<div>Yazımızın ikinci kısmının son paragrafı şöyleydi: “Yazımızın üçüncü ve son kısmında “İran’a Nasıl Bakmalıyız?” sorusunun cevabı bağlamında birkaç kelam edeceğim.”</div> <div>Bundan önceki iki bölümde İran hakkında daha çok ansiklopedik bilgiler verdik.</div> <div>Şimdi kendi bakışımızı ve görüşümüzü bu son kısımda yansıtacağız.</div> <div>Bu arada şunu hassaten belirtmek gerekir ki, biz bu üç seri yazıyı yani İran’a Nasıl Bakmalıyız başlıklı yazıları, 28 Şubat 2026 tarihinde terörist siyonist İsrail ile onun yardakçısı şerefsiz ABD Yönetimi tarafından İran’a başlatılan ve halen de son 15 gündür şiddetle devam ettirilen bombalı, füzeli, İHA’lı, uçaklı saldırıları ve hatta ABD savaş gemilerinden yapılan saldırıları protesto ederek hem terörist siyonist İsrail’e ve hem de onun yardakçısı şerefsiz ABD Yönetimine yönelik tepkilerimiz ve İran’ın yanında yer almamızdan dolayı, <strong>bazı mihraklarca eleştiriye uğradığımız için kendimizi anlatmak yazdık.</strong> (O mihraklar konuya mezhepsel ve dar açıdan bakan zavallılardır.)</div> <div>Onlar şunu göremiyor. Terörist siyonist İsrail ve onun yardakçısı şerefsiz ABD Yönetimi ne ölçü biliyor, ne hukuk tanıyor ve ne de insanlıktan anlıyor. Tek bildikler ölçüsüzce, alçakça saldırmak. Gözü dönmüş o alçakların. Öyle alçak ki terörist siyonist İsrail ve onun yardakçısı şerefsiz ABD Yönetimi ilk günkü saldırıda bir ilkokulu hedef alarak yüzlerce masum İranlı çocuğu katlettiler. Alçaklar şerefsizler o kadar pervasız ki birer katliam makinaları gibi. Sivil ve asker ayırmadan çoluk çocuk dinlemeden halkları katlediyorlar. <strong>Ve en önemli nokta şu: O alçaklar İran’dan sonra bize de saldıracaklar. Bu çok kuvvetli bir ihtimaldir. </strong></div> <div>O alçaklar yani terörist siyonist İsrail ve onun yardakçısı şerefsiz ABD Yönetimi, geçen sene de tahminen Temmuz ayında yine İran’a saldırmışlar ve savaş 12 gün sürmüştü.</div> <div>Ben o savaş sırasında da yazdım ve <strong>“İran’ın yanındayım”</strong> dedim. Yine yazıyorum ve yine İran’ın yani mazlumların yanındayım. <strong>Şahsi hayatımda hep hasbi olup hesabi olmadığım için geçen seneki o savaşta da hesabi olmadan hasbi olarak İran'ı destekledim.</strong></div> <div>Geçen sene de <strong>“mezhepsel, tarihsel, siyasi ve çok eski meseleleri gündeme getirerek "İran şöyle, İran böyle" diyenler tarafından bazı tenkitler aldım. Bu sene de yine üzerime gelerek beni eleştirdiler içimizdeki bazıları.</strong> O eleştirilerin hiçbiri umurumda değil, ben İran'ı, şu üç nedenden dolayı destekliyorum.</div> <div>1-Benim bu Dünya’da en tehlikeli gördüğüm mahluklar şerefsiz ABD Yönetimindeki Evanjelistler ile terörist siyonist İsrail’in bizzat kendisidir. <strong>Bu iki tehlike dışındaki tehlikeler ehven-i şer hükmündedir.</strong> Öyleyse İran, karşımızda iki büyük düşman (Evanjelistler ve siyonistler) varken bir ehven-i şer olarak dahi desteklenebilir. Kaldı ki, İran bir Müslüman Ülke ve desteklenmelidir. Şii ve Sünni ayrımını artık bir tarafa bırakalım. Geçmişe ve tarihteki hatalara takılıp kalmayalım. Herkesin hatası kendisinedir. Hatalı da olsa bir Ülkenin Müslüman bir Ülke olması yeterlidir. Müslümanlar Kardeştir ve birbirimize destek olmalıyız.</div> <div>2- İran ile Osmanlı döneminden beri Kasr-ı Şirin Antlaşması ile 1639 yılından beri bir değişmeyen, sağlam bir sınırımız var. Bu sınırı korumak güvenliğimiz için önemlidir. <strong>Yani Ülkemizin güvenliği Tahran'dan başlar. İran bu açıdan önemlidir.</strong> Esasında Ülkemizin güvenliği Tahran’dan, Bağdat'tan ve Şam'dan başlar. İran, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için çok mühimdir. Bunun bilincindeyim.</div> <div>3-İran, son 15 gündür terörist siyonist İsrail ve onun yardakçısı ABD Yönetimi karşısında ciddi başarılar elde ediyor ve füzeleri ile terörist siyonist İsrail’i delik deşik ediyor. <strong>Terörist siyonist İsrail’in çok güvendiği demir kubbe başına çöktü. İran füzeleri demir kubbeyi deldi geçti. Bu durum tüm Müslümanları sevindirdi.</strong> Terörist siyonist İsrail'e zarar veren her hareket beni, tüm Müslümanlar gibi ruhen huzurlu kılıyor. Benim ruhumun huzuru burada.</div> <div>İran, geçen seneki savaştan farklı olarak bu savaşta Körfez Ülkeleri dediğimiz ve ABD Üslerinin bulunduğu Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi yerleri de vurdu. Onlar da derslerini böylece aldılar.</div> <div>Sözde Müslüman Ülke ancak ABD ve terörist siyonist İsrail ile işbirliği yapyor ve İran onların da tepesine bindi. Onlar bunu hakettiler.</div> <div>Bu arada şu hususu da açıkça beyan ediyorum. (Bu noktada bazı Müslüman Ülkelerin vatandaşlarından bahsedeceğim.)</div> <div>Adam, siyonizme karşı bırakın füze ve bomba atmayı, bırakın sözüyle eleştirmeyi, kalbiyle dahi buğzetmiyor. Ancak İran'ın 15 gündür tek başına Yardakçı ABD’ye ve terörist siyonist İsrail'e karşı bizzat ve tek başına verdiği savaşı küçümsüyor.</div> <div>Ey ahmak! İyi dinle! Sen aşağıdaki Hadis-i Şerif'e göre Müslüman dahi değilsin. Önce kendine gel.</div> <div><strong>"Sizden kim bir kötülük görürse, onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin, bu ise imanın en zayıf derecesidir."</strong></div> <div>Şunu da belirtelim.</div> <div>İran ve ABD anlaştı. İran ve İsrail, birbirini ayakta tutan iki destekçi. Falan filan diyerek İran'ın 15 gündür İsrail'e füze yağdırmasını küçümseyenlere iki soru soruyorum.</div> <div>ABD ile Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün ve BAE, birer kanka değil mi?</div> <div><strong>Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün ve BAE, terörist siyonist İsrail'e bir tek füze atabilir mi?</strong></div> <div>Haydi bunları cevaplayın.</div> <div>İran’a bu kadar mesafeli ve temkinli dururken bu ismini saydığımız Ülkelerin terörist siyonist İsrail’i şımartmaları karşısında ne diyeceksin? Dut yemiş bülbüle mi döndün?</div> <div>Şunu da hassaten belirtiyorum. Daha doğrusu ruhumda hissediyorum. (Ortadoğu’da bu sıcak savaşlar başka bir gelişmeye evrilebilir.)</div> <div>Ortadoğu’daki tüm krallıkların çöp sepetine atılması Yüce Rabbimiz'in (cc) bir muradı ise, O'nun (cc) muradını kim engelleyebilir?</div> <div><strong>"Allah emrinde galipdir. Ancak insanların çoğu bilmez."</strong> (Yusuf Suresi, 21)</div> <div>Yani bu savaştan sonra bir bakarsınız başka gelişmeler olur.</div> <div>Katar, Bahreyn, BAE, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Ürdün başta olmak üzere İslam Dünya’sındaki tüm Krallıklar ayağımın altındadır. Mısır’daki Sisi Firavun yönetimi de ayaklarımın altındadır.</div> <div><strong>Allah (cc) onları işgal ettikleri yerden, yani krallıklardan ve başkanlıklardan tepe taklak aşağıya düşürsün, burunlarını yerlerde süründürsün.</strong> Amin</div> <div>Bu dua ile birlikte son bir dua daha:</div> <div>Yüce Rabbim tekrar bizlere eski günlerimizde olduğu gibi güç ve kudret versin. Nusret nasip etsin. Zafer nasip eylesin. İttifak-i İslam’ı görmeyi ve Asr-ı Saadet’i ikinci kez bizlere bahşeylesin</div> <div>Amin.</div> <div>Evet, ben İran’a böyle bakıyorum. <strong>İran bir Müslüman Ülkedir ve bizim için önemli bir Ülkedir. İran’ın toprak bütünlüğünü muhafaza etmek bizim güvenliğimiz açısından mühimdir.</strong></div> <div>Son söz: Batılıların Armagedon ve bizim Melhame-i Kübra diye bildiğimiz Kıyamet Savaşı yani Dünya’nın en büyük savaşının vakti yakındır. İnşallah biz galip geleceğiz. Çünkü Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (asm) bu hususta müjdesi var.</div> <div>Vesselam.</div> <div><strong>Ahmet Sandal</strong></div> <div> </div>