USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

SEZGİN TANRIKULU’NUN

SEZGİN TANRIKULU’NUN

DİYARBAKIR- batman - SİİRT YOLLARI SORUSU

Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Diyarbakır-Batman-Siirt karayolunun durumuna dikkat çekerek önemli bir soru sordu: “Bu yollar neden 30, hatta 60 yıldır sürekli onarımda? Ve bu sorunun cevabını verecek bir yetkili çıkacak mı?”

Bana sorarsanız çıkmayacak Sayın Vekilim! Büyük ihtimalle sizi de kimse bu konuda tatmin edici biçimde bilgilendirmeyecek. Çünkü bu yol meselesi yeni değil; neredeyse birkaç kuşağın ortak hikâyesi haline gelmiş durumda.

Ben 1970 yılından bu yana Batman’dan Diyarbakır’a ve Siirt’e sık sık gidip geliyorum. 1970 yılında Batman-Diyarbakır yoluna çıktığımda yol çalışması vardı. Aradan tam 56 yıl geçti. 2026 yılında Batman’dan Siirt’e giderken yine yol çalışmasıyla karşılaştım. Yani benim bizzat tanıklık ettiğim 56 yıllık dönemde bu yolların önemli bir bölümü adeta hiç bitmeyen bir şantiye alanı oldu.

Elbette yol yapılır, bakım yapılır, asfalt yenilenir. Bunlar kaçınılmaz hizmetlerdir. Ancak insanın aklına şu soru geliyor: Bir yol neden yapıldıktan kısa süre sonra yeniden kazılır? Bir yıl önce yapılan asfalt neden bir yıl sonra bozulur? Aynı güzergâhlarda neden yıllar, hatta on yıllar boyunca aynı sorunlar tekrar eder?

Sayın Tanrıkulu önemli bir noktaya değinmiş. Ancak keşke milletvekili seçildiği günden bu yana, hiç değilse iki yılda bir bu soruyu sorsaydı. Çünkü bu mesele yalnızca bugünün değil, geçmişten bugüne taşınan kronik bir bölge sorunudur.

Ben de geçmişte bu konuyu yazdım. Bir yıl önce yapılan asfaltın bir yıl sonra bozulduğunu görünce ağır sayılabilecek ifadelerle eleştirdim. Daha sonra bir arkadaşım beni arayarak “Boşuna çırpınma” dedi. Nedenini sorduğumda ise bana, yol ihalelerini alan müteahhitlerle bazı bölge milletvekilleri arasında ortaklık ilişkileri bulunduğuna dair bir iddia aktardı. Bu iddianın doğru olup olmadığını elbette bilmiyorum ve doğrulanmamış bir iddiayı gerçekmiş gibi ortaya koyamam.

Ancak daha sonra beni ziyaret eden bir kontrol mühendisinin anlattıkları kafamdaki soru işaretlerini artırdı. Kendisi, yazdığım bazı hususların doğru olduğunu, yapılan usulsüzlüklere karşı çıktığı için görevinden istifa ettiğini söyledi. Eğer bunlar gerçekten yaşandıysa, mesele artık yalnızca asfaltın kalitesi meselesi değildir; denetim , ihale ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı meselesidir.

Aradan 50-60 yıl geçmiş, ama sorun değişmemişse burada ciddi biçimde düşünmemiz gereken bir sistem problemi var demektir. Çünkü yol yapıldıktan bir-iki yıl sonra yeniden onarılıyorsa, sürekli aynı yöntem uygulanıyor ve sonuç değişmiyorsa, değişmeyen yalnızca yol değildir; sistemi de sorgulamak gerekir.

Bu nedenle Sayın Sezgin Tanrıkulu’na bir önerim var: Parti ayrımı gözetmeden bölgedeki bütün milletvekilleri bir araya gelsin. İktidar-muhalefet demeden ortak bir heyet oluştursunlar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına, Karayolları Genel Müdürlüğüne, hatta gerekirse Cumhurbaşkanına giderek bu meseleyi birlikte gündeme getirsinler.

Artık bölge yollarında “yap-boz” anlayışından vazgeçilmeli. İşi gerçekten bilen, deneyimli ve işinin arkasında duran müteahhitler tercih edilmeli. Yapılan yol belirli bir süre içinde bozuluyorsa bunun hesabı yalnızca kamuya çıkarılmamalı; işin sorumluluğu, şartnameler ve sözleşmeler çerçevesinde işi yapan firmaya da yüklenmeli. Kamu parasının harcandığı her kilometre yolun hesabı sorulabilmeli.

Ama insan yine de düşünmeden edemiyor: “Eğer bu sistem 50-60 yıldır değişmediyse, bundan sonra değişir mi?”

İşte asıl mesele burada. Sayın Tanrıkulu’nun sorduğu sorunun cevabı belki de yıllardır hepimizin gözünün önünde duruyor. Yollarımız yapılıyor, bozuluyor, yeniden yapılıyor, yeniden bozuluyor. Biz de her defasında aynı yolu kullanıp aynı şikâyeti dile getiriyoruz.

Belki de artık boşa kürek çekmek yerine, bu çarkın neden yıllardır aynı şekilde döndüğünü sorgulamanın zamanı gelmiştir.

Çünkü Batman-Diyarbakır-Siirt yolu yalnızca bir yol değildir. Bu yol, bölgenin ekonomisinin, ticaretinin, ulaşımının ve insan hayatının can damarıdır. Ve bu can damarının 56 yıldır sürekli onarılıyor olması, artık sıradan bir yol problemi olarak görülmemelidir.

Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ