Makale Detay:
 


Hemen yanı başımızda birkaç saatlik mesafenin ötesinde insanlar birbirini öldürüyor.





Hem de hiçbir kutsal dinlemeden. Yaşanan amansız savaş ve insan kıyımının adresi Suriye.



Ölümden kaçmak ve hayatlarını kurtarmak isteyenlere ev sahipliği yapan Türkiye’de en az 3 milyon Suriyeli mülteci var. İlimizde de sayıları 20 bini geçmiş durumda. Kadın, çocuk, yaşlı, genç…



Bir düşünün, onların yerinde bizde olabilirdik. Kendi evlerinde bayramı geçirecekken misafir oldukları bir ülkede bayramı yaşıyorlar.



Savaş, kan, vahşetin yerine Barışın, huzurun, mutluluğun hakim olduğu; Paranın hüküm sürmediği, insanların onurunu satın alamadığı; Suratı asık, sinirli, yalancı, birbirine günaydın demeyi bile çok gören insanların olmadığı, güler yüzlü insanlarla dolu bir dünyada yaşamak isterdim. Eminim herkes barış içinde yaşanılan bir toplum arzuluyor Kimse savaş istemiyor, kimse gürültü patırtı istemiyor. O halde nasıl oluyor da huzur içinde yaşayamıyoruz?



İşin aslı, 20 tane adam savaş istiyor diye savaşıyoruz. Milyarlarca kişi, o 20 kişiyi durduramıyoruz. Ne garip değil mi? Peki biz bunlara neden engel olamıyoruz? Bu noktada sadece benim çabamla birşey değişmez diye bir tabir var. Tamam bir kişinin çabasıyla birşey değişmeyebilir ancak, herkes benim çabamla birşey değişmez deyip yerinde oturursa zaten birşey değişmez ama bir de tam tersini düşünün herkes birşeyleri değiştirmek için çaba gösterirse o zaman bir kişinin çabası milyonlarca kişinin gayreti olur. Şimdi arzuladığın dünyada yaşadığını düşün ve ona göre hareket et, insanlara ona göre davran. Yarın Okulda yada işte tanımadığın insanlara da "günaydın" de mesela. Yap bunu. Değişimi fark edeceksin. Eğer sen aynı ciddiyet ve samimiyetle devam edersen inandıklarını yapmaya, daha sonraki günlerde sen "günaydın" demeden sana "günaydın" diyeceklerini göreceksin.



Aynı zamanda istediğim dünyada insanlar doğaya sahip çıkmalı, çevreye zarar vermemeli. Hayvanlar korunmalı ve onlara da zarar verilmemeli. Güven içinde yeşilliklerde oyun oynadığımız bir dünyada yaşamak isterdim. Temiz havayı doyasıya içime çekmek ve sağlık dolu bir hayat geçirmek isterdim.



Ayrıca insanlar fıtratına uygun olarak hep birlikte adaletli bir dünyada yaşamayı hak etmektedir ve benim hayalimdeki dünyada her şeyden önce adil bir düzen hakim olmalıdır. Benim dünyamı tasvir edecek olursam: "Benim hayalimdeki dünyada Laz’ı, Çerkez’i, kürdü, zencisi, beyazı her ırktan insan kardeşlik içinde hiçbir çıkar çatışması olmadan mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Kimsenin birbirine küsmediği ve kimsenin birbirini kırmadığı bir dünyada yaşamak ne kadar da güzel olurdu. Benim hayalimdeki dünyada insanlar sadece eğitimleri ve mutlulukları çalışır. Hiç kimse kimsenin hakkını yemez, herkes hak ettiği karşılığı elde eder. Benim dünyamda insanlar birbirini kırmaz ve bu dünyada hiçbir çocuk açlık, sefalet ve ölüm görmez. Tertemizdir benim dünyam, her yeri yemyeşil ağaçlarla dolu, tertemiz bir çevrenin hakim olduğu bir dünyadır.



 



Bir de renkli ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir dünya isterdim. Her çeşit fikre saygılı, insanların düşüncelerini özgürce söyleyebilecekleri bir dünya... Benim dünyamda insanlar herkese karşı sevgi dolu ve saygılı olmalı. Büyükler ve küçükler de birbirine sevgi ve saygı ile yaklaşmalı. İnsanların bu şekilde ölçülü davranması sonucu kimse bir zarar görmez ve toplumda sorunlar ortaya çıkmaz. İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada dayanışma olur, huzur olur. İnsanlar güven dolu yaşarlar.

Misafir Avatar
İsim
E-Posta
Başlık
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.