USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

BU İBRETLİK MEKTUBU MUTLAKA OKUYUNUZ  (2)

BU İBRETLİK MEKTUBU MUTLAKA OKUYUNUZ  (2)

Kiracı olan kardeşimi, Eylül ayında ev sahibi evden çıkardı. Bunun üzerine kardeşim, işlerinin yolunda gittiğini, kiracı olmaktan usandığını, bu sefer bir ev alacağını söyledi. Ben de ilk etapta ticaretle meşguliyeti sebebiyle mantıklı bir iş olmadığını söyledim, ev almasına her ne kadar karşı çıksam da, rahmetli babası gözüyle baktığım kardeşim için çok sevindim. İçimden “yükün hafifledi, bırak alsın” dedim. Kardeşim 4 milyonluk bir ev aldı. Tapu muamelesine şahit olduğum için 2 milyon daha destek çıktım. (2-3 aydır hatırı sayılır para kazanan dostlarım kapıda bekliyordu, sen okey diyorsan ilave çıkabiliriz diye)

Aralık ayına geldiğimizde 3 çocuğum ve eşimle beraber umreye gitmeye niyetlendik.

Kardeşimin satın aldığı eve eşya lazım olur, işi görülsün diye kredi kartı kullandırmak suretiyle verdiğim 400-500 bin TL’yi almaya, geri istemeye utandım. Eşimin altınlarını bozdum. Çocuk günahtır deyip istemeye utandık.

Umre’ye giderken kendisine dedim ki “biraderim, bak rahmetli babamız başımızda yok. Ara ara kaçamak söylemlerin oluyor. Bak bir sıkıntın varsa söyle abin olarak el uzatayım. Yarın bir sıkıntı olursa millet der ki, bunlar el alemin parasıyla Allah’ın evine gidip paramızı yediler”

“Abi abartıyorsun vallahi bir sorun yok” dedi.

12 günlük Umre dönüşüm sonrası 3. günde kardeşim iflasını açıkladı.

Borç 40 milyon TL.

Elinde sadece 1 ev var. 5 milyon değere ulaşmış, Bir de araba 1 Milyon TL.

34 milyon lira batak.

Listede alacaklı 39 kişi var, 20 si akraba eş, dost.

Meğer prestij için (teminat hissi vermek için) ev almış. Aldığı evi 39 kişiye de anlatmış.

Batmış, “ha kurtarırım ha çıkarım” deyip 5-10 milyonluk borç, oldu sana 40 milyon.

Kız kardeşlerim, damatlar, erkek kardeşler, amca çocukları kim varsa hepsini berbat etti.

Ben de o dostlara kefil oldum. Hatırı sayılır para kazandırdım. Hem de tek kuruş menfaatim olmadı. Tek menfaatim kardeşime iyilik…

20 yıldır hatırı sayılır bir işte çalışıyorum. 10 yıllık bir evim vardı, bu olay sonrası satmak zorunda kaldım.

Bu 15 aylık süreçte;

Kahvede 5-6 masa kapatan tas kafalı adamları olan Tahsilatçıların eline düştük. Mafyalar, ağır abiler, dayılar, amcalar, ben paramı alırım diyen babayiğitler…. En çok ta dostlar!

Ev bark kalmadı, borç altına girdik, elde avuçta ne var kaybettik.

15 gün önce kalp krizi geçirdim, kalbim durdu, elektroşok ile hayata tutundum.

Kardeşimin halen nerde para kaybettiğini bilmiyorum. Hanımı bilmiyor. Annem bilmiyor, kimse bilmiyor. 1 çocuğu var.

Yalanlar silsilesine battığı için 1 senedir konuşmuyoruz, ölmesin de ne hali varsa görsün benden uzak olsun modundayım…

Ya bahis, ya kumar olduğunu düşünüyorum.

15 ayın sonunda çok şükür tünelin ucunu görür olduk.

Bir zamanlar veren eldik, elhamdulillah…

Tek dileğim, Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. O kırgın olduğum eş-dost da dahil.

Saygı ve selamlarımla.

Evet, bu mektuba dahil edecek çok söz yok. Ağabey, üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ve elini taşın altına koyarak son kuruşuna, hatta evini satarak kardeşinin bataklıktan çıkmasını sağlamış. Ama ortada bir gerçek varki; ağabey, başka olaylarda yaş adığımız ve sonu kötü şeylerle sonuçlanan hadiseler öncesinde durumu farketmiş ve büyük bir fedakârlık örneği göstererek kardeşini kurtarmak için elinden geleni yapmış.

Hepimiz biliyoruz ki; Batman genç liğinin  (25-40) yaş gurubunun önemli bir kısmı yasal olmayan yolları tercih ediyor ve yukarıda anlatıldığı gibi zibil gibi para kazanıyorlar. Ancak unutulan bir şey var. Zibil gibi kazanılan bu paralar, başkalarının kaybettiği paralardır ve bundan dolayı çok evler yıkılıyor, intiharlar oluyor, aileler dağılıyor.

Lütfen herkes bu mektubu okusun ve yakınlarına, dostlarına, çocuklarına da okutup bu işlerin doğru olmadığını, havadan kazanılan paranın boğazdan geçmediğini ve o kişinin mutlak surette bu dünyada olmasa da öbür dünyada bedelini ödeyeceğini söylesin. Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ