<div>Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, neslin çoğalması için her aileye en az üç çocuk tavsiyesinde bulunuyor. Ancak maalesef, üç çocuğu dünyaya getirebilecek anne adayları yetişmiyor. Çünkü kadınların kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve kocalara muhtaç olmadan yaşayabilmesi için o kadar çok imkân sağlandı ki, bugün hemen hemen her meslekte kadınları görmek mümkün hale geldi.</div> <div>Bunun yanı sıra, eleman arayan firmaların büyük çoğunluğu tercihini kadın çalışanlardan yana kullanıyor. Bu nedenle ekonomik durumu iyi olan ve rahat bir yaşam süren bazı kadınlar, ne evliliğe ihtiyaç duyuyor ne de çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumlulukları üstlenmek istiyor.</div> <div>Böyle bir durumda, ekonomik ve sosyal açıdan kendisini eşiyle eşit gören bir kadının, eşine saygı duymadığı ve annelik gibi kutsal bir görevin değerini yeterince önemsemediği düşünülmektedir. Ayrıca devlet tarafından kadınlara sağlanan bazı hakların, aile içi tartışmalarda yanlış kullanılabildiği de ifade edilmektedir. En küçük bir tartışmada eşine uzaklaştırma kararı aldırabilen kadınların olduğu ileri sürülmektedir.</div> <div>Kapının önüne konulan, sokakta aç ve barınaksız kalabilen, ailesinin gözünde değersizleşen bir erkekten; tekrar bir araya gelseler bile sağlıklı bir babalık yapmasını beklemek mümkün müdür? Bu düşünceye göre cevap hayırdır. Çünkü bu durum, aile bağlarını güçlendirmek yerine koparmakta; boşanmalara, sürekli kavga ortamlarına ve şiddet olaylarına zemin hazırlamaktadır.</div> <div>Hâlbuki Yüce Allah’ın kadın ve erkeği yarattığı ilk gündeki gibi, erkek erkekliğini, kadın da kadınlığını bilse; sorunsuz bir hayatın mümkün olacağı savunulmaktadır.</div> <div>Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Nisa Suresi’nin 34. ayetinde şöyle buyurmaktadır:</div> <div>“Erkekler, kadınlar üzerine idareci ve hâkimdirler. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: önce kendilerine öğüt verin. Sonra uslanmazlarsa kendilerini yataklarda yalnız bırakın. Yine dinlemezlerse kadınları dövün.”</div> <div>Yukarıdaki ayete göre erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olduğu ifade edilmektedir. Erkek; kadını korumak, kollamak ve onun geçimini sağlamakla yükümlüdür. Allah, evin geçimini babaya yüklemiştir; anneye değil. İstisnalar kaideyi bozmaz.</div> <div>Hiç annesinden bisiklet, ayakkabı ya da oyuncak isteyen bir çocuk gördünüz mü? Genellikle çocuklar bu tür isteklerini babalarından talep ederler. Çünkü çocuk, belirli bir bilinç seviyesine ulaştığında evin geçimini sağlayan kişinin baba olduğunu fark eder.</div> <div>Bu nedenle anne anneliğini, baba da babalığını yaptığı takdirde; ne şiddet olur, ne kavga olur, ne de aileler dağılır. Hakikat acıdır; ancak onunla yüzleşmek zorundayız.</div>