Mehmet Emin Ekmen, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında yürütülen çocuk iade süreçlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi sunan Ekmen, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istedi.
LAHEY SÖZLEŞMESİ İADE YÜKÜMLÜLÜĞÜ DOĞURUYOR
Ekmen, Türkiye’nin 1999’da onaylayıp 2000’de yürürlüğe koyduğu sözleşmenin, haksız şekilde yeri değiştirilen ya da alıkonulan çocukların mutat meskenine iadesini amaçladığını hatırlattı.
İade kararının sadece çocuğun teslimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Ekmen, teslim sonrası güvenliğin sağlanması ve ebeveynle kişisel ilişki haklarının korunmasının da merkezi makam açısından sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
VEYSİ ÇERİ VAKASI GÜNDEMDE
Ekmen, Prof. Dr. Veysi Çeri’nin çocuğunun Litvanya’ya iade sürecinde yaşandığı iddia edilen uygulamaları da gündeme getirdi. Teslim aşamasında icra benzeri yöntemlerin kullanıldığı, baba ile fiziksel temasın yasaklandığı ve şiddet iddialarının bulunduğu yönündeki haberlerin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirtti.
Bu çerçevede sürecin hukuki ve idari boyutlarının açıklanması gerektiğini kaydetti.
BAKANLIĞA 6 KRİTİK SORU
Ekmen, önergesinde şu başlıklarda yanıt istedi:
2000’den bu yana Lahey Sözleşmesi kapsamında kaç çocuğun yurt dışına iade edildiği ve ülkelere göre dağılımı
Yurt dışından Türkiye’ye iade edilen çocuk sayısı
Veysi Çeri vakasında atılan hukuki ve idari adımlar
İade sonrası ebeveynle görüşme ve temas haklarının nasıl korunduğu
Çocukların güvenliği için bir izleme mekanizması bulunup bulunmadığı
Uygulamada karşılaşılan sorunlara ilişkin istatistik ve alınan önlemler
Ekmen, çocukların üstün yararı ilkesinin gözetilmesi gerektiğini belirterek, uygulamadaki belirsizliklerin netleştirilmesini talep etti.