<div>Bordrolar hesaplara geçti ancak ortaya çıkan tablo, artan refahtan ziyade derinleşen ücret adaletsizliğini gözler önüne serdi. Enflasyon karşısında eriyen maaşlar, kurumlar ve statüler arasındaki uçurumla birlikte kamuda huzursuzluğu daha da görünür hale getirdi.</div> <div>Memur-Sen Batman İl Başkanı Şehmuz Önlü’nün değerlendirmeleri, yaşanan sorunun geçici bir maaş tartışması değil, yapısal bir adalet sorunu olduğunu ortaya koyuyor.</div> <h3><strong>BU BİR MAAŞ GÜNÜ DEĞİL, TABLONUN FOTOĞRAFI</strong></h3> <div>İlk maaş gününün kamu çalışanlarının içinde bulunduğu durumu tüm açıklığıyla ortaya çıkardığını belirten Önlü, bu tarihin memur açısından bir sevinç günü olmadığını vurguluyor.</div> <div>Maaşların kağıt üzerinde arttığını ancak hayat pahalılığı karşısında hızla eridiğini ifade eden Önlü, gelir dengesizliğinin artık gizlenemez bir noktaya geldiğini dile getiriyor.</div> <h3><strong>AYNI KORİDOR, AYNI İŞ, FARKLI MAAŞLAR</strong></h3> <div>Kamuda ücret adaletsizliğinden neredeyse herkes etkileniyor. Ancak yardımcı hizmetler sınıfı, teknik personel ve masa başında aynı işi yapan farklı statüdeki çalışanlar en ağır mağduriyeti yaşayan gruplar arasında yer alıyor.</div> <div>Aynı kurumda, aynı ortamda çalışan iki personel arasında binlerce lirayı bulan maaş farkları oluşmuş durumda. Bu farklar ne emeğe ne de sorumluluğa dayanıyor. Sorunun kaynağı, yıllar içinde yapılan parçalı ve geçici düzenlemeler.</div> <h3><strong>PARÇALI ADIMLAR İŞ BARIŞINI ZEDELEDİ</strong></h3> <div>Bir kesime verilen ek ödeme, diğer kesimi sistemin dışında bırakıyor. Bir statü korunurken, diğeri görmezden geliniyor. Bunun sonucu yalnızca maaş farkı değil; aynı zamanda bozulan çalışma barışı.</div> <div>Kamuda oluşan bu dengesizlik, adalet duygusunu zedeliyor ve huzursuzluğu kalıcı hale getiriyor.</div> <h3><strong>MEMUR ENFLASYONA KARŞI KORUMASIZ</strong></h3> <div>2026 Ocak maaşıyla birlikte memurun alım gücü belirgin biçimde geriledi. Maaş artışları markette, pazarda, kirada karşılık bulmadı. Bugün birçok kamu görevlisi ayın ortasını bile görmekte zorlanıyor.</div> <div>Bu tablo, sürdürülebilir bir durum olarak görülmüyor.</div> <h3><strong>TOPLU SÖZLEŞME GERÇEK KORUMA SAĞLAMADI</strong></h3> <div>7 ve 8. Dönem Toplu Sözleşmeler, yalnızca düşük zam oranlarıyla değil, ortaya çıkardığı dengesizliklerle de eleştiriliyor. Mevcut sistem, kamu görevlilerini enflasyona karşı koruyacak bir pazarlık zemini üretemedi.</div> <div>Toplu sözleşme süreçlerinin Hakem Kurulu’na taşınması ise memur açısından denge sağlayan bir sonuç doğurmadı.</div> <h3><strong>HAKEM KURULU DENGE ÜRETEMİYOR</strong></h3> <div>Hakem Kurulu’nun mevcut yapısı, işveren tarafını güçlü, memuru ise zayıf konumda bırakıyor. Bu nedenle her toplu sözleşme süreci, kamu görevlilerinin bir adım daha geriye gitmesiyle sonuçlanıyor.</div> <div>Ortaya çıkan tablo, sistemsel bir soruna işaret ediyor.</div> <div></div> <h3><strong>2023’TE KAPANAN MAKAS YENİDEN AÇILDI</strong></h3> <div>2023 yılında en düşük memur maaşı, en düşük işçi maaşının üzerine çıkarılmıştı. Ancak gelinen noktada bu denge yeniden bozuldu.</div> <div>En düşük işçi maaşı ile memur maaşı arasındaki makas tekrar açılırken, memurun sabit giderler karşısındaki kaybı daha da arttı.</div> <h3><strong>ÇÖZÜM: KÖKLÜ PERSONEL REFORMU</strong></h3> <div>Kamuda huzurun geçici düzenlemelerle sağlanamayacağı vurgulanıyor. Çözüm, kamu personel sisteminin bütüncül biçimde yeniden ele alınmasından geçiyor.</div> <div>Ücret skalasının görev, unvan ve sorumluluğa göre belirlenmesi, farklı statüler arasındaki uçurumun kapatılması ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki makasın daraltılması temel beklentiler arasında yer alıyor.</div> <h3><strong>REFAH PAYI OLMADAN BU YÜK TAŞINMIYOR</strong></h3> <div>Enflasyon oranında yapılan artışların memurun kaybını telafi etmediği ifade ediliyor. Bu nedenle kalıcı bir refah payı talep ediliyor.</div> <div>Refah payının emekliliğe de yansıması, gelir adaletinin sürdürülebilir hale gelmesi açısından kritik görülüyor.</div> <h3><strong>SENDİKA YASASI BUGÜNÜ TAŞIMIYOR</strong></h3> <div>4688 sayılı Sendika Kanunu’nun mevcut haliyle kamu görevlilerinin ihtiyaçlarına cevap vermediği belirtiliyor. Grev hakkının olmaması ve toplu sözleşmenin dar bir takvime sıkıştırılması, pazarlık gücünü zayıflatıyor.</div> <div>Milyonlarca memur ve emeklinin mali ve sosyal hakları, adil bir zeminde belirlenemiyor.</div> <h3><strong>ILO NORMLARI MASAYA DENGE GETİRİR</strong></h3> <div>ILO normlarına uygun bir sendika yasası, gerçek pazarlık ortamı yaratacak bir adım olarak görülüyor. Böyle bir düzenleme, kamu görevlilerinin yalnızca dinlenen değil, karar süreçlerine etki eden bir taraf olmasını sağlayacak.</div> <h3><strong>BOZULAN HUZUR, HİZMETİ DE ETKİLİYOR</strong></h3> <div>Kamuda artan huzursuzluk, sahaya doğrudan yansıyor. Motivasyon düşüyor, aidiyet zayıflıyor, çalışanlar işine değil geçim derdine odaklanıyor.</div> <div>Bu durum yalnızca memurun değil, kamu hizmetinin kalitesi üzerinden toplumun tamamının sorunu haline geliyor.</div> <h3><strong>MESAJ NET: AYRICALIK DEĞİL, ADALET</strong></h3> <div>Kamu görevlilerinin verdiği mesaj açık:</div> <div>İmtiyaz değil, alın terinin karşılığı.</div> <div>Ayrıcalık değil, kamuda adalet.</div> <div>Bu sağlanmadan ne iş barışının ne de kaliteli kamu hizmetinin mümkün olamayacağı vurgulanıyor.</div> <div></div> <div>RÖPORTAJ: MELEK BARIŞ</div>