<div>Teknolojinin hızla geliştiği bu çağda pek çok alışkanlığımız gibi kumar ve bahis de sanal dünyaya taşındı. Ülkemizde yasak olan kumarhaneler yerine oynamak isteyenler için cebimizde taşıdığımız cep telefonuyla yasal olmayan yollardan birkaç tıklamayla bahis oynayacak duruma getirdi. Bu da oyunun heyecanına kendimizi kaptırıp bağımlılığı hızlındıracak bir boyuta taşıdı. Peki bu dijital dünyada bahis ve kumar neden bu kadar ilgi çekici? Ve arkasında yatan psikolojik dinamikler bize nasıl zarar veriyor?</div> <div>İlk olarak, sanal bahis ve sanal kumarın beynimizdeki ödül-ceza merkezini harekete geçirdiğini söylemeliyim. Bahis oynarken ya da kumarda şansını denerken yaşanan heyecan, dopamin hormonunu salgılar ve bir an için bile olsa tatmin edici bir keyif verir.</div> <div>Ancak burada durdurulamayan bir döngü başlar. Özellikle bir kayıpla başlayan, “Bu sefer kazanacağım” düşüncesi, bu döngüyü devam ettirir. Kişi, tekrar tekrar aynı düşünceyle denemeye yönelir ve bu davranış çok hızlı bir bağımlılık yaratır. Sanal ortamda kişinin gizlilik ile ilgili rahatlığı ve her an erişilebilir olması da işleri daha kolaylaştırıyor. Gerçekte bir para olmayışı, sanal para ve kredilerin kullanılması da kaybedilen paranın gerçeklik algısının yitirilmesini sağlıyor; bu da kaybetmeyi göze alma eğilimini artırır.</div> <div></div> <div>Sanal bahis ve kumarın çekici kısmı bir yana, uzun sürede yarattığı psikolojik hasarı düşünmek gerek. Öncelikle, bu alışkanlık finansal kayıpları beraber borçlanmayı beraberinde getirebilir. Bu durum kişinin özgüvenini zedelerken, kaybettiklerini telafi etmek için daha fazla bahis oynamaya sebep olabilir. Aynı zamanda, sürekli olarak sanal kumarla vakit kaybetmek insanları sosyal bağlarından uzaklaştırır; aile ve arkadaşlık bağları zarar görür. Çoğu zaman yalnızlık duygusu ağır basar ve bir süre sonra sanal kumar bağımlılığı kişide depresyon, anksiyete ve stres gibi ruhsal sorunlara kapı aralar. Ödül- ceza durumu kişide kazanma ya da kaybetme döngüsü sürekli bir stres altında bırakır ve ruh sağlığını olumsuz izler yaratır.</div> <div>Peki, bu bağımlılıktan nasıl kurtulabiliriz? Öncelikle gerçekten bir bağımlılık derecesinde misin? Bunu bilmen gerekir. Bağımlılık derecisinde olduğuna dair kıstaslardan biri kontrol zorluğu çekmek “Bir kere oynadım.” Durumu süreğen bir oynamaya itti mi? Her defasında “bu sefer olacak.” diye daha yüksek rakamlarla oynandı mı? Bir diğer kıstas ve belki de en önemlisi, paran bittiği halde oynuyor musun? Kendi paran bitince borç para isteyip devam ediyor musun? Bunlara cevabın olumluysa bağımlılık boyutunda olabilirsin.</div> <div>Peki ne yapabilirsin, sanal kumarın hayatımızdaki bağımlılığını azaltmak veya psikolojik olarak bu süreçle başa çıkmak için birkaç yöntemden bahsedebilirim. Öncelikle bu durumu en yakın gördüğünüz, karşı durabileceğini düşündüğünüz birine anlatmak. Siz tekrar bahis oynamaya kalkıştığınızda onu arayıp söylediğinizde sizi ikna edici ve caydırıcı şekilde ilgi gösterebilmesi gerekir. Bir diğer yöntem, kendi kendine sınırlar koymak, kontrolü elden bırakmamak için önemli bir adım. Belirli bir bütçe ya da süreyle kendini sınırlamak, bağımlılığı engellemenin bir diğere adımlarından biridir.</div> <div>Bir diğer öneri ise destek gruplarına katılmak. Bahis ve kumar bağımlılığı ile mücadele eden kişilerle deneyimleri paylaşmak, kendini daha az yalnız hissetmene yardımcı olabilir. Veya alternatif aktiviteler bulmak da önemlidir. Boş zamanlarda ilgiyi başka yöne kaydıracak hobiler edinmek, sosyal etkinliklere katılmak, sanal kumardan uzaklaşmak için etkili yollardır. Eğer bağımlılık boyutu ileri derecedeyse, bir uzmandan destek almak gerektiğini unutmayın.</div> <div>Sanal kumar ve bahis bir iki defa kazanç sağlayıp anlık bir heyecan ve keyif verebilir; fakat unutmayalım ki uzun vadede hayatımıza vereceği zarar, bu keyfi gölgede bırakabilir. Bu yüzden, sanal kumar cazibesine kapıldığımızda sakince bir kez daha düşünmek, kendinize yapacağınız en iyi şey olur.</div>