Uzmanlar, modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijital teknolojilerin, özellikle çocuklar ve gençler arasında bağımlılığa dönüşebildiği uyarısında bulundu. Kontrolsüz kullanımın ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiliyor.
Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, çevrim içi oyunlar ve sanal bahis sistemleri; bilgiye erişimi ve iletişimi kolaylaştırırken, aşırı kullanım durumunda bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre bu durum, bireysel bir zayıflıktan ziyade beynin ödül sistemiyle ilişkili bir süreç olarak ortaya çıkıyor.
DUYGU DURUMUNU DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Uzm. Klinik Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, ekran bağımlılığının bireyin cihaz kullanımını kontrol edememesiyle kendini gösterdiğini belirterek, bu durumun günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ifade etti. Çakıroğlu, cihazdan uzak kalındığında hissedilen huzursuzluk, gerginlik ve boşluk duygusunun bağımlılığın temel belirtileri arasında yer aldığını söyledi.
Bu durumun dikkat eksikliği, uyku problemleri, sosyal izolasyon, kaygı ve depresyonla yakından ilişkili olduğunu dile getiren Çakıroğlu, özellikle çocuklarda ekran kullanımının zamanla duyguları düzenleme aracı haline geldiğini vurguladı. Sosyal medyada onay arayışı ve kıyaslamanın da özgüveni zayıflattığını belirtti.
BEYNİN ÖDÜL SİSTEMİ BAĞIMLILIĞI TETİKLİYOR
Dijital bağımlılığın temelinde beynin ödül sisteminin yer aldığını ifade eden Çakıroğlu, dijital platformların kullanıcıya belirsiz aralıklarla ödül sunacak şekilde tasarlandığını söyledi. Bu durumun dopamin salgısını artırarak kısa süreli haz sağladığını ve davranışın tekrarını güçlendirdiğini kaydetti.
SANAL KUMAR RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Ekran bağımlılığının sanal kumar bağımlılığı için de önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Çakıroğlu, uzun süre ekran başında kalmanın bu tür içeriklere maruziyeti artırdığını ifade etti. Özellikle gençlerde dürtü kontrolünü zorlaştıran bu durumun riskli kararların daha kolay alınmasına yol açtığını söyledi.
MÜCADELEDE 3 KRİTİK ADIM
Çakıroğlu, dijital bağımlılıkla mücadelede üç önemli adıma dikkat çekti:
Dijital kullanımın hangi duygularla tetiklendiğinin farkına varılması
Günlük yaşamın düzenlenmesi ve dijital dışı aktivitelerin artırılması
Gerekli durumlarda profesyonel destek alınması
Bilişsel davranışçı terapi ve motivasyon artırıcı yöntemlerin etkili olduğunu belirten Çakıroğlu, erken müdahalenin bireylerin yaşam kalitesini yeniden kazanmalarında önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.