<div>Petrolspor, Bursaspor karşısında ilk 45 dakikada taraftarına umut verdi; kalan bölümde ise o umudu kendi elleriyle sahadan sildi. Maç başlamadan önce içimde ciddi bir endişe vardı. Açıkçası sezon başından bu yana sergilenen futbolu düşünerek, “Eğer bildiğimiz Petrolspor sahaya çıkarsa bu maçı kazanamayız” diye tahmin ediyordum. Fakat ilk düdükle birlikte sahada gördüğüm takım, önceki haftalardaki Petrolspor’dan çok farklıydı. Arzuluydu, istekliydi ve iyi mücadele ediyordu. Topa koşuyor, rakibe basıyor, kazanmak için adeta sahaya yüreğini koyuyordu.</div> <div>Hatta bir ara, “Yönetim bu maçın galibiyet primini herhalde yüksek tuttu” diye düşünmedim de değil! Çünkü futbolcuların ortaya koyduğu mücadele, sezonun diğer maçlarına göre oldukça farklıydı. 29. dakikada Doria’nın attığı golle Petrolspor 1-0 öne geçince tribünlerde de umut tavan yaptı. Herkes, “Bu golün arkası gelir” diye beklemeye başladı.</div> <div>İlk yarı gerçekten de Petrolspor adına alkışlanacak bir futbol ortaya koydu. Futbolcuların tamamı ellerinden geleni yaptı. Takım halinde mücadele edildi, rakibe kolay oyun kurma fırsatı verilmedi. En önemlisi de sahada kazanmayı isteyen bir Petrolspor vardı.</div> <div>Ama futbol 45 dakika oynanmıyor!</div> <div>İkinci yarıda dengeler değişmeye başladı. 60. dakikada kazanılan penaltıyı Iheanacho gole çevirdi ve skor 1-1’e geldi. Bu golden sonra Petrolspor’da yorgunluk belirtileri daha fazla hissedilmeye başlandı. Orta saha geriye çekildi, futbolcuların koşu mesafeleri düştü, rakibe verilen alanlar arttı. Tecrübeli Bursaspor da işte tam bu noktada devreye girdi.</div> <div>85. dakikada Iheanacho’nun attığı gol tribünlere adeta buz kestirdi. İlk yarıda rakibine nefes aldırmayan Petrolspor, maçın son bölümünde oyunun kontrolünü kaybetmişti. Bursaspor tecrübesini konuşturdu ve bulduğu fırsatı değerlendirerek üç puanı aldı. Hakemin takdir haklarını Bursaspor lehine kullandırması da gözden kaçmadı.</div> <div>Elbette bu yenilgi dünyanın sonu değil. Ancak Petrolspor’un artık bazı gerçeklerle yüzleşmesi gerekiyor. Çünkü sezon başından bu yana takımı eleştiriyorum. Hatta lider olduğumuz dönemlerde bile oynanan futbolun yeterli olmadığını söyledim. Cumartesi günü ise ilk 45 dakikada Petrolspor beni gerçekten şaşırttı. Demek ki bu takım istediği zaman mücadele edebiliyor, rakibine üstünlük kurabiliyor ve taraftarına umut verebiliyordu.</div> <div>Öyleyse mesele ne?</div> <div>Mesele, bu mücadeleyi 90 dakikaya yayabilmekte. Bir futbol takımı ilk yarıda şampiyonluk adayı gibi oynayıp ikinci yarının son bölümünde oyundan düşüyorsa burada teknik heyetin de, futbolcuların da, yönetimin de kendisine dönüp bakması gerekir.</div> <div>Teknik Direktör Selçuk Şahin’in de takımın yorulduğunu gördüğü noktada oyunu tutmaya, beraberliği korumaya yönelik hamleler yapması beklenir. Futbol biraz da rakibin durumunu okumaktır. Hele karşınızda Bursaspor gibi tecrübeli ve zirve yarışının içinde olan bir takım varsa, rakibin zaafları kadar kendi takımınızın sınırlarını da bilmek zorundasınız.</div> <div>Şimdi önümüzde Iğdırspor maçı var. Üstelik Ankara’da oynanacak ve karşımızda yine güçlü ve tecrübeli bir rakip olacak. Bu maç Petrolspor açısından sıradan bir karşılaşma olmaktan çıkmıştır. Kazanılması halinde yeniden ayağa kalkmak, moral bulmak ve yarışın içinde kalmak mümkün. Ancak bir mağlubiyet daha alınması halinde rakiplerle aradaki puan farkının 5-6’lara çıkması, işimizi çok daha zorlaştırabilir.</div> <div>Artık tribünün de sabrı sınanıyor.</div> <div>Yönetim bugüne kadar taraftardan takıma sahip çıkmasını, tribünleri doldurmasını, Petrolspor’u yalnız bırakmamasını istedi. Taraftar grupları da üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Deplasmanlarda, iç sahada, yağmurda, sıcakta takımın arkasında durdu. Ancak taraftardan sürekli fedakârlık beklenirken sahadaki futbolcuların da aynı fedakârlığı göstermesi gerekiyor.</div> <div>Futbolcular profesyonel olabilir. Maaşlarını, transfer ücretlerini ve primlerini alabilirler. Bunlar profesyonel futbolun doğal şartlarıdır. Fakat profesyonellik yalnızca ücret almak değildir. Profesyonellik aynı zamanda kötü gidişatta sorumluluk almak, mücadele etmek, formanın hakkını vermek ve kaybedilen maçın ardından gerçekten üzülmektir.</div> <div>Bir futbolcunun “Oynadık ama Bursaspor’a yenildik, önümüze bakacağız” diyerek bu yenilgiyi sıradanlaştırması kabul edilemez. Çünkü Petrolspor sıradan bir takım değildir. Bu takımın arkasında büyük bir şehir, büyük bir taraftar kitlesi ve yıllardır başarı özlemi çeken insanlar var.</div> <div>Yönetimin de artık tribünün sesini daha iyi duyması gerekiyor. İstanbul takımlarıyla oynanan maçlar öncesindeki çeşitli organizasyonlardan transfer çalışmalarına kadar her konuda öncelik sahadaki başarı olmalıdır. Ara transfer dönemi henüz gelmeden eksikler tespit edilmeli, takımın hangi bölgelerinde takviye gerektiği şimdiden belirlenmelidir.</div> <div>Kimse Petrolspor’un bir maç kaybetmesine karşı değil. Futbolda galibiyet de var, mağlubiyet de… Asıl mesele, mağlubiyetten ders çıkarabilmek. Bursaspor karşısında ilk yarıda gösterilen mücadele bize aslında bu takımın kapasitesini gösterdi. Şimdi yapılması gereken, o futbolu 90 dakikaya yaymak ve yeniden ayağa kalkmaktır.</div> <div>Eleştiri bazen can sıkabilir, bazı yöneticilerin veya futbolcuların hoşuna gitmeyebilir. Ancak eleştirinin amacı Petrolspor’u yıpratmak değil, yanlışların görülmesini sağlamaktır. Yönetim gerçeği görür, teknik heyet gerekli dersleri çıkarır, futbolcular da sorumluluk alırsa bu kötü gidişat tersine çevrilebilir.</div> <div>Çünkü daha sezon bitmedi.</div> <div>Fakat bundan sonraki her maçın değeri biraz daha arttı. Şimdi söz futbolcularda, teknik heyette ve yönetimde… Taraftar görevini bugüne kadar fazlasıyla yaptı. Bundan sonrası için sahada aynı mücadeleyi, aynı inancı ve aynı kazanma arzusunu görmek istiyor.</div> <div>Petrolspor’un ihtiyacı olan şey bahane değil, reaksiyondur. Iğdırspor maçı artık yalnızca üç puan için oynanacak bir karşılaşma değildir; bu takımın karakterini, hedefini ve ayağa kalkma iradesini göstereceği bir sınavdır.</div> <div>Şimdi herkes sorumluluk almalı. Yönetim gereken hamleyi yapmalı, teknik heyet doğru kararları vermeli, futbolcular formanın ağırlığını hissetmeli. Taraftar ise yine tribünde yerini alacak; ancak bu kez karşılığında söz değil, sahada mücadele ve sonuç görmek isteyecek.</div> <div>Petrolspor, ya bu maçla yeniden ayağa kalkacak ya da kendi hedeflerinden biraz daha uzaklaşacak. Artık mazeret zamanı değil. Şimdi sahaya çıkma, mücadele etme ve Petrolspor’un gerçek gücünü gösterme zamanıdır!</div> <div>Hoşça kalınız.</div>