?>

GİDEMEDİĞİNİZ YER SİZİN DEĞİLDİR

Misafir Kalem

4 saat önce

1885 yılında Giresun’u İç Anadolu’ya, Sivas’a bağlamak amacıyla Şebinkarahisar yolunda çalışmalar sürerken işçiler, aşılması neredeyse imkânsız görünen devasa ve sert bir kayalıkla karşılaşır. Durumu Halil Rıfat Paşa’ya bildirerek, Paşam, burası taş değil adeta çelik; bu işi bitirmemiz mümkün değil, derler. Halil Rıfat Paşa cebinden bir altın çıkarır ve amelelere günde bu kadar taşı koparıp koparamadıklarını sorar. Koparıyoruz cevabını alınca tarihe geçen talimatını verir: Öyleyse devam edin. Gidemediğiniz yer sizin değildir. Bu kararlılığın sonucunda, tamamen insan gücüyle, çekiç ve murç kullanılarak Karadeniz’in ilk el yapımı tünellerinden biri olan Halil Rıfat Paşa Tüneli açılır. Bu tarihî örnek, imkânsız görünen hedeflere ulaşmanın ancak vizyon, kararlılık ve sorumluluk bilinciyle mümkün olduğunu gösterir. Yıllarca Mereto Dağı denildiğinde, yaklaşık 2.973 metre rakımıyla heybetiyle yükselen, ilk karın düştüğü ve yalnızca sınırlı sayıdaki dağcının ulaşabildiği zorlu bir zirve akla gelirdi. Ancak Batman Valisi Ekrem Canalp'in ortaya koyduğu vizyon ve kendisine emanet edilen görevin sorumluluğunu taşıyan yaklaşımı sayesinde bu algı değişmeye başladı. Dağın zirvesine ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yol çalışmaları gerçekleştirildi. Bölgenin önemli tarihî ve inanç miraslarından biri olan Meryem Ana Kilisesi’nin restorasyonu başlatıldı. Ayrıca zirvede düzenlenen geniş katılımlı müzik resitaliyle Mereto Dağı, yalnızca dağcıların bildiği bir zirve olmaktan çıkıp kültürün, tarihin, inancın ve doğanın buluştuğu önemli bir cazibe merkezi olma yolunda güçlü bir adım attı. Çünkü bazen bir yolu açmak, sadece bir dağa ulaşmayı değil; bir bölgenin tarihine, kültürüne, turizmine ve geleceğine de yeni bir kapı aralamayı ifade eder. Ne var ki Mereto Dağı’nın zorlu coğrafyası, bu vizyonun yalnızca yol yapımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Yaklaşık 2.973 metre rakıma sahip, kış aylarında metrelerce kar alan bu dağda başarıyı belirleyecek unsur sadece asfaltın kalitesi değil; güçlü altyapı, kar yönetimi, çığ güvenliği ve etkin drenaj sistemleridir. Aksi hâlde en kaliteli asfalt bile donma ve çözülme döngüleri nedeniyle kısa sürede yıpranacaktır. Eğer hedef Mereto Dağı’nı yılın on iki ayı yaşayan bir turizm destinasyonuna dönüştürmekse, yalnızca yol yapmak yeterli olmayacaktır. Yol yatırımı; teleferik sistemi, güçlü drenaj altyapısı, karla mücadele tesisleri, çığ koruma yapıları ve ihtiyaç duyulan noktalarda tünel ya da kar galerileri gibi mühendislik çözümleriyle desteklenmelidir. Bunun yanında göz ardı edilmemesi gereken bir diğer konu da sosyal ve çevresel altyapıdır. Mereto Dağı’nı keşfe çıkacak günübirlik misafirlerin ve bölgede konaklamak isteyenlerin temel ihtiyaçlarını, yeme-içme imkânlarını karşılayacak sosyal tesisler, seyir terasları, dinlenme alanları, yürüyüş parkurları ve doğayla uyumlu konaklama birimleri bütüncül bir anlayışla planlanmalıdır. Ancak bu yapılarda betonlaşmayı artıracak bir anlayış yerine; dağın doğal dokusunu koruyan, yöresel mimariye uygun, ahşap ve taş ağırlıklı çevreci bir yaklaşım benimsenmelidir. Bu doğrultuda çevre duyarlılığı ve atık yönetimi de sürecin merkezinde yer almalıdır. Artan ziyaretçi yoğunluğunun doğayı tahrip etmesini önlemek amacıyla, dağın bakir dokusuna ve peyzajına uyumlu çöp toplama sistemleri, geri dönüşüm üniteleri ve sıfır atık odaklı bir çevre politikası titizlikle uygulanmalıdır. Dünyadaki başarılı dağ turizmi örneklerinde olduğu gibi, doğaya saygılı, temiz ve sürdürülebilir tesisler Mereto Dağı’nın değerini daha da artıracaktır. Mereto Dağı’na ulaşımın sağlanması, Meryem Ana Kilisesi’nin restore edilerek yeniden ibadete ve ziyarete açılması, bölgenin inanç, tarih ve doğa turizmi açısından değerlendirilmesi önemli başlangıçlardır. Tarihî ve kültürel kimliği korunurken, farklı din ve inançlardan gelen ziyaretçileri kucaklayan bir anlayışın benimsenmesi, Mereto Dağı’nı yalnızca bir inanç turizmi merkezi değil, aynı zamanda hoşgörü, karşılıklı saygı ve birlikte yaşama kültürünün de güçlü bir sembolü hâline getirebilir. Bundan sonraki hedef ise inanç turizmini, doğa turizmini, dağcılığı ve kış sporlarını bir araya getiren, bölge ekonomisine yılın on iki ayı katkı sağlayacak sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturmaktır. Bundan sonrası ise bu doğal, tarihî ve manevi mirası koruyarak Mereto Dağı’nı yılın on iki ayı yaşayan bir turizm merkezine dönüştürebilmektir. İşte o zaman Halil Rıfat Paşa’nın Gidemediğiniz yer sizin değildir sözü, Mereto Dağı için de gerçek karşılığını bulmuş olacaktır. Misafir Kalem– Metin Banlı  
YAZARIN DİĞER YAZILARI