<div>Türkiye’de son yıllarda en çok tartışılan konuların başında sahipsiz sokak hayvanları geliyor. Bir tarafta insanların can güvenliğini önceleyenler, diğer tarafta ise hayvanların yaşam hakkını savunanlar var. Aslında bu iki yaklaşım birbirinin alternatifi değildir. Hem insan güvenliğini sağlamak hem de hayvanların insanca koşullarda yaşamalarını temin etmek mümkündür. Bunun yolu da görev ve sorumluluk sahibi kurumların işlerini ciddiyetle yapmalarından geçmektedir.</div> <div>Batman’da Türkiye’nin en büyük ve en modern hayvan barınaklarından biri hizmete açıldığında ülke gündemine oturmuştu. Dönemin İçişleri Bakanı’nın katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreni sonrasında farklı görüşler ortaya çıkmıştı. Hayvanseverlerin bir bölümü barınak uygulamasına ilkesel olarak karşı çıkarken, çok geniş bir kesim ise dönemin Belediye Başkan Vekili Ekrem Canalp’e böyle bir tesisi Batman’a kazandırdığı için teşekkür etmişti.</div> <div>Barınağın açılışına katılan ve çalışmaları yerinde gören herkes gibi biz de tesisin fiziki imkanlarından etkilendik. Hayvanların sağlık kontrollerinin yapıldığı modern muayene odaları, idari birimler, güvenlik personeli için oluşturulan alanlar ve hayvanların barınacağı kapalı ile açık yaşam alanları örnek gösterilecek nitelikteydi. Gündüz saatlerinde geniş alanda dolaşan köpekler, akşam olduğunda kontrollü şekilde kapalı bölümlere alınıyor, beslenmeleri düzenli yapılıyor, sağlık kontrolleri aksatılmıyor, hasta olanlar ise veteriner hekimler tarafından tedavi ediliyordu.</div> <div>Bu sistem kısa sürede Türkiye’de dikkat çekti. Pek çok belediye kendi yöneticilerini Batman’a göndererek burada uygulanan modeli yerinde inceletti. Çünkü mesele sadece hayvanları toplamak değildi; onları sağlıklı, güvenli ve düzenli bir ortamda yaşatabilmekti. Batman’da kurulan sistem, eksikleri olsa bile belirli bir plan ve disiplin içerisinde yürütülüyordu.</div> <div>Buna rağmen bazı hayvan hakları savunucuları barınakların varlığına tamamen karşı çıkarak hayvanların özgür yaşam hakkının ellerinden alındığını ileri sürdüler. Elbette her canlının doğal ortamında yaşaması en ideal olanıdır. Ancak şehir merkezlerinde kontrolsüz şekilde çoğalan sahipsiz köpeklerin oluşturduğu güvenlik sorunlarını da görmezden gelmek mümkün değildir. Son yıllarda ülkenin birçok yerinde yaşanan saldırılar, yaralanmalar ve hatta ölümler, bu meselenin sadece duygusal yaklaşımlarla çözülemeyeceğini göstermiştir.</div> <div>Nitekim ilgili bakanlık da tüm belediyelere barınak kurulmasını zorunlu hale getirmiş ve bu uygulamanın 2028 yılına kadar ülke genelinde tamamlanmasını istemiştir. Dolayısıyla belediyeler yalnızca kendi tercihleri doğrultusunda değil, yürürlükteki mevzuatın gereğini yerine getirmekle de yükümlüdür.</div> <div>Ancak asıl önemli olan, barınak yapmak değil, yapılan barınağın gerçekten yaşanabilir bir yer olmasını sağlamaktır. İşte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin karşı karşıya kaldığı eleştirilerin temelinde de bu gerçek yatmaktadır.</div> <div>Uzun süre sahipsiz köpek sorununa kayda değer bir çözüm üretmeyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Bakanlığın uyarıları sonrasında harekete geçerek başıboş hayvanları toplamaya ve bir barınak oluşturmaya başladı. Ne var ki ortaya çıkan görüntüler kamuoyunda büyük hayal kırıklığı yarattı.</div> <div>Hayvan Hakları Federasyonu Diyarbakır Temsilcisi Sevgi Ekmekçiler’in “yeni doğal yaşam cehennemi” olarak nitelendirdiği alanın fotoğrafları medyaya yansıdığında yapılan eleştirilerin haksız olduğunu söylemek mümkün değildi. CEGA Ajans tarafından paylaşılan görüntülerde tel örgülerle çevrili geniş bir alanın içerisine ilkel yöntemlerle hazırlanmış sözde gölgelikler kurulmuştu. Kavurucu yaz sıcaklarında bunun hayvanları koruması zaten beklenemezdi. Daha da vahimi, yiyeceklerin gelişigüzel şekilde zemine bırakıldığı, tüketilmeyen gıdaların kısa sürede bozularak hem sağlık riski oluşturduğu hem de kötü görüntülere neden olduğu görülüyordu.</div> <div>Böyle bir ortamın adına “doğal yaşam alanı” demek mümkün değildir. Bir belediye, yasal zorunluluğu yerine getirmek için göstermelik bir alan oluşturamaz. Çünkü burada söz konusu olan canlıların yaşamıdır. Eğer bir barınak kuruluyorsa, o barınak hayvanların sağlıklı yaşayabileceği, temizliğin düzenli yapıldığı, veteriner hizmetlerinin eksiksiz verildiği ve beslenmenin bilimsel esaslara göre gerçekleştirildiği bir merkez olmak zorundadır.</div> <div>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin zor bir denge kurmaya çalıştığı da inkâr edilemez. Bir yanda Bakanlığın sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik talimatı, diğer yanda hayvan hakları savunucularının tepkileri bulunmaktadır. Ancak bu iki baskı arasında kalmak, yetersiz koşulları haklı göstermez. Çünkü eleştirilerin odağında hayvanların toplanması değil, toplandıktan sonra maruz bırakıldıkları yaşam koşulları vardır.</div> <div>Belediyeler artık bu tartışmayı ideolojik veya siyasi zeminden çıkarıp vicdan ve hizmet ekseninde değerlendirmelidir. İnsan güvenliği ile hayvan hakları birbirine rakip kavramlar değildir. İkisi de aynı anda korunabilir. Bunun için Batman’da olduğu gibi planlı, denetlenebilir ve çağdaş tesisler inşa edilmeli; göstermelik uygulamalardan ise kesinlikle uzak durulmalıdır.</div> <div>Bugün Diyarbakır’da ortaya çıkan tablo ne hayvan hakları savunucularını tatmin etmektedir ne de kamu vicdanını rahatlatmaktadır. Bir belediyenin görevi, eleştirileri görmezden gelmek değil, eksiklerini hızla gidermektir. Eğer gerçekten örnek alınacak bir model aranıyorsa, bunun yolu yalnızca tel örgüler çekmekten değil; hayvanların yaşam hakkına saygı gösteren, bilimsel esaslarla yönetilen modern barınaklar oluşturmaktan geçmektedir.</div> <div></div> <div>Sonuç olarak, sokak hayvanları meselesi sloganlarla değil, akılcı ve vicdani politikalarla çözülebilir. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bugün haklı olarak yöneltilen eleştirileri dikkate almalı, mevcut alanı bir an önce modern standartlara ulaştırmalı ve kamuoyunda “hayvan cehennemi” olarak anılan bu görüntüleri tarihe gömmelidir. Çünkü bir toplumun medeniyet seviyesi, yalnızca insanına değil, koruması altındaki bütün canlılara gösterdiği özenle de ölçülür.</div> <div>Hoşça kalınız.</div>