Fırat, üniversitelerin yalnızca eğitim ve diploma veren kurumlar olmadığını, bilimsel araştırma ve farklı fikirlerin tartışıldığı ortamlar olması gerektiğini ifade etti.
Fırat, açıklamasında V-Dem verilerine atıfta bulunarak Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi’ndeki değişime dikkat çekti. V-Dem’in Akademik Özgürlük Endeksi; araştırma ve öğretim özgürlüğü, akademik bilgi alışverişi, kurumsal özerklik, kampüs bütünlüğü ile akademik ve kültürel ifade özgürlüğü gibi beş temel göstergeden oluşturuluyor.
Fırat, söz konusu göstergelerdeki gerilemenin üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, akademisyenlerin araştırma konularını bilimsel ölçütler doğrultusunda belirleyebilmesi ve elde ettikleri sonuçları özgürce paylaşabilmesi gerektiğini söyledi.
“ÜNİVERSİTELER FARKLI FİKİRLERİN KONUŞULDUĞU YERLER OLMALI”
Üniversitelerde farklı düşüncelerin ifade edilebilmesinin önemine değinen Fırat, görüş ayrılıklarına baskı yerine bilimsel tartışma yoluyla karşılık verilmesi gerektiğini ifade etti.
Fırat ayrıca akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinin yalnızca üniversitelerde değil, sanayi, yerel yönetimler ve toplumsal yaşamın farklı alanlarında da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
KURUMSAL ÖZERKLİK ÇAĞRISI
Üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Fırat, rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olduğu, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir yapının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Devletin üniversiteleri denetleme görevini sürdürebileceğini belirten Fırat, bu denetimin akademik faaliyetler üzerinde baskıya dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Fırat, Saadet Partisi'nin üniversitelere ilişkin yaklaşımının “özgür, ahlaklı, liyakatli ve üretken üniversiteler” oluşturulması yönünde olduğunu belirterek, bilimsel üretimin akademik etik ve toplumsal sorumlulukla birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
V-Dem'in 2026 yılında yayımladığı veri seti, akademik özgürlük ölçümlerinin ülke uzmanlarının değerlendirmelerine dayandığını ve endeksin beş ayrı gösterge üzerinden oluşturulduğunu belirtiyor. Bu nedenle söz konusu veriler, ölçüm metodolojisi çerçevesinde değerlendirilmesi gereken karşılaştırmalı göstergeler niteliğinde.