Farklı siyasi görüşlerden isimlerin aynı kürsüde buluştuğu programda, “eşit yurttaşlık”, “anayasal değişim” ve “hukuki belirlilik” başlıkları öne çıktı.
SÜRECİN EN ZOR YANI: GÜVEN VE ZİHNİYET MESELESİ
Moderatörlüğünü Batman Barosu Başkanı Av. Abdulhamit Çakan’ın yaptığı panelde konuşan Milletvekili Av. Mustafa Yeneroğlu, sürecin kolay olmadığını açıkça ortaya koydu.
Yeneroğlu, Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna değinerek, sürecin “onur ve gurur meselesi” olarak ele alındığını hatırlattı. Ancak bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığını söyledi.
“Yirmi milyonu aşkın Kürt nüfus varken hâlâ ana dil tartışması yapılıyor olması hicap verici” diyen Yeneroğlu, Kürt meselesinin Orta Doğu’daki gelişmelere indirgenmesini de doğru bulmadığını ifade etti.
Yıllardır dile getirilen “bölünme fobisi”nin atılması gereken adımların önünde ciddi bir engel olduğunu vurgulayan Yeneroğlu, asıl meselenin anayasal düzlemde çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Eşit yurttaşlık, eşit temsil, kimliğin tanınması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi şart. Ama sadece yasa yetmez, zihniyet değişmeli” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
KÜRTLER DE SİYASAL ZEMİNDE HAKLARINI ELDE EDEBİLİR
Milletvekili Av. Serkan Ramanlı ise konuşmasında daha tarihsel bir çerçeve çizdi. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Kürtlere yönelik inkâr politikalarının uygulandığını savunan Ramanlı, dindar kesimin verdiği siyasi mücadeleyi örnek gösterdi.
“Kürtler neden aynı şekilde siyasal ve meşru zeminde haklarını elde etmesin?” diye soran Ramanlı, anadil meselesinin hâlâ çözülememiş olmasını eleştirdi.
Sürecin en kritik başlıklarından birinin “hukuki belirlilik” olduğunu belirten Ramanlı, silah bırakma sonrası ne olacağına dair net bir yol haritası bulunmadığını söyledi.
2013-2015 çözüm sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını hatırlatan Ramanlı, “Sadece PKK değil, diğer yapılar için de bütüncül bir yaklaşım geliştirilmeli” dedi.
“Terörsüz Türkiye hedefleniyorsa, bu hedefin altı net ve kapsayıcı şekilde doldurulmalı. Gecikmeden adım atılmalı” çağrısında bulundu.
EKMEN: SÜREÇ TIKANIRSA BEDELİ AĞIR OLUR
Panelin sonunda söz alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Av. Mehmet Emin Ekmen ise sürecin toplumsal ayağına dikkat çekti.
Ekmen, bu tür panellerin toplumun sürece katılımını artırdığını ve rıza üretimi açısından önemli olduğunu belirtti. Ancak mevcut tabloda bir tıkanıklık yaşandığını açıkça dile getirdi.
“Ben olsam, örgütün atacağı adımları beklemeden gerekli yasayı çıkarırım” diyen Ekmen, sürecin sadece sonuç değil, aynı zamanda bir süreç yönetimi olduğunu vurguladı.
Ekmen, dikkat çeken bir uyarıda da bulundu:
“Bu sürecin başarıya ulaşmaması halinde, mevcut aktörlerin şartları yeni bir sürece fırsat tanımayabilir. Bu yüzden bu fırsat heba edilmemeli.”
Anayasa, vatandaşlık tanımı, ana dilde eğitim ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi başlıkların “terörize edilmeden” tartışılabileceği bir iklimin oluşturulması gerektiğini ifade etti.
ORTAK MESAJ: CESUR ADIM, NET YOL HARİTASI
Panel boyunca farklı siyasi perspektifler dile getirilse de ortak mesaj netti:
Barış süreci, sadece siyasi irade değil; toplumsal kabul, hukuki güvence ve zihniyet dönüşümü gerektiriyor. Aksi halde geçmişte yaşanan tıkanmaların tekrar etmesi kaçınılmaz görünüyor.