USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

FESTİVALLER ŞEHRİ BATMAN

FESTİVALLER ŞEHRİ BATMAN

Geçen Perşembe günü batman park önünden başlayıp Atatürk parkında son bulan “Festivaller şehri Batman” yürüyüşünü izledik. Batman merkez ve 5 ilçesinin temsil edildiği festival yürüyüşü Atatürk parkında noktalandıktan sonra her şey bitti ve herkes işine-gücüne döndü. Ben iddia ediyorum ki, adına Festival dediğimiz etkinliklere halkı katmadığımız sürece bu programlar gösterişten öteye gitmez.

Evet, yürüyelim, coşku yaşayalım, şehrimizi tanıtalım ama bu protokolle, devlet memuruna, öğrenciye “sende katıl” demekle olmuyor. Festival ne zaman olur biliyor musunuz? Ne zaman ki, kenar mahallelerdeki vatandaş ları da bu etkinliklere katarsanız o zaman festival olur ve yaptıklarınız da o şekilde amacına ulaşmış olur.

Sayın Valimiz kızmasınlar ama, ilk günden beri üzerinde durduğumuz konu, turizm konusunda çok geç kaldığımız ve ufkumuzu genişletemediğimizdir. Defalarca yazıp çizmemize rağmen Diyarbakır, Mardin, hatta Siirt mutfağına yakın bir ivme yakalayamadık ve malum olduğu üzere turizm haftaları veya yöresel yemek dönemlerinde hep tandır ekmeği, danuk, savara rakısti, çilek, bal, ayran gibi yiyecek ve içeceklerle yetindik.

İsimlerini verdiğim komşu iller sunumları ve yemek çeşitleriyle tarih yazıp yerli ve yabancı turistleri memleketlerine çekerken biz küçük düşündüğümüz için onları izlemekle yetinmeye çalışıyoruz. Efendim başa dönecek olursak, Perşembe günü yapılan Festival yürüyüşünde size göre kaç yerli insanımız vardı? Kaç kişi bu etkinliğe davet edilmişti? Kimler davet edilmedikleri halde bu yürüyüşe katılmıştı?

Yine kimse alınmasın ama, bayramlarda, törenlerde, etkinliklerde, Valiliğin düzenlediği günlerde, gördüğümüz suratlardan başka hiç kimse yoktu. Kimsenin bu suratlardan rahatsızlık duyduğu yok ama, bunların yanına onlar kadar yeni yüz koyarsanız festivalin rengi ve anlamı değişir.

Bunu yapmak çok zor mu sayın Valim?

Her mahalle muhtarına “sizin mahalleden 20 aileyi festivale davet ediyorum, onları otobüsle getirip tören sonrası evlerine bırakacağız” dediğinizde hangi muhtar buna itiraz edecek. 46 mahallemizden 20’şer kişi davet etseniz 920 kişi çoluk çocuğuyla gelecek ve onlar da ellerinde bayraklarla yürüyüp festivale renk katacaklar. Aslında festival o zaman amacına ulaşmış olur.

Bunların hiç biri kimsenin aklına gelmiyor. Vatandaşı oyuna katma fikri değer bulmuyor. Ben size 40-50 yıl önce Batman Cumhuriyet meydanında yapılan milli bayramlara katılan yüzlerce Batmanlının fotoğraflarını gösterebilirim, caddede yer bulamayan kadın -erkek- çocuk -genç-yaşlı insanların bir üst kattaki binaların üstüne çıkıp bayramı oradan izlediklerini hatırlatabilirim.

Peki 50 yıl içinde bir arpa boyu yol alamadığımız için mi halkımızı bu tür etkinliklere dahil edemiyoruz? Hayır, öyle değil. Siz eğer vatandaşı milli bayramlara, festivallere, fuarlara davet edip onlara biraz ilgi gösterseydiniz her zaman için vatandaşı yanınızda görebilirdiniz. Sadece festivallerde değil, Milli bayramlarda da durum aynıdır. Valilik karşısında yapılan milli bayramlara kaç vatandaş katılıyor, kaç kişi çocuğunu alıp elinde bayrakla bulvarda dolaşıyor?

Yok öyle bir şey değil mi?

Tabi ki olmaz. Milli bayramları da formalite gereği kutluyor ve günü tamamlıyoruz, tıpkı Perşembe günü festival yürüyüşü yaptığımız gibi. Aslında o günden ders çıkarmamız gerekir. Eğer dikkat ettiyseniz yine halktan kimse yoktu. Öğrenciler, devlet memurları ve yüzlerini her dönem gördüğümüz malum kişiler.

Bakın böyle devam ettiğimiz sürece ne festivallerimiz festival olur, ne bayramlarımız istediğimiz gibi kutlanır. Önce halkı düşüneceğiz ve halkı oyuna katacağız ki; daha sonra arkası gelsin ve komşusunu törende gören diğer insanlar da bir sonraki etkinliğe katılsın.

Perşembe günü ne oldu?

Batman Park’tan Atatürk parkına kadar yürüdük, sonra da töreni tamamlayıp işimizin başına döndük. Bunun devamı gelecek mi bilmiyoruz ama, “Festivaller şehri Batman” dediğimiz zaman gerçek halkın da içinde olduğu, gösterilerin yapıldığı, ikramların dağıtıldığı bir festival olmasını istiyoruz.

Aksi halde, gastronomide olduğu gibi komşu illere bakmakla yetineceğiz ve tören, konuşma gibi rutin işlerden sonra da görevimizi yerine getirmiş kabul edeceğiz.

Gerisi ise hiç önemli değil, nasıl olsa Festival yürüyüşünü yaptık ya!  Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ