<div>Bir müddet önce de Necat Nasıroğlu Külliyesinde konser verilmesine tepki gösterilmişti. HÜDA PAR baştan beri Necat Nasıroğlu külliyesindeki salonda konser verilmesine karşı çıkarak tavrını ortaya koymuş ve konuyu sürekli gündeminde tutmuştu. Basın açıklaması, yürüyüş ve tepkiler dışında HÜDA PAR yöneticileri milletvekili Ferhat Nasıroğlu ile görüşerek rahatsızlıklarını dile getirdiler.</div> <div>Önce Külliye nedir, onun lügâtlardaki karşılığını okuyalım: “Belirli bir yerde toplanmış birkaç binadan oluşan yapılar topluluğudur. Sosyal amaçlar için inşa edilmiş, cami esas olmak üzere, çevresinde çeşitli sosyal görevi olan binaların düzenlenmesi ile meydana gelir.” Yani deniliyor ki; içinde cami başta olmak üzere çevresinde çeşitli sosyal görevi olan binalara Külliye denir.</div> <div>Batman’da son dönemde kamuoyunda tartışılan konulardan biri de Necat Nasıroğlu Külliyesi bünyesindeki salonda düzenlenen konserler oldu. Daha önce de bu konuda çeşitli tepkiler dile getirilmiş, özellikle HÜDA PAR yöneticileri başından beri külliye içerisindeki salonda konser verilmesine karşı olduklarını açıkça ifade etmişlerdi. Parti temsilcileri bu tavırlarını sadece sözlü açıklamalarla değil, basın açıklamaları, yürüyüşler ve çeşitli protestolarla da gündeme taşıdılar. Hatta konuyu doğrudan muhataplarına iletmek amacıyla Ferhat Nasıroğlu ile görüşerek rahatsızlıklarını kendisine aktardılar.</div> <div>Bu tartışmayı sağlıklı değerlendirebilmek için önce “külliye” kavramının ne ifade ettiğine bakmak gerekir. Lügâtlarda külliye; belirli bir yerde toplanmış birkaç binadan oluşan yapılar topluluğu olarak tanımlanır. Bu yapılar genellikle sosyal amaçlar için inşa edilir ve cami merkez olmak üzere çevresinde çeşitli sosyal görevi bulunan binaların düzenlenmesiyle ortaya çıkar. Tarihi külliyelere baktığımızda caminin yanında medrese, aşevi, kütüphane, hamam ya da farklı sosyal alanların bulunduğunu görürüz. Yani külliye kavramı sadece ibadet edilen bir mekânı değil, aynı zamanda toplumun sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapıların bütününü ifade eder. Bu açıdan bakıldığında bir külliyede caminin bulunması kadar, sosyal etkinliklerin yapılabileceği mekânların yer alması da kavramın doğası içinde değerlendirilebilir.</div> <div>Batman’da yaşanan tartışma da aslında tam bu noktada yoğunlaşıyor. Külliye bünyesindeki salonda konser verilmesine karşı çıkan kesimler, caminin bulunduğu bir mekânın çevresinde bu tür etkinliklerin yapılmasının Müslüman toplumun hassasiyetleriyle bağdaşmadığını savunuyor. Konuyu sürekli gündemde tutan HÜDA PAR temsilcileri de bu görüş doğrultusunda itirazlarını sürdürdüler. Tartışmaların büyümesi üzerine konu Nasıroğlu ailesine iletildi ve tepkiler dikkate alınarak bazı düzenlemeler yapıldı. Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun girişimiyle konserlerin verildiği salonun giriş kısmı değiştirilerek cami ile olan doğrudan bağlantısı ayrıldı. Böylece konsere gidecek olanların cami alanıyla karşılaşmadan salona ulaşmaları sağlanmış oldu.</div> <div>Ancak yapılan bu düzenlemeye rağmen itirazlar tamamen sona ermiş değil. HÜDA PAR’lılar, girişin değiştirilmesini yeterli görmeyerek külliye içerisinde hiçbir şekilde konser verilmemesi gerektiğini savunmaya devam ediyor. Buna karşılık külliyenin işletme hakkına sahip olan Nasıroğlu ailesi ile yetkililerin, tesisin sosyal etkinliklere açık bir alan olduğu düşüncesiyle bu taleplere mesafeli yaklaştığı görülüyor. Mevcut tabloya bakıldığında, tepkilere rağmen burada kültürel etkinliklerin ve konserlerin devam edeceği yönünde bir kanaat oluşmuş durumda.</div> <div>Bu tartışma Batman kamuoyunu da iki farklı görüş etrafında toplamış görünüyor. Bir kesim, HÜDA PAR’ın dile getirdiği hassasiyetleri paylaşarak caminin bulunduğu bir yerde konser verilmesini doğru bulmadığını ifade ediyor. Bu görüşü savunanlar, taleplerinin dikkate alınması için gerektiğinde farklı demokratik yollarla tepkilerini göstermeye devam edeceklerini de belirtiyorlar.</div> <div>Diğer tarafta ise daha farklı düşünen bir kesim var. Bu kesime göre yapılan düzenlemelerle cami ile konser salonu arasındaki fiziksel bağlantı zaten ortadan kaldırılmış durumda. Dolayısıyla bu konunun sürekli tartışma konusu yapılmasının çok da gerekli olmadığı düşünülüyor</div> <div>Elbette toplumların örf ve adetleri vardır ve bu değerler herkes için önemlidir. Ancak bir külliyenin sosyal yönü de göz ardı edilmemelidir. Külliyeyi yönetenlerin buraya toplumun değerlerini rencide edecek gösteriler getirmesi elbette düşünülemez. Kimse böyle bir yerde ahlaka aykırı programların yapılmasını kabul etmez. Fakat bunun dışında bir sanatçının gelip şarkı söylemesi ya da dengbejlerin tarihi olayları uzun havalarla anlatıp kültürel mirası yaşatması, birçok kişiye göre toplumun kültürel hayatına katkı sunan etkinlikler olarak değerlendirilebilir.</div> <div>Sonuç olarak ortaya çıkan tablo, aslında Batman’da farklı hassasiyetlerin ve beklentilerin bir arada bulunduğunu gösteriyor. Bir taraf dini hassasiyetlerin korunmasını öncelik olarak görürken, diğer taraf sosyal ve kültürel etkinliklerin de şehir hayatının bir parçası olduğunu düşünüyor. Bu tür tartışmalarda önemli olan, farklı görüşlerin karşılıklı saygı içinde ifade edilebilmesi ve ortak bir anlayışın oluşmasına zemin hazırlanmasıdır. Batman’ın hem değerlerine sahip çıkan hem de kültürel hayatını zenginleştiren bir şehir olması için sağduyulu bir yaklaşımın her zamankinden daha fazla önem taşıdığı açıktır.</div> <div>Hoşça kalınız.</div>