Makale Detay:
 


Sayın Batman Gazetesi okurları, bu haftaki köşemi değerli üniversiteli gençlerimize ayırmak istedim. Gençlerimiz, yarınlarımız, umudumuz… Onlar bizim geleceğimiz, yani geleceğin siyasetçisi, hakimi, savcısı, doktoru, avukatı, mühendisi, din adamı ve memleketi idare edecek kişileri…



Değerli Batmanlı hemşerilerim; ülkelerine faydaları olsun diye muhtemelen her evde en az bir hatta iki üniversite okuyan gencimiz vardır.  En önemlisi biz velilerin sırtında, binbir emekle büyüttüğümüz ve halen okuttuğumuz üniversiteye giden veya bitiren çocuklarımız vardır.



Peki, bu çocuklarımızı niye okutturuyoruz? Okuyup sırtımızda kambur haline gelen yükü almaları için mi, yoksa “okuyup adam olsun. Okuyup kendine güzel bir yuva kursun bizlere muhtaç olmadan kendi ayakları üstünde dursun” diye mi?



Şimdi Türkiye genelinde bakarsak üniversiteyi okuyup ardından mezun olan ve iş bekleyen yaklaşık 800 bin üniversiteli gencimiz var. Yine Türkiye genelinde İŞKUR’a kayıtlı 400 bin civarı üniversiteli gencimiz var. Tabi bunlar resmi olmayan kayıtlar sadece tahmini rakamlardır. Gelelim esas konumuza sayın veliler biz ne umutlarla çocuklarımızı okutturuyoruz bırakın o başta saydığım doktor, hakim, savcı  veya mühendis, özel sektörde bile 4 yıllık ve 2 yıllık üniversiteli gençlerimiz iş buladığı bir dönemde yaşıyoruz. Üniversitelilerin çoğu ya evde ya da kahve köşelerinde vakit öldürüyor, kimin parasıyla tabii ki halen baba parasıyla. Şimdi arkadaş piyasadaki sistemi anlamıyorum. Kalifiye eleman olarak veya teknik eleman olarak başka yerde çalışmışsan küçük bir ümidin var çalışmak için o da askeri ücretin çok altında seni işveren sömürerek çalıştırıyor. Nasıl olacak bu işler anlamıyorum. Ben şuna şahit oldum bir iş yerinde bir eleman lazım oldu ve o iş yerine ben çalışırım hayaliyle bir üniversiteli genç o iş yerinin kapısını çaldı. Kapıyı bir personel açtı ve işverene yönlendirildi işveren üniversiteli gence “sen şu işi yapabilir misin?” dedi. Üniversiteli genç biraz düşünerek titreyen o dudaklarının arasından şöyle bir kelime çıktı, “bilmiyorum, ama biraz zaman tanırsanız yaparım” dedi. İşveren tek kelimeyle “kusura bakma bize işi bilen adam lazım bilmeyen değil” dedi. Ben işverene sorarım; sen doğuştan mı o işi öğrendin. Allah bilir sende ne zorluklarla çalışıp o seviyeye geldin, belki zamanında hamamlık bile yapmışsındır, “el insaf-vicdan” başka bir şey demiyorum.



Ben esnaf ve değerli iş adamlarımıza şunu demek istiyorum. Lütfen bu üniversiteli gençlerimize kapılarınızı açın, kimse doğar doğmaz profesör olmadı. Bir fabrikatör, bir mağazacı, bir marketçi ve buna benzer iş yerleri sahipleri kolay o yere gelmediniz. Kendinizi o işsiz gençlerimizin yerine koyun öyle düşünün.



Bir de kelepir fiyata işçi çalıştıran bazı vicdansızlar var. Geçenlerde bir yerde otururken yanıma 37 yaşlarında bir vatandaş geldi. Bana “abi sen Gazeteci misin?” dedi. ben de “evet” dedim. “Bana 5 dakika vaktin var mı” diye sorunca bende merakla kendisine zaman ayırdım.



 



Bana yaşadığı zorlukları anlattı. İnanın şaşırıp kaldım. Bu vatandaş bir inşaata çalışıyor ve tam 14 saat çalışmak zorunda kalıyor. Ona sordum “ayıptır sorması 14 saat çalıştığına göre dolgun maaş alıyorsun” diye bana bir rakam söyledi ki, yerimde dondum kaldım. Adam aylık 700 Lira alıyor. Ve bu adam hem kira ödüyor hem kendiyle birlikte tam 5 nüfusa bakıyor. Yani öyle zorluk içinde mecburiyetten çalışan insanlarda var. Ben bu yazıyı yazarken inanın kimseyi kötülemek yada incitmek değil amacım tek bir amacım var ne hayallerle okuttuğumuz bu çocuklarımıza iyi bir gelecek vaat etmek. Ama gözümle sistem nasıl çalışıyor, gördüğüm için kahroluyorum yazık gençlerimize işsizlikte ya evde yada kahve köşelerinde vakit öldürüyorlar. Sağlıcakla kalın.

Misafir Avatar
İsim
E-Posta
Başlık
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.