USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

3.CÜ YANGIN OLMADAN SORUNU ÇÖZELİM

3.CÜ YANGIN OLMADAN SORUNU ÇÖZELİM

Bugün dikkat çekmek istediğim konu, üzerinde ciddiyetle durulması gereken ve ihmal edildiği takdirde çok daha büyük sonuçlar doğurabilecek bir meseledir. Amacım herhangi bir kişiyi, kurumu ya da yöneticiyi eleştirmek değildir. Tam tersine, yaş ananlardan ders çıkararak sorunun nasıl çözülebileceğini birlikte düşünmek ve yetkililerin dikkatini önemli bir riske çekmektir.

Geçtiğimiz hafta Batman eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen yangın , sevindirici bir şekilde büyümeden kontrol altına alındı. Can kaybı ya da büyük bir maddi zarar yaşanmadan söndürülen bu yangın ilk bakışta küçük bir olay gibi görülebilir. Ancak olayın perde arkasına bakıldığında, aslında üzerinde durulması gereken ciddi bir güvenlik zafiyetinin bulunduğu görülmektedir.

Edinilen bilgilere göre yangın, yine fişte unutulan bir su ısıtıcısından kaynaklandı. Uzun süre çalışmaya devam eden cihazın aşırı ısınması sonucu yangın çıktı. Daha da düşündürücü olan ise bunun ilk kez yaşanmamış olmasıdır. Geçen yıl da benzer nedenle aynı hastanede bir yangın meydana gelmişti. İki ayrı olayın aynı sebepten kaynaklanması artık bunun tesadüf olmadığını, sistemsel bir eksikliğin bulunduğunu göstermektedir.

Hastaneler, insanların sağlıklarına kavuşmak için geldikleri, her saniyenin büyük önem taşıdığı kurumlardır. Böyle bir ortamda çıkabilecek en küçük yangın bile yalnızca maddi zarara yol açmaz; yoğun bakım hastalarından ameliyathaneye, yeni doğan bebeklerden yaşlı hastalara kadar yüzlerce insanın hayatını tehlikeye sokabilir. Bu nedenle “nasıl olsa büyümeden söndürüldü” anlayışı yerine, “bir daha yaşanmaması için ne yapmalıyız?” sorusunu sormak zorundayız.

Burada personeli suçlamak da doğru değildir. Gece nöbetlerinde görev yapan sağlık çalışanları, yoğun tempo içinde saatlerce hizmet veriyor. Doğal olarak bir bardak çay ya da sıcak içecek ihtiyaçları oluyor. Ancak nöbet saatlerinde bu ihtiyacı karşılayacak düzenli bir sistem bulunmayınca birçok personel kendi su ısıtıcısını getirerek çözüm üretmeye çalışıyor. Yoğunluk sırasında fişte unutulan bir cihaz ise istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Sorunun temelinde ihmalle birlikte, kurumsal bir ihtiyacın yeterince planlanmamış olması da yatıyor.

Oysa çözüm sanıldığı kadar zor görünmüyor. Mesai saatleri sona erdikten sonra poliklinikler kapanıyor, sadece Acil Servis ve yataklı servisler hizmet vermeye devam ediyor. Yataklı servislerde sıcak içecek konusunda ciddi bir sorun yaşanmasa da Acil Servis ve nöbet tutulan diğer birimlerde bu ihtiyaç hissediliyor. hastane yönetimi uygun bir noktada gece boyunca hizmet verecek küçük bir çay ocağı oluşturabilir ya da merkezi bir sıcak içecek sistemi kurabilir. Görevlendirilecek bir personel aracılığıyla nöbetçilere çay servisi yapılması hem çalışanların ihtiyacını karşılayacak hem de odalarda çok sayıda elektrikli su ısıtıcısı kullanılmasının önüne geçecektir.

Bunun yanında birçok kamu kurumunda kullanılan büyük çay semaverleri veya güvenlik standartlarına uygun merkezi sıcak su cihazları da pratik bir çözüm olabilir. Belirli ve kontrol altında tutulan noktalara yerleştirilecek bu sistemler sayesinde herkes ihtiyacını güvenli şekilde karşılayabilir. Böylece hem çalışanların konforu sağlanır hem de yangın riski önemli ölçüde azaltılmış olur.

“Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüsünde yakalanır” sözü tam da bu durum için söylenmiş gibidir. Aynı sebeple iki kez yangın yaşanmışsa artık üçüncü olayın yaşanmasını beklemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bugüne kadar şanslıydık. Ancak şansın sonsuza kadar bizimle olacağını kimse garanti edemez. Bir gün küçük görülen bir ihmal, telafisi mümkün olmayan acılara neden olabilir.

Bu nedenle İl Sağlık Müdürlüğü ile Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetiminin konuyu ayrıntılı şekilde değerlendirmesinde büyük yarar vardır. Belki bizim aklımıza gelmeyen çok daha etkili ve kalıcı çözümler geliştirebilirler. Önemli olan, yaşanan iki olayın sıradan bir vaka olarak görülmemesi ve gerekli tedbirlerin gecikmeden alınmasıdır.

Unutmamak gerekir ki başarı lı yöneticilik, sadece sorunlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, henüz yaşanmadan riskleri ortadan kaldırabilmektir. Temennimiz, bu uyarıların dikkate alınması ve üçüncü bir yangını konuşmak zorunda kalmadan gerekli önlemlerin hayata geçirilmesidir. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir bina değil, her gün binlerce insanın umutla başvurduğu bir sağlık kurumunun güvenliğidir.

Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ