar, su ve derin bir mağarayı andıran devasa bir kuyuya sızan şırıltısı kulaklarımızın pasını adeta silen iki küçük ırmağın ahengi ile yeniden kendimizi bulmanın sevincini yaşadık. Karla kaplı bir kayanın altında Mayıs ayının ılık havasını kışın soğuk ve buzlu havasına dönüştürdük içimizde.

ERETO’NUN ETEKLERİNDE YENİDEN DOĞMAK

Bazı arkadaşlarımız ilk kez bu doğa ananın peyzajında atarak, kendilerini yeniden doğmuş gibi his ederken, bizlerde her çıktığımız doğadan hep ayrı bir zevk ve haz almanın sevincini yaşamaktaydık. Dündarın esprilerine bizler soğuk ve derin cevaplar verirken, Akademisyen Nafiz abimiz börtü, böcek ve yeni filizlenen bitkilerin peşinde adeta iz sürüyordu. Xerzi, Tori, Çiyayi, Deşti ve kentlilerden oluşan karma grubumuzun tadı ve tuzu olan en genç doğacı yeğenimiz Cemre doğada adeta kelebekler gibi uçuyordu. Son mola yerimiz olan iki gözlü geniş bir düzlükte Kulp dağlarının karşısında meşhur Andok dağına yakılan klamı dinledik. Yakın köylerden bir çoban kardeşimizin tap taze, yeni pişirdiği köz ateşteki çayın halen boğazımızda serin dağ esintisinin sımsıcak bir ortamına dönüştürüyordu. Mereto ve Helkıs dağlarının efsanevi söylencelerini bir aşk öyküsüne çevirmenin hesaplarını yaparken, geri dönüş sinyalini veren Behcet Çiftçi’nin hazırladığı öğle menümüzün domates, salatalık, elma, biber, peynir ve meşhur Siirt helvasının tadı bir başkaydı.

ŞİLEK’İN BUZ GİBİ SUYUNU TATMADAN OLMAZ

 

Şilek çeşmelerinin buz gibi serin suyunda. Dönüş yolunda inişli ve yine zorlu yamaçların girintili ve çıkıntılı patikalarından inerken Mereto'nun hafif karlı azametli görüntüsü, Helkis Dağının tüm Sason vadisi ile ovasına yayılmış hali beni adeta aşka getiriyordu. Sasoni Tavitin efsanesi gözümün önüne geliyor, kulaklarımda Aram Tigran’ın o güzel stranları, Xerabetê Xaço'nun klamları inliyordu. Cacas'lı Jaklin Çelik’in “Öfkenin Şenliği” kitabının satırları gözümün önüne geliyordu.  Sason'un çığlığını, Dicle'nin haykırışını, Garzan'ın sesini, Batman'ın feryadını Kayserini sessizliğini anlatmıyoruz.
Ters laleleri de boynu eğik gönülleri büyük görsellikleri ile yaşatmaya ve yaşama bir farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu gezi ile doğadan tüm zamanların adaletini bu zamanın adaletsizliğine haykırdık. Tıpkı Nuh’un gemisinin Ağrı'dan yola çıktığı gibi. Mereto’da mola verirken, sırtını o kutsal gemiye alçaltan CUDİ'ye demirlenen Nuh’un çocukları gibi şendik. Cacas dağlarının yamacında. Şilek vadisinde Ters Lalerin rengi ve ahenginin görselliğine kapıldık bir rüya gibi Hevris çiçekleri ile bütünleştik.




Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
E-Posta
Başlık
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sanatsal kurslara 682 kişi başvurdu...
Belediyeye bağlı Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, okulların yaz tatiline girmesinin ardından öğrencilere yönelik faaliyetlerini arttırdı....

Haberi Oku