Diyetisyen Nezan Hoşer, mevsim değişikliğiyle birlikte beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişimlere dikkat çekti.
Hoşer, serinleyen havalarla birlikte artan yeme isteğinin yanı sıra su tüketiminin azalması ve sıcak içeceklerin yanındaki atıştırmalıkların çoğalmasının fark edilmeden günlük beslenmeyi etkileyebileceğini belirtti.
Yaz aylarının ardından sonbaharın gelmesiyle birlikte yalnızca hava sıcaklıkları değil, günlük yaşam ve beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Sabah ve akşam saatlerinde serinliğin daha fazla hissedilmesi, sıcak içecek tüketiminin artması ve daha doyurucu yiyeceklere yönelme, beslenme düzeninde farklılıklar oluşturabiliyor.
Diyetisyen Nezan Hoşer, sonbahar döneminde danışanlarından sıkça “Yazın böyle değildim, şimdi sürekli bir şeyler yemek istiyorum” şeklinde geri dönüşler aldığını belirterek, bunun tek başına olağan dışı bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
SERİNLEYEN HAVAYLA BİRLİKTE SU TÜKETİMİ AZALIYOR
Havaların serinlemesiyle susama hissinin azalabildiğine dikkat çeken Hoşer, bunun su tüketiminin fark edilmeden düşmesine neden olabileceğini söyledi.
Su ihtiyacının mevsim değişikliğiyle ortadan kalkmadığını belirten Hoşer, özellikle çay ve kahve tüketiminin arttığı sonbahar döneminde su içmenin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Gün içerisinde susamayı beklemeden düzenli su molaları verilmesinin yararlı olabileceğini ifade etti.
VİTAMİN TAKVİYESİNDEN ÖNCE SOFRAYA BAKIN
Sonbaharla birlikte bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla vitamin takviyelerine yönelimin arttığını belirten Hoşer, önceliğin dengeli beslenme olması gerektiğini vurguladı.
Yeterli protein, sebze ve meyve çeşitliliğinin yanı sıra kurubaklagiller, yumurta, yoğurt, kefir ve balık gibi besinlerin dengeli şekilde tüketilmesinin sağlıklı beslenmenin temelini oluşturduğunu belirten Hoşer, tespit edilmiş bir eksiklik bulunması halinde takviyelerin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
BİR BİSKÜVİYLE BAŞLIYOR, DEVAMI GELİYOR
Sonbaharın beslenme açısından dikkat edilmesi gereken noktalarından birinin de sıcak içeceklerin yanında tüketilen küçük atıştırmalıklar olduğunu belirten Hoşer, “Bir fincan çayın yanında bir bisküvi, ardından bir parça kek, akşam televizyon karşısında biraz kuruyemiş” derken, küçük görünen bu atıştırmaların gün sonunda fark edilmeden çoğalabileceğine dikkat çekti.
Hoşer, böyle anlarda kişinin kendisine “Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece sıcak bir içecek eşliğinde küçük bir mola mı istiyorum?” sorusunu sormasının farkındalık açısından önemli olduğunu belirtti.
SONBAHAR SOFRASINDA NELER OLMALI?
Hoşer, sonbahar döneminde beslenme düzeninin karmaşık hale getirilmesine gerek olmadığını belirterek, mevsim ürünleriyle hazırlanan dengeli öğünlerin tercih edilebileceğini söyledi.
Kahvaltıda yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve mevsim yeşillikleri; öğle öğününde mercimek çorbası, salata ve tam tahıllı ekmek; akşam öğününde ise fırında balık ve sebzeler, etli sebze yemekleri, yoğurt ya da kurubaklagil yemeği ve salata seçenekleri öne çıkıyor.
Ara öğünlerde meyve ve birkaç çiğ kuruyemiş ile yoğurt veya kefirin tercih edilebileceğini belirten Hoşer, elma, armut, nar, kabak, brokoli, karnabahar, kırmızı pancar ve ıspanak gibi mevsim ürünlerinin de sofralarda yer alabileceğini ifade etti.
BEDENİMİZİ DİNLEMEKLE BAŞLIYOR
Sağlıklı beslenmenin her gün kusursuz tabaklar hazırlamak anlamına gelmediğini belirten Hoşer, önemli olanın kişinin açlık, susuzluk, yorgunluk ve tokluk sinyallerini fark edebilmesi olduğunu söyledi.
Hoşer, sonbaharda bedenin daha az yemekten çok, bedenin verdiği sinyalleri daha iyi dinlemeye ihtiyaç duyabileceğini belirterek, sağlıklı beslenmenin yalnızca tabağa konulanlarla değil, kişinin kendi bedenini ne kadar dinlediğiyle de ilişkili olduğuna dikkat çekti.