Diyetisyen Nezan Hoşer, tatlı krizlerinin çoğu zaman irade zayıflığıyla değil, fizyolojik ve psikolojik nedenlerle ortaya çıktığını söyledi. Hoşer’e göre, sorunun kaynağını doğru tespit etmeden yapılan müdahaleler kalıcı çözüm sağlamıyor.
KAN ŞEKERİ DENGESİ BELİRLEYİCİ OLUYOR
Tatlı isteğinin en yaygın nedeninin kan şekeri dengesizliği olduğunu belirten Hoşer, öğün atlamak, yetersiz protein tüketmek, uzun süre aç kalmak, düzensiz uyku ve yoğun stresin bu durumu tetiklediğini ifade etti. Bu tür durumlarda vücudun aslında tatlı değil, hızlı enerji ihtiyacı duyduğunu vurguladı.
DUYGUSAL YEMEYE DİKKAT
Tatlı krizlerinin sadece fiziksel değil, duygusal nedenlere de bağlı olabileceğini dile getiren Hoşer, stres, yorgunluk, üzüntü ve yalnızlık gibi durumların kişiyi tatlıya yönlendirdiğini söyledi. Bazı bireylerde tatlının bir “kaçış alanı” haline gelebildiğini belirtti.
KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Kadınlarda hormonal değişimlerin tatlı isteğini artırdığını ifade eden Hoşer, özellikle regl öncesi dönem, düzensiz uyku ve stresin bu durumu daha belirgin hale getirdiğini kaydetti.
KÜÇÜK ÖNLEMLER BÜYÜK FARK YARATIYOR
Tatlı krizlerinin kontrol altına alınabileceğini söyleyen Hoşer, şu önerilerde bulundu: öğün atlamamak, her öğünde protein tüketmek, su içmek, uzun süre aç kalmamak ve uyku düzenine dikkat etmek. Ayrıca katı yasakların ters etki oluşturabileceğini, bunun yerine dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Hoşer, tatlı krizlerinin bir zayıflık değil, vücudun verdiği bir sinyal olduğunu belirterek, doğru farkındalıkla bu durumun yönetilebileceğini sözlerine ekledi.