CAFE’LER BİRBİRİYLE YARIŞIYOR
- 15-06-2026 12:36
- 15-06-2026 12:37
Bir zamanlar internet cafeler en cazip işyerleri ve mesleklerdi.
Kısa zamanda sayıları 200-250 buldu ve herkes internet cafe açmaya başladı.
Halen de rağbette olan bu meslek ilgi görürken şimdilerde Cafe’ler her şeyin önüne geçti.
Bazı cafelerin iç mimarisine 7-8 milyon liralar harcandığı bilinirken şehrin her köşesinde açılan cafelerin hepsi de çalışıyor ve para kazanıyor.
Buraların müdavimleri genelde gençler olurken verilen hizmete ve mekânın güzelliğine göre de müşteriden ücret alınıyor.
Günümüzün meslekleri olan Cafecilik sadece ilimizde değil, işsizliğin çok olduğu şehirlerde ön plana çıkıyor.
Üstelik bu durumu kimse eleştirmiyor.
Çünkü arz-talep dengesi.
Onun için iyi hizmet veren, müşteri memnuniyetini ön planda tutan işletmeciler her zaman kazanır.
O gençlerin ve genç kızların harcadıkları paralar da sorgulanmalı ama kimin umurunda.
Gençlik bildiğini yapmaya devam ediyor.
Ama açılmış olan Cafe’ler Batman’a yeter, yenilerini açmak için biraz beklemek gerekir.
BENDE OLSAM GAZETECİ DERDİM
Sosyal medyada basit bir anket yapılmış.
Bir tekneye Doktor, Polis, Öğretmen, Asker ve Gazeteci binmiş ama tekne bu ağırlığı kaldıramıyor ve bunlardan birisinin tekneden atılması gerekiyormuş.
Soru şu:
“Siz hangi meslekten olanı tekneden atarsınız?”
Verilen cevapların çoğu şöyle:
Gazeteciyi.
Bunun nedeni çok açık.
İsimleri verilen mesleklerdeki kişileri yazmak yani polisi, askeri yazmak biraz sıkar.
Doktorlar ile öğretmenler nayif insanlar olduğu için kimse onlara kıyamaz.
Kala kala gazeteci kalıyor, kimilerine göre bir işe yaramaz, onun için o atılsın.
Belki öyle düşünülüyordur ama sıkıntısının, sorununun giderilmesi için gazetecilere başvuran o kadar insan var ki, ancak yaşayan bilir.
Bizde bir alınganlık olmaz.
Ben bile bu ankete katılsam rahatlıkla “gazeteci” derim.
Çünkü en sahipsiz meslek budur…
