Hekimlerin yıllarca bilim, etik ve “önce zarar verme” ilkesiyle yetiştiğini ifade eden Can, tıbbın yalnızca bir tedavi yöntemi değil aynı zamanda insana duyulan saygının bir ifadesi olduğunu söyledi.
ŞİDDET MESLEKİ VAROLUŞU ZEDELİYOR
Sağlık çalışanlarına yönelik sözlü ya da fiziki saldırıların yalnızca bedeni değil, mesleki varoluşu da hedef aldığını vurgulayan Can, bu tür olayların hekimlerde büyük bir yabancılaşma duygusu oluşturduğunu dile getirdi.
Hekimlerin şiddet karşısında yaşadığı donakalma halinin korkudan değil, yaşanan durumu anlamlandıramamaktan kaynaklandığını belirten Can, “Şifa vermeye çalışan ellere yönelen saldırı, hekimlerin mesleki kimliğinde büyük bir kırılma yaratıyor” dedi.
MESLEKİ DAYANIŞMA EN BÜYÜK GÜÇ
Şiddet olaylarının ardından meslektaş dayanışmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Can, tabip odaları, dernekler ve sendikaların verdiği desteklerin sağlık çalışanlarının yeniden güç bulmasında önemli rol oynadığını söyledi.
KURUMSAL SESSİZLİK HEKİMLERİ YALNIZ HİSSETTİRİYOR
Dr. Can, sağlık çalışanlarının bu süreçte devlet kurumlarının desteğini görmek istediğini de belirterek, kurumsal sessizliğin hekimleri daha da yalnız hissettirdiğini dile getirdi.
Şiddetin sadece anlık bir olay olmadığını ifade eden Can, bunun hekimlerin insanlığa olan inancını zedeleyen ve meslek hayatında derin izler bırakan bir sorun olduğuna dikkat çekti.