31 YILDIR MESLEĞİNİ AŞKLA SÜRDÜRÜYOR

 31 YILDIR MESLEĞİNİ AŞKLA SÜRDÜRÜYOR

Batman'da yaklaşık 31 yıldır saat tamirciliği yapan Şahin Omaç, üniversite eğitimini yarıda bırakarak severek başladığı mesleğini büyük bir tutkuyla sürdürdüğünü söyledi.

saat tamirini "ölmüş bir bedene yeniden can vermeye" benzeten Omaç, genç lere özellikle akıllı saat tamiri alanında kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Batman'da yaklaşık 31 yıldır saat tamirciliği yapan Şahin Omaç, üniversite eğitimini yarıda bırakarak başladığı mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü söyledi.

Çocuk yaş ta çırak olarak adım attığı saatçilikte yıllar içinde kendi iş yerini kuran Omaç, mesleğini yalnızca geçim kaynağı olarak değil, aynı zamanda büyük bir tutkuyla yaptığını ifade etti.

Omaç, emeğin ve alın terinin insana huzur verdiğini belirterek, bozulan bir saati yeniden çalışır hâle getirmenin kendisi için "ölmüş bir bedene yeniden can vermek" gibi anlam taşıdığını dile getirdi.

Geleneksel saat tamirciliğinin önemini koruduğunu vurgulayan Omaç, teknolojinin gelişmesiyle birlikte akıllı saat tamirine olan ihtiyacın arttığını belirterek, bu alanın özellikle gençler için önemli bir meslek fırsatı sunduğunu söyledi.

Şahin Omaç

"Üniversiteyi bırakıp saatçilik mesleğini seçtim"

Omaç, "1990'lı yıllarda Ankara'da Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü'nde okuyordum. O dönemde Saman Pazarı'nda çalışan Diyarbakırlı bir saatçi arkadaşın yanında çırak olarak çalışmaya başladım. Ankara benim için yeni bir şehirdi. Maddi ihtiyaçlarımı karşılamak zorundaydım. Ayrıca okuldan da çok büyük bir beklentim olmadığı için çalışmayı tercih ettim. Bir süre sonra okulu bıraktım ve saatçi arkadaşımın yanında çalışmaya devam ettim. Daha sonra memleketime döndüm. Mesleği öğrenmiştim ve 1995 yılında memlekete gelip Sason'da kendi saatçi dükkânımı açtım." dedi.

"Saat tamir etmek benim için yeniden hayat vermek gibidir"

Mesleğini büyük bir sevgiyle yaptığını dile getiren Omaç, "Bu mesleği gerçekten seviyorum. Kimilerine göre can sıkıcı ya da yorucu olabilir ama ben işimi büyük bir keyifle yapıyorum. Yaklaşık 31 yıldır bu mesleğin içindeyim. Nasıl ki eskiden dantel işleyen ya da tülbent nakışı yapan kadınlar yaptıkları işi severek ve isteyerek yapıyorsa, ben de saat tamirciliğini aynı duyguyla yapıyorum. Hem maddi ihtiyaçlarımı karşılıyor hem de bana büyük bir mutluluk veriyor. Benim için saat tamir etmek, ölmüş bir bedene yeniden can vermek gibidir. Bozulmuş ve artık kullanılmayacağı düşünülen bir saate yeniden hayat veriyorsunuz. Onu tekrar çalışır hâle getiriyorsunuz. Bu bana büyük bir haz veriyor. Bu yüzden işimi severek yapıyorum." ifadelerini kullandı.

"Emekle kazanılan para insana huzur verir"

Çocuklarının da bir meslek sahibi olmasını istediğini belirten Omaç, "Çocuklarımın da bu mesleği öğrenmesini istiyorum. Ne iş yaparsanız yapın, alın terinizle ve emeğinizle kazandığınız para hem vicdanen hem ahlaken insana huzur verir. Akşam başınızı yastığa rahat koyarsınız. Çünkü emeğinizle kazanmış olursunuz. Bu meslek sayesinde çocuklarımı büyüttüm. 5 çocuğum var. 3 kız ve evlendiler. Bir oğlum bu işi biliyor ve çalışıyor. Bir de Agit adında bir oğlum var. Ona da bu mesleği öğretmek istiyorum ama elbette bu tamamen onun isteğine bağlı." şeklinde konuştu.

"Saatler, telefonlara rağmen önemini koruyor"

Saat kullanım alışkanlığının devam ettiğini ifade eden Omaç, "Bugün bazı insanlar saati sadece bir aksesuar olarak kullanıyor. Nasıl yüzük, tesbih ya da küpe kullanılıyorsa saat de onlar için görsel bir aksesuardır. Bazıları ise gerçekten ihtiyaç olarak kullanıyor. Çünkü telefonlar henüz saatin yerini tam anlamıyla almış değil. Özellikle eski nesil için kol saati vazgeçilmezdir. Düşünün, evinizde telefon da olsa, televizyon da olsa, saatin kaç olduğu sorulduğunda gözünüz önce duvardaki saate ya da kolunuzdaki saate gider. Hatta cebinizde on tane telefon bile olsa, saat sorulduğunda ilk refleks olarak kolunuza bakarsınız. Saatin alışkanlığı böyledir." dedi.

"Akıllı saat tamiri gençler için önemli bir fırsat "

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte saatçilik mesleğinin de değişime ayak uydurduğunu belirten Omaç, "Bu yüzden bana göre saat kullanımı ve tamir mesleği hiçbir zaman ölmez. Elbette zamanla farklı versiyonları ortaya çıkacaktır. Akıllı sistemler gelişecektir ama saatçilik mesleği yok olmayacaktır. Biz şu anda daha çok manuel ve eski sistem saatlerin tamirini yapıyoruz. Ancak zamanla akıllı saatlerin yaygınlaşması kaçınılmazdır. Adım sayan, nabız ölçen, sağlık takibi yapan, rakım ve yön gösteren birçok yeni nesil saat var. Sonuçta bunların hepsi saattir. Şu anda Batman'da bu akıllı saatlerin tamirini iyi düzeyde yapan çok fazla kişi yok. Bence gençler için önemli bir meslek alanı da budur. Akıllı saatlerin hem tedarikini hem de tamirini öğrenmeleri gelecek açısından iyi bir fırsat olabilir. Biz şu an bu konuda hizmet veremiyoruz. Daha çok manuel ve eski sistem saatlerle çalışıyoruz. Ancak bunun da önemli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ