Makale Detay:
 


ÖLÜYÜ FİŞE BAĞLANMA



SORU: Ölümüne kesin rapor verilen hastayı Yoğun bakım’da fişe bağlamak gibi birtakım geciktirici cihaz kullanılıyor. Bunun dinî hükmü nedir? CEVAP: Hakiki tabipçe Kesin ölümüne teşhis konulup rapor verilen hasta sağ gibi korunacak, tam ölmediği müddetçe ilaç, zehir, silah veya başka yöntemle öldürülmeyecek. Bu kişi tıpça ölü ise de bu şekil öldürmeye fetva yoktur.[1] Fakat tıbbî teşhisle ölümü tespit edilen bir hastayı fişe bağlamak, ona cihaz takıp ruh kabzını geciktirmek adet olmuş ise de meşru olanı bu yönteme başvurmamak, bu hale giren hastayı ya evinde veya yoğun bakımda fişe bağlamadan, o haliyle gerçek ölüme kadar muhafaza etmektir. Evet, tıbbî raporca bu kişi ölmüşse, mesela beyni kurumuş canlanması mümkün değilse onu fişe bağlama gibi cihazlarla hayatta bırakmak hem ona hem akrabasına sıkıntıdır. Fıkıhta zikir edildiğine göre bu kişi ölü sayıldığı için malı miras olarak taksim edilebilir. Onu fişe bağlayarak robot gibi hayatta bırakmanın bir anlamı yoktur. Tabiplerin raporunu dinlemek ve onu fişe bağlamadan hakiki eceline teslim etmek gerekir. Zira Doktorun raporuna göre bunun hayat damarları, beyni, aktif kalbi tamamıyla ölmüştür, beyni ölen, kalbi ölmüş gibi aktifliğini yitiren bir hasta ölü hükmündedir.[2]  Yani bu kişi damarları kesildikten sonra suyun içine konulan ağaca benzer, bu ağaç şeklen rutubetli ama ölüdür, bir daha canlanması, meyve vermesi imkân haricidir. Beyni ölen fakat henüz kalbi pasif hareket eden kişi de bu ağaç gibidir, kanını pompalamakla hayata dönüştürme imkânı tıbben yoktur.  



Fukaha derler ki,  bu kişi HAREKET-İ MEZBUHE durumuna düşmüş, şuur, idrak, görgü, konuşma, ihtiyari hareket gibi hayat alametleri bitmiştir. Bu durumda olan kişi sadece o haliyle bırakılır, hürmeten defin edilmez, bedenin tüm rutubeti kuruyana dek hürmeten bekletilir. Eğer biri bu haldeki hastaya öldürücü bir darbe vursa ve bu darbeyle tam ölse darbeci katil sayılmaz, fakat ölünün hürmetini zedelediği için tazir edilir.  Tühfe- Şirvani  c 8. s. 393.



 



       Evet, İslam hukukunda doktorun tüm teşhis ve raporu kabul edilir. Hatta yetkili ve faydalı doktor kâfir de olursa sözü, raporu muteberdir. Hatta onu yetkisi az olan Müslüman doktora tercih etmek caizdir. [3]



       Ölümüne kesin karar verilen hasta ölü sayıldığı için harpta o hale düşen kişi şehit sayılır. İmam Nevevi der ki:



 إذا انقضت الحرب وليس فيه إلا  حركةمذبوح فشهيد                                                                                1-  186  المجموع 5-   161                          



  Fişe bağlanma yasağına rağmen eğer bu duruma düşen hasta fiş bağlansa fişçekmek caiz değildir, çünkü bu kişölü ise de  Vücudunda bir nevi rutubet vardır, normal ölüye hürmetsizlik sayılan her çeşit menfi eylem haram olduğu gibi bu hastanın fişini çekmek te haramdır. Hakka namzet ol.



 





[1] Tuhfe, Şirvani, C 8. 393-394; ihya-ü Ülümüd-din, C 4  S  290 ile sonraki sah; Kardavi, Fetava muasire. C 2  S  526-527





[2]  Fetava muasire. C 2  S  6-527





[3] Tuhfe C 7 S 203; el-Mabsut, C 10 S 156



Misafir Avatar
İsim
E-Posta
Başlık
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.