Gıda israfının yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığına vurgu yapı larak, üretimden tüketime kadar tüm süreç lerde daha etkin politikaların hayata geçirilmesi çağrı sı yapıldı.
“İSRAF EDİLEN SADECE GIDA DEĞİL”
Gıdanın insanlara sunulan önemli bir nimet olduğu belirtilen açıklamada, israf edilen ürünlerle birlikte toprağın, suyun, çiftçinin emeğinin, üreticinin alın terinin ve ülke kaynaklarının da kaybedildiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, vatandaş ların israf konusunda bilinçlendirilmesinin önemli olduğu ancak mücadelenin yalnızca bireysel tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi.
GIDA ZİNCİRİNDE KAYIPLARIN AZALTILMASI ÇAĞRISI
hasat sonrası kayıpların azaltılması, depolama ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi, gıda bankacılığının yaygınlaştırılması ve marketlerde satışa sunulmayan ancak tüketilebilir durumdaki ürünlerin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Özellikle çocukların küçük yaşlardan itibaren gıda israfı konusunda bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı.
ORGANİK ATIKLAR EKONOMİYE KAZANDIRILMALI
Yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğü belirtilen açıklamada, organik atıkların kompost ve biyogaz tesislerinde değerlendirilmesiyle hem çevrenin korunabileceği hem de ekonomik değer oluşturulabileceği kaydedildi.
dijital teknolojilerin üretim , stok ve tedarik süreçlerinde daha etkin kullanılmasıyla gıda zincirindeki kayıpların azaltılabileceği ifade edildi.
“GIDA İSRAFIYLA MÜCADELE MİLLÎ BİR GÖREVDİR”
Açıklamanın sonunda kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşlara ortak sorumluluk çağrısı yapıldı.
Milletin alın terinin, çiftçinin emeğinin ve ülke kaynaklarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğu belirtilerek, “Gıda israfıyla mücadele millî bir görevdir.” mesajı verildi.

