USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

EVLİLİKLERE SOSYAL MEDYA UYARISI

Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, Türkiye'de artan boşanma oranlarının toplum açısından ciddi risk oluşturduğunu belirti.

EVLİLİKLERE SOSYAL MEDYA UYARISI

Dijitalleşme, sosyal medya, çarpık ilişki temalı diziler ve çocuksuz aile yapısını teşvik eden ,aile kurumunu olumsuz etkilediğini söyledi.

Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, son yıllarda boşanma oranlarında ciddi artış yaşandığını belirterek, iletişim eksikliği, dijitalleşme, sosyal medya, diziler ve ekonomik sorunların aile yapısını olumsuz etkilediğini söyledi.

Boşanmaların toplum açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade ederek, sadece konuşmanın yeterli olmayacağını ve somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

Boşanma oranlarındaki artışa dikkat çeken Günaydın "Boşanma oranlarında son yıllarda ciddi anlamda bir artış var. 2025 yılı istatistiklerine baktığımızda, Türkiye'de 194 bin çiftin boşandığını görüyoruz. Bunu güne vurduğumuzda, her gün 500 ailenin dağ ılması demektir. Yani Türkiye'de her gün 500'den fazla ailenin boşandığını ve dağıldığını söyleyebiliriz. Bu durum toplum için ciddi bir risk teşkil etmektedir. Bunu sadece konuşarak çözemeyiz; fiili adımların atılması lazımdır." dedi.

"Eşler anlaşamadıkları için değil, doğru iletişim kuramadıkları için boşanıyor"

Boşanmaların temel nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğunu belirten Günaydın "Bu çok ciddi bir konudur. Dolayısıyla üzerinde durmamız gereken en önemli hususlardan biri; buna sebebiyet veren etkenlerin, nedenlerin ve sebeplerin neler olduğudur. Eşlerin boşanmasının altında yatan en önemli etkenlerden biri iletişimdir. Bugün eşler anlaşamadıkları için değil, doğru iletişim kuramadıkları için boşanıyorlar. İletişimde empati ve duygu yoksa; aksine sürekli eleştiri ve savunma varsa bu durum eşler arasında duygusal kopukluğa neden olur ve eşleri birbirinden uzaklaştırır." ifadelerini kullandı.

"Dijitalleşme eşler arasındaki kıyaslamaları artırıyor"

Sosyal medya ve dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine değinen Günaydın, şöyle devam etti:

"Diğer önemli bir etki de dijitalleşme ve sosyal medyanın eşler üzerindeki etkisidir. Dijitalleşmeyle birlikte artık her şeye erişim oldukça kolaylaştı. Erişimin kolaylaşması, eşler arasındaki kıyaslamaları ciddi anlamda artırdı. İnsanlar sürekli daha iyisini görüyor ve daha iyisinin sonu gelmiyor. Dolayısıyla bir yerden sonra kişi, eşini yetersiz görmeye başlıyor."

ı

"Diziler çarpık ilişkileri özendiriyor"

Televizyon dizilerinin aile yapısına olumsuz etkide bulunduğunu ifade eden Günaydın "Diğer bir husus ise özellikle dizilerdir. Şu anda Türkiye'nin ana gündemi aslında diziler olmalı; çünkü diziler çarpık ilişkileri ciddi anlamda özendirmeye çalışıyor. Danışmanlık alanında yaptığımız görüşmelerin yüzde 60, yüzde 70'i aldatma üzerine. Bu durum bize ciddi bir mesaj veriyor." dedi.

"Parasızlık huzursuzluk getirebiliyor"

Ekonomik sorunların da aile ilişkilerini etkilediğini belirten Günaydın "Tabii ki ekonomik nedenler de eşler arasındaki ilişkiyi kesinlikle etkiliyor. Ancak sadece paraya değil, paranın dönüştürdüğü şeye bakmamız lazım. Bugün para; güç dengesi, duygusal denge ve iletişim üzerinden eşleri etkiliyor. Para huzuru getirmeyebilir ama parasızlık huzursuzluk getirebiliyor. Ekonomik nedenler de yadsınamaz bir gerçek." şeklinde konuştu.

"Çocuksuz aile yapısı özendirilmeye çalışılıyor"

Geniş aile yapısının yerini çekirdek aileye bıraktığını kaydeden Günaydın, bazı çevrelerin çocuksuz aile modelini teşvik ettiğini söyledi.

Günaydın, şunları söyledi:

"Fakat tüm bunlardan önce, eşlerin birbirlerini ve fıtratlarını doğru bir şekilde analiz etmesi gerekiyor. Eskiden geniş aile yapısı yaygındı, günümüzde ise anne , baba ve çocuktan oluşan çekirdek aile yapısı hakim. Bazı çevreler bununla da yetinmeyip çocuksuz aileleri özendirmeye çalışıyor. Son günlerde bir beyaz eşya markasının yaptığı reklam filmi bunun en önemli göstergesidir. Devletin bu durumu görmesi gerekir. Ailenin altına dinamit koyuyorlar; ailenin altına dinamit koymak, toplumun altına dinamit koymak demektir. Bu noktada RTÜK, devlet, STK’lar ve kamuoyunun ciddi bir gündem oluşturması gerekmektedir."

"Kadın ve erkeğin fıtratları farklıdır"

Eşlerin birbirlerinin beklenti ve ihtiyaçlarını anlaması gerektiğini vurgulayan Günaydın, "Eşler bazında ise birbirlerinin fıtratlarını çok iyi analiz etmeleri gerekir. Kadın da erkek de aynı türün, insan türünün birer ferdidir; ancak istedikleri şeyler, ihtiyaçları, beklentileri ve ilgi duydukları unsurlar farklıdır. Bunu şu şekilde değerlendirebilirsiniz: Gül de kaktüs de birer çiçektir, aynı türdür; ancak ihtiyaçları farklıdır. Gül su isterken, kaktüs o kadar su istemeyebilir. Gülün fıtratına uygun yaklaştığınızda o size güzel bir görüntü ve koku verir. Eşler de birbirlerinin fıtratını analiz etmeli; 'Erkek fıtratı ne ister?', 'Kadın fıtratı ne ister?' soruları üzerinden birbirlerine yaklaşmalıdırlar." diye konuştu.

"Sürekli haklı çıkmaya çalışmak sorunları büyütüyor"

Eşlerin birbirlerini anlamaya çalışması gerektiğini ifade eden Günaydın "Göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, eşlerin sürekli haklı çıkmaya çalışmasıdır. Bu durum sorunları çözmez, aksine büyütür. Eşlerin birbirlerini anlamaya çalışmaları lazımdır. Anlayış olmadığı sürece sorunlar çözülmez." dedi.

"Aynı evde ama farklı dünyalarda yaşıyorlar"

Sosyal medya kullanımının ortak zaman kavramını zayıflattığını söyleyen Günaydın "Sosyal medya ve dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla eşler artık ortak zaman oluşturamıyorlar. Aynı evde ama farklı dünyalarda yaşıyorlar. Bu da duygusal ve fiziksel kopukluğa, hatta cinselliğe dahi olumsuz yansıyor. Bunlar eksik kaldığında eşler, evli oldukları halde bireysel yaşamaya başlıyorlar ve bu da boşanma oranlarını artırıyor." ifadelerini kullandı.

"Sorunlar büyümeden destek alınmalı"

Eşlerin yaşadıkları sorunları çözmek için destek almaktan çekinmemesi gerektiğini dile getiren Günaydın, şunları kaydetti:

"Sonuç olarak; devletin yapması gerekenler olduğu gibi eşlerin de üstlenmesi gereken sorumluluklar vardır. Bu sorumluluklar aksatıldığı için boşanmalar artıyor. Eşler çözemedikleri bir sorun olduğunda aile büyüklerine, yakın bir arkadaşa, komşuya veya güvendiği birine danışmalı, istişare etmelidir. Eğer çevrelerinde böyle kimseler yoksa, sorunlar büyümeden bir aile danışmanına başvurmalıdırlar." 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ