<div>Güneşten korunma yöntemlerinden sıvı tüketimine, beslenmeden fiziksel aktiviteye kadar önemli tavsiyelerde bulunan Nas, özellikle öğle saatlerinde güneşe maruz kalınmaması gerektiğini vurguladı.</div> <div>Batman'da yaz mevsimiyle birlikte etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, özellikle risk grubundaki bireyler açısından çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak havanın olumsuz etkilerinden korunabilmek için günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması, yeterli sıvı tüketilmesi ve yaşam alışkanlıklarının hava koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</div> <div>Batman'da özel bir hastanede görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Ahmet Nas, yaz mevsiminde etkisini artıran aşırı sıcakların insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.</div> <div>Özellikle kronik hastalığı bulunanlar ile yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Nas, sağlıklı bireylerin de sıcak havalardan olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekerek, güneşten korunma, yeterli sıvı tüketimi ve doğru beslenmenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</div> <div><strong>"Sağlıklı bireyler de aşırı sıcaklardan olumsuz etkilenebilir"</strong></div> <div>Nas "Yaz mevsiminde, özellikle temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığını hepimiz biliyoruz. Bu sıcak dönemde, başta kronik hastalığı olanlar ve yaşlı bireyler olmak üzere herkesin dikkatli olmasını tavsiye ediyoruz. Ancak sadece kronik hastalığı olan kişiler değil, tamamen sağlıklı bireyler de bu aşırı sıcak havalardan olumsuz etkilenebilir. Özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneşe maruz kalmak, sağlıklı kişilerde dahi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hatta bu durum, hastaneye yatışı gerektirecek kadar ağır tabloların ortaya çıkmasına neden olabilir." dedi.</div> <div><strong>"Öğle saatlerinde güneşten uzak durulmalı"</strong></div> <div>Aşırı sıcaklardan korunmak için alınması gereken önlemlere değinen Nas "Bu nedenle, yılın en sıcak döneminde başta kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar olmak üzere herkesin kendini koruması büyük önem taşımaktadır. Özellikle saat 11.00 ile 16.00 arasında, zorunlu bir durum olmadıkça doğrudan güneş altında bulunulmamasını tavsiye ediyoruz. Dışarı çıkılması gerekiyorsa şapka veya şemsiye kullanılarak başın korunması, mümkün olduğunca açık renkli ve ince kıyafetlerin tercih edilmesi önerilir. Ayrıca uzun kollu giysiler, cildin doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmasını azaltacağı için daha koruyucu olabilir. Kısa kollu kıyafetler ve şort gibi giysiler ise cildin güneşe maruziyetini artırabilir. Bunun yanında koyu renkli kıyafetler güneş ışınlarını daha fazla emdiği için vücudun daha fazla ısınmasına neden olabilir." ifadelerini kullandı.</div> <div><strong>Sıcak çarpmasının belirtileri</strong></div> <div>Aşırı sıcaklara bağlı gelişebilecek sağlık sorunlarına ilişkin bilgi veren Nas "Aşırı sıcaklara maruz kalan kişilerde karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı, halsizlik, ateş ve genel durum bozukluğu gibi belirtiler görülebilir. Maruziyetin artması durumunda ise bilinç bulanıklığı ve deliryuma kadar ilerleyebilen ciddi tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle güneşin zararlı etkilerinden mutlaka korunmak gerekir. Bu süreçte en önemli konulardan biri yeterli miktarda sıvı tüketmektir. Çünkü sıcak havalarda vücudun en fazla kaybettiği şey sıvıdır ve bu durum dehidrasyona yol açabilir. Bu nedenle bol su içilmesi büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.</div> <div><strong>"Beslenme ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor"</strong></div> <div>Yaz aylarında beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Nas, konuşmasına şöyle devam etti:</div> <div>"Yaz aylarında yoğurt ve ayran gibi besinlerin tüketiminin artırılması, aşırı tatlı, tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınılması, daha hafif yemeklerin tercih edilmesi bu sürecin daha sağlıklı geçirilmesine yardımcı olabilir. Gün içerisinde tüketilmesi gereken su miktarı kişinin fiziksel aktivitesine, güneşe maruz kalma süresine, bulunduğu ortamın sıcaklığına ve nem oranına göre değişiklik gösterir. Çok aktif olmayan, yoğun efor sarf etmeyen ve güneşe fazla maruz kalmayan bir kişi için günlük yaklaşık 2 buçuk litre sıvı tüketimi yeterli olabilir."</div> <div><strong>"Yürüyüş için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli"</strong></div> <div>Günlük sıvı ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğini ifade eden Nas "Buna karşılık sıcak ve kuru ortamlarda çalışan, yoğun fiziksel aktivite gösteren kişilerde günlük sıvı ihtiyacı 5-6 litreye kadar çıkabilir. Kapalı, serin ve klimalı ortamlarda bulunan, hareket düzeyi düşük kişiler için ise yaklaşık 2,5 litre sıvı tüketimi yeterli olabilir. Kısacası, kişinin yaptığı fiziksel aktivite, bulunduğu ortamın sıcaklığı ve güneşe maruz kalma süresi günlük sıvı ihtiyacını belirleyen en önemli faktörlerdir. Son olarak, yaz aylarında yürüyüş ve benzeri fiziksel aktivitelerin tamamen bırakılması önerilmez. Ancak bu aktivitelerin sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılması daha uygundur. Özellikle akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra yapılacak yürüyüşler hem daha güvenli hem de daha sağlıklı olacaktır." şeklinde konuştu. </div>