Hoşer, bağışıklığın tek bir vitaminle değil, dengeli beslenme, uyku, hareket ve yaşam düzeninin bütünüyle desteklenebileceğine dikkat çekti.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte grip ve soğuk algınlığına karşı korunma arayışı da hız kazanırken, vitamin ve bağışıklık destekleyici ürünlere yönelik ilgi yeniden gündeme geliyor.
Özellikle sosyal medya ve raflarda karşılaşılan çok sayıda takviye ürünü, “Hangi vitamini kullanmalıyım?” sorusunu beraberinde getiriyor. Diyetisyen Nezan Hoşer ise bağışıklığı desteklemenin yolunun yalnızca takviyelerden geçmediğine dikkat çekti.
BAĞIŞIKLIK TEK BİR VİTAMİNE BAĞLI DEĞİL
Sonbaharda danışanlarından en sık “Bağışıklığımı güçlendirmek için ne kullanmalıyım?” sorusunu aldığını belirten Hoşer, havaların serinlemesi, okulların açılması ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artmasıyla hastalıklardan korunma isteğinin de arttığını ifade etti.
Bağışıklık sisteminin bir düğmeye basılarak güçlendirilebilecek tek başına çalışan bir mekanizma olmadığını belirten Hoşer, yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra uyku, fiziksel aktivite, stres yönetimi ve yeterli sıvı tüketiminin de önemli olduğunu söyledi.
EKSİK OLANI YERİNE KOYMAK BAŞKA
Vitamin ve minerallerin bağışıklık sisteminin normal işlevleri açısından önemli olduğunu belirten Hoşer, özellikle C ve D vitaminleri, çinko, demir ve A vitamini gibi mikrobesinlerin vücuttaki bağışıklık süreçlerinde rol oynadığını kaydetti.
Ancak vitamin ve mineral kullanımında ihtiyacın üzerinde tüketimin doğru olmadığını vurgulayan Hoşer, “Eksik olanı yerine koymak başka, gereksiz yere yüksek doz takviye kullanmak başka” ifadelerini kullandı.
“Daha fazla vitamin alırsam daha sağlıklı olurum” düşüncesinin doğru olmadığını belirten Hoşer, bazı vitamin ve minerallerin gereğinden fazla alınmasının istenmeyen etkilere yol açabileceğini söyledi. Hoşer, takviye kullanımının kişisel ihtiyaçlar değerlendirilerek, gerektiğinde hekim veya diyetisyen önerisiyle planlanması gerektiğini ifade etti.
İLK BAKMAMIZ GEREKEN YER MUTFAK
Bağışıklık söz konusu olduğunda ilk bakılması gereken yerin çoğu zaman eczane rafları değil, mutfak olduğunu belirten Hoşer, sebze ve meyveler, yeterli protein kaynakları, süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve kaliteli yağların dengeli beslenmenin önemli parçaları olduğunu söyledi.
Besin çeşitliliğinin önemine dikkat çeken Hoşer, tek bir “süper besin” aramak yerine farklı besin gruplarının bir arada tüketilmesinin daha doğru olduğunu belirtti. Pancar, brokoli, yumurta, balık, kurubaklagiller, yoğurt ve ceviz gibi farklı besinlerin sofrada çeşitliliğin sağlanmasına katkı sunduğunu ifade etti.
SAĞLIKLI BESLENME HASTALIKLARI TAMAMEN ENGELLEMİYOR
Sağlıklı beslenmenin kişiyi tüm hastalıklardan koruyan bir kalkan olmadığını da belirten Hoşer, bağışıklık sisteminin vücudun savunma mekanizmalarının sağlıklı şekilde çalışmasına katkı sağladığını söyledi.
Bu nedenle bağışıklığın yalnızca beslenme üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hoşer, yeterli uyku, düzenli hareket, stresin yönetilmesi, yeterli sıvı tüketimi ve genel yaşam düzeninin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
MUCİZE ÜRÜN ARAMAK YERİNE SOFRAYI ÇEŞİNDİRİN
Özellikle düzensiz uyku, yetersiz beslenme ve hareketsiz yaşamın ardından tüm beklentinin bir vitamin tabletine bağlanmasının doğru olmadığını belirten Hoşer, bağışıklığı desteklemenin daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.
Hoşer, sonbaharda “Hangi takviyeyi almalıyım?” sorusundan önce “Bedenime her gün ihtiyacı olan desteği gerçekten veriyor muyum?” sorusunun sorulması gerektiğini belirtti.
Beslenmede yeterli protein, sebze ve meyve çeşitliliği, yeterli su tüketimi ve düzenli uyku ile hareketin günlük yaşamın parçası haline getirilmesi gerektiğini ifade eden Hoşer, sağlıklı beslenmenin yalnızca kilo vermeye yönelik geçici bir program olmadığını vurguladı.
Hoşer, bağışıklığın desteklenmesinde mucize bir ürün aramak yerine günlük beslenme ve yaşam alışkanlıklarına özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, bir tabak sebze, yeterli protein, yoğurt, birkaç ceviz, mevsim meyveleri, iyi bir uyku ve düzenli hareketin sağlıklı yaşamın temel parçaları olduğunu söyledi.