<div>Şairler eğer kendilerini, yani nefislerini düşünmeden ve benliklerini bir kenara atarak yazıyorlarsa, hem Şair Fuzûlî ve hem de Şair Bâkî gibi düşünmek ve öylece yola devam etmek durumundadır.</div> <div>Ben de aynı bu durumdayım ve elhamdülillah kendimi bir tarafta Şair Fuzûlî ve diğer taraftan Şair Bâkî gibi hissederek yazıyorum.</div> <div>Başka türlü yazılmaz çünkü.</div> <div>Kendime şöyle sesleniyorum:</div> <div><strong>“Yaz, söyle ve haykır Ey Kitapçı Baba, bir Fuzûlî, bir Bâkî gibi.”</strong></div> <div><strong> </strong>İşte bu bakışla yazılmış yepyeni iki şiirim.</div> <div></div> <div> <strong>GÖNLÜMÜN SESİ*</strong></div> <div>*"Söylesem tesiri yok,</div> <div>sussam gönlüm</div> <div>razı değil."</div> <div>Fuzûlî</div> <div> </div> <div>Söz dinlemez toplum, ahali.</div> <div>Mal, mülk cümlesinin hayali.</div> <div>Sözüm gitse de boşa, Fuzûlî.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div> </div> <div>Hiç kaale almadılar şiiri.</div> <div>Belki yoktu hiçbir tesiri.</div> <div>Yazarken ben bunca eseri.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div> </div> <div>Yazıp söylerken çok bunaldım.</div> <div>İki arada, bir derede kaldım.</div> <div>Kendi kendime karar aldım.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div> </div> <div>Tebliğ et diyor, Yüce Rabbim.</div> <div>İşte bunla mutmain kalbim.</div> <div>Yazmaktaki tek sebebim.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div> </div> <div>Haykırmak gerek Hakkı.</div> <div>Uyarmak gerek Garbı, Şarkı.</div> <div>Yüreğimde buldum farkı.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div> </div> <div>Kimse duymasa güller duyar.</div> <div>Seherlerde bülbüller duyar.</div> <div>Masum kalpler, gönüller duyar.</div> <div>Gönlümün sesini dinledim.</div> <div>Kalbimin sesini dinledim.</div> <div> </div> <div><strong>HOŞ BİR SÂDÂ*</strong></div> <div>*"Avazeyi bu Âleme</div> <div>Davud gibi sal.</div> <div>Bâkî kalan bu</div> <div>Kubbede bir</div> <div> hoş sâdâ imiş."</div> <div>Şair Bâkî</div> <div> </div> <div>Dünya denilen bu koskoca handa.</div> <div>Yolcuyuz, gideceğiz bir gün, bir anda.</div> <div>Gerçeği idrak et, ol sen de bu izanda.</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div> </div> <div>Herkese verilmiş bir süre, bir ecel.</div> <div>Mühlet bitince çağırırlar, "haydi gel."</div> <div>Şudur en doğrusu, şudur en güzel.</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div> </div> <div>Bir bir gidiyor, Dünya'dan vakti dolan.</div> <div>Var mı bu Âlemde sonsuza dek kalan?</div> <div>Beni dinle, anla, şudur mühim olan?</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div> </div> <div>Avutmaz mal-mülk, avutmaz para-pul.</div> <div>Yalnız Allah'ı anmakla mutlu olur kul.</div> <div>Sen de yalnız bu gerçek ile huzur bul.</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div> </div> <div>Fikrin yaşasın hep nesilden nesile.</div> <div>Görüşlerin yayılsın dilden dile.</div> <div>Seni kurtaracak tek şey, ölsen bile.</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div> </div> <div>Yunus der ki, mal da yalan, mülk de yalan.</div> <div>Haydi biraz sen, biraz da sen oyalan.</div> <div>Bu Cihana Davudi bir nida salan.</div> <div>"En bahtiyar, en huzurlu bir Kul imiş."</div> <div>“Bâkî kalan bu Kubbede bir hoş sâdâ imiş."</div> <div></div> <div> </div> <div>Evet, bizi, yani bu garibanı da bir gün hatırlamak isteyen olursa, bir Fuzûlî ve bir Bâkî gibi hatırlasın. <strong>Ve Allah’ın (cc) izniyle bu Kitapçı Baba, kalbinin sesini, gönlünün avazını dinleyerek, bu Dünya’da, bir hoş sâdâ bırakmak, bir Yad-ı Cemil (güzel hatırlanmak) için yazıp söyleyecektir, son nefesine dek. </strong>Olur inşallah.</div> <div> </div> <div><strong>Ahmet Sandal</strong></div> <div> </div>