USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

NASIL ÖNLEYECEĞİZ?

NASIL ÖNLEYECEĞİZ?

Son yıllarda iş dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri de genç yaşta kurulan şirketlerin sayısındaki hızlı artıştır. Elbette genç lerin ticarete atılması, üretim yapması, istihdam oluşturması ve ekonomiye katkı sunması sevindirici bir gelişmedir. Ancak madalyonun diğer yüzünde, devletin ve ilgili kurumların dikkatle takip etmesi gereken farklı bir tablo da bulunmaktadır.

Yaklaşık iki-üç yıl önce batman Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Abdulkadir Demir ile yaptığım bir görüşmede, kendisinin özellikle üzerinde durduğu önemli bir konu olmuştu. Başkan Demir, son yıllarda 20-25 yaş aralığındaki çok sayıda gencin Ticaret ve Sanayi Odası’na başvurarak şirket kuruluşu gerçekleştirdiğini, bu artışın dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etmişti.

Elbette Ticaret ve Sanayi Odalarının görevleri yasalarla belirlenmiştir. Gerekli belgeleri eksiksiz olarak tamamlayan bir kişinin üyelik başvurusunu reddetme gibi bir yetkileri bulunmamaktadır. Başkan Demir de bu nedenle ellerinin bağlı olduğunu, mevzuata uygun şekilde başvuran herkesi kayıt altına almak zorunda kaldıklarını söylemişti.

Ancak asıl üzerinde durduğu konu, bazı şirketlerin kuruluş amaçlarının gerçekten ticari faaliyet yürütmek olup olmadığıydı. Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen soruşturmalarda; paravan şirketler üzerinden sahte fatura düzenlenmesi, yasa dışı bahis gelirlerinin aklanması, finansal dolandırıcılık ve benzeri suçlara ilişkin iddialar yer almaktadır. Bu nedenle, kısa sürede çok sayıda şirket kurulmasının yalnızca ekonomik bir veri olarak değerlendirilmemesi gerektiği de açıktır.

Sayın Demir’in anlattığına göre bu konu yalnızca Batman’ın değil, ülke genelinde üzerinde durulması gereken bir mesele olarak görülmüş, kendisi de yaşanan sıkıntıları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na aktarmıştı. Bu da sorunun bireysel değil, sistemsel yönlerinin bulunduğunu göstermektedir.

Aslında çözüm üretmek sanıldığı kadar zor olmayabilir. Burada Ticaret ve Sanayi Odalarını suçlamak ya da onlara yeni sorumluluklar yüklemek doğru değildir. Çünkü odalar, kanunun verdiği görev çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Asıl görev; denetim ve soruşturma yetkisine sahip kamu kurumlarına düşmektedir.

Belirli periyotlarla yeni kurulan şirketlerin faaliyetleri analiz edilebilir. Kuruluş amacına uygun üretim veya ticari faaliyet yürütüp yürütmedikleri, vergi kayıtları, çalışan sayıları, ticari hareketlilikleri ve ekonomik faaliyetleri ilgili kurumlar tarafından risk analizine tabi tutulabilir. Gerçek anlamda ticaret yapan işletmeler zaten bundan rahatsız olmayacaktır. Aksine bu tür denetimler, dürüst esnafı ve yatırımcı yı haksız rekabetten koruyacaktır.

Bir şirket kurulmuşsa, makul bir süre içerisinde gerçekten faaliyet gösterip göstermediği büyük ölçüde anlaşılabilir. Üretim var mı? Hizmet sunuluyor mu? Ticari hareketler faaliyet alanıyla uyumlu mu? Bunlar incelendiğinde risk taşıyan yapıların erkenden tespit edilmesi mümkün olabilir. Böylece hem mali suçların önüne geçilebilir hem de ekonomik sistem daha sağlıklı bir zemine oturabilir.

Hiç kimse genç girişimcilerin önünü kesmek istemez. Tam tersine ülkemizin üretime, ihracata ve yeni yatırımlara ihtiyacı vardır. Ancak girişimcilik adı altında kurulan her şirketin gerçekten ticaret amacı taşıyıp taşımadığı konusunda da devletin gerekli hassasiyeti göstermesi gerekir. Çünkü birkaç kötü niyetli yapı, binlerce dürüst girişimcinin emeğine gölge düşürebilmektedir.

Şirket sayısındaki artış tek başına ekonomik büyümenin göstergesi değildir. Asıl önemli olan; kurulan şirketlerin üretime, istihdama, ihracata ve ülke ekonomisine ne kadar katkı sağladığıdır. Gerçek yatırımcıların desteklendiği, yasa dışı faaliyetlere aracılık ettiği iddia edilen yapıların ise zamanında tespit edildiği bir sistem hem iş dünyasının güvenilirliğini artıracak hem de toplumun adalet duygusunu güçlendirecektir.

Temennimiz odur ki, ilgili kurumlar bu konuda gerekli koordinasyonu sağlayarak riskli alanları daha etkin denetler, dürüst ticaret yapan işletmeleri korurken yasa dışı faaliyetlere zemin hazırladığı tespit edilen yapılara da hukuk çerçevesinde gereken müdahaleyi yapar. Güçlü ekonomi ancak şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir bir ticaret ortamıyla mümkündür.

Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ