<div>Psikolojik Danışman Muhammed Arslan, anne ve babanın çocuk yetiştirme konusunda farklı ve tutarsız tutumlar sergilemesinin, çocuklarda ısrarcılık, öfke ve sınırları zorlama davranışlarını artırabileceğini belirtti.</div> <div>Psikolojik Danışman Muhammed Arslan, ebeveynler arasındaki tutarsızlığın çocukların davranışlarına yansıması konusunda değerlendirmelerde bulundu. Çocuklarda görülen inatlaşmanın her zaman kötü huyluluk ya da söz dinlememe olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arslan, ebeveynlerin farklı kurallar uygulamasının çocukta belirsizlik oluşturabileceğini ifade etti.</div> <div>ÇOCUK HANGİ SINIRIN GEÇERLİ OLDUĞUNU ÖĞRENMEYE ÇALIŞIR</div> <div>Anne ve babanın aynı konuda farklı kararlar vermesinin çocuğun sınırları anlamasını zorlaştırdığını belirten Arslan, “Annenin ‘hayır’ dediği bir duruma babanın ‘evet, tamam’ diyerek izin vermesi veya kuralların ebeveynin ruh haline göre değişmesi çocukta belirsizlik oluşturur. Çocuk, sınırların ne kadar kararlı olduğunu öğrenmeye çalışır” dedi.</div> <div>Çocuğun bir ebeveynden olumsuz yanıt aldıktan sonra aynı isteği diğer ebeveyne götürerek olumlu yanıt almasının, zamanla ısrarcı davranışları artırabileceğine dikkat çeken Arslan, bu süreçte çocuğun ağlama, öfkelenme, pazarlık yapma ve sınırları zorlama davranışlarının ortaya çıkabileceğini söyledi.</div> <div>Arslan, bu durumun çoğu zaman çocuğun bilinçli olarak yaptığı bir davranış olmadığını belirterek, çocuğun hangi davranışın hangi sonucu doğurduğunu öğrenerek hareket ettiğini kaydetti.</div> <div>SORUN HER ZAMAN ÇOCUĞUN KARAKTERİ DEĞİL</div> <div>Çocukların davranışlarının doğrudan karakter özellikleriyle açıklanmaması gerektiğini ifade eden Arslan, “Çocuk çoğu zaman inatçı değildir. Tutarsız tepkilerin verildiği bir ortamda neyi isterse neyi elde edebileceğini öğrenmiş olabilir” değerlendirmesinde bulundu.</div> <div>Her çocuğun mizacının farklı olduğunu da vurgulayan Arslan, bazı çocukların daha ısrarcı veya tepkisel olabileceğini ancak ebeveynlerin farklı tutumlarının bu davranışları daha belirgin hale getirebileceğini söyledi.</div> <div>Anne ve babanın çocuğun önünde birbirine üstünlük kurmaya çalışmasının da sağlıklı olmadığını belirten Arslan, bir ebeveynin katı sınırlar koyarken diğerinin sürekli izin verici olmasının çocuğun zamanla ebeveynler arasında taraf seçmesine yol açabileceğini ifade etti.</div> <div>AYNI DÜŞÜNMEK DEĞİL, AYNI SINIRI KOYMAK ÖNEMLİ</div> <div>Anne ve babanın her konuda aynı düşünmek zorunda olmadığının altını çizen Arslan, çocukla ilgili temel kurallar ve sınırlar konusunda ortak bir tutum geliştirilmesinin önemli olduğunu söyledi.</div> <div>Arslan, ebeveynlerden birinin verdiği kararın diğer ebeveyn tarafından çocuğun önünde değiştirilmemesi gerektiğini belirterek, fikir ayrılıklarının çocuk üzerinden tartışılmaması gerektiğini ifade etti.</div> <div>Çocuk için sağlıklı ortamın her isteğinin kabul edildiği bir ortam olmadığını dile getiren Arslan, çocuğun neyi, neden ve ne kadar bekleyeceğini bildiği, sınırların tutarlı olduğu ve anne-babanın aynı takımda olduğunu hissettiği bir ortamın daha sağlıklı olduğunu vurguladı.</div> <div>Arslan, ebeveynlere şu soruyu yöneltti:</div> <div>“Biz çocuğumuza aynı sınırı mı öğretiyoruz, yoksa her birimiz kendi sınırımızı mı ortaya koyuyoruz?”</div> <div>Çocukların davranışlarının yalnızca kendi iç dünyalarını değil, içinde büyüdükleri aile ilişkisinin düzenini de yansıtabileceğini belirten Arslan, ebeveynler arasındaki uyumun çocukların sınırları öğrenmesinde önemli bir rol oynadığını kaydetti.</div>