USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

KLİMANIN SERİNLİĞİNE ALDANMAYIN, ÇOCUKLARINIZI KORUYUN

KLİMANIN SERİNLİĞİNE ALDANMAYIN, ÇOCUKLARINIZI KORUYUN

Batman’ın sıcağı artık yalnızca Batmanlıların bildiği bir gerçek değil. Kentimize yolu düşen yabancılar, özellikle yaz aylarında karşılaştıkları 44-45 derecelik sıcaklıklar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Memleketlerine döndüklerinde de “Hiç bir yerde böyle bir sıcaklık görmedik” diyerek yaşadıklarını anlatıyorlar. Oysa biz Batmanlılar için bu sıcaklıklar yeni değil. Bundan 40-50 yıl önce de yaz aylarında kavurucu sıcaklarla mücadele ediyorduk, bugün de ediyoruz. Farklı olan ise hayatımızı kolaylaştıran teknolojilerin artması ve artık sıcağa karşı klimalara çok daha fazla bağımlı hale gelmemiz.

Bugün neredeyse her evde klima veya başka bir soğutma sistemi bulunuyor. Kafeler, restoranlar, lokantalar, pastaneler, mağazalar, alışveriş merkezleri ve işyerleri de aynı şekilde klimalarla serinletiliyor. İnsanlar doğal olarak sıcaktan bunaldıklarında klimanın karşısına geçiyor, serinliğin keyfini çıkarıyor. Hatta zaman zaman klimayı doğrudan üzerimize üfletecek şekilde ayarlıyor, geceleri de “serin uyuyalım” düşüncesiyle klimanın altında yatıyoruz.

İşte asıl tehlike de burada başlıyor.

Klimanın kendisi düşmanımız değil. Doğru kullanıldığında sıcak havalarda hayatımızı kolaylaştıran önemli bir araç. Ancak yanlış kullanım, özellikle çocuklar açısından ciddi rahatsızlıklara yol açabilecek koşullar oluşturabiliyor. Birkaç saatlik serinlik uğruna kendimizi veya çocuklarımızı doğrudan soğuk hava akımına maruz bırakmak, sıcak-soğuk arasındaki ani geçişlere dikkat etmemek, klimayı gereğinden fazla düşük sıcaklığa ayarlamak doğru değil.

batman gibi yaz sıcaklıklarının çok yüksek olduğu bir kentte insanın aklına şu soru geliyor: “Hava 45 dereceyken insan nasıl üşütür?” Üşütür! Çünkü hastalanmamız için dışarıda havanın soğuk olması gerekmiyor. Aşırı sıcak ortamdan çok soğuk ve kuru bir ortama geçmek, ardından yeniden sıcağa çıkmak, özellikle hassas bünyelerde çeşitli solunum yolu ve diğer rahatsızlıkları tetikleyebiliyor. Klima karşısında uzun süre kalmak da bazı kişilerde burun tıkanıklığı, boğaz ve solunum yollarında rahatsızlık, baş ağrısı, kas tutulması gibi şikâyetlere neden olabiliyor.

Son günlerde kiminle konuşsak benzer şikâyetler duyuyoruz. “Boğazım ağrıyor”, “burnum akıyor”, “öksürüyorum”, “vücudum tutuldu”, “çocuğum ateşlendi” diyenlerin sayısı az değil. Hastanelerde de mevsimsel rahatsızlıklar nedeniyle yoğunluk yaşanıyor. Elbette her hastalığın sebebini klimaya bağlamak doğru değildir. Ancak klima kullanımındaki yanlışların hastalık riskini artırabilecek koşullar oluşturabileceğini de görmezden gelemeyiz.

Hele söz konusu olan çocuklarımızsa çok daha dikkatli olmak zorundayız.

Bir anne-baba düşünün; dışarıdaki 45 derecelik sıcaktan bunalan üç-dört yaşındaki çocuğunu serinlesin diye klimanın tam karşısına yatırıyor. Çocuk saatlerce soğuk hava akımına maruz kalıyor. Ertesi gün ateşi çıkıyor, hapşırıyor, burnu akıyor, öksürüyor ve geceleri uyuyamıyor. Anne-baba da “Bu sıcakta çocuk nasıl hasta oldu?” diye şaşırıyor. Oysa burada yapılması gereken, çocuğu klimanın altına yatırmak değil, ortamı makul bir sıcaklıkta ve doğrudan hava akımına maruz bırakmadan serin tutmaktır.

Anne ve babalara özellikle seslenmek istiyorum: Kendinizi düşünmüyorsanız bile çocuklarınızı düşünün. Çocukların vücutları yetişkinler kadar dayanıklı değildir. Onları klimanın doğrudan karşısında bırakmayın, gece boyunca üzerine soğuk hava üflemesine izin vermeyin. Klimayı mümkün olduğunca uygun bir sıcaklıkta çalıştırın, hava akımının yönünü doğrudan insanlara çevirmeyin ve dışarıdaki kavurucu sıcak ile klimalı ortam arasındaki ani sıcaklık farklarına dikkat edin.

Burada amaç kimseyi klimadan uzaklaştırmak değil, klimayı bilinçli kullanmayı hatırlatmaktır. Çünkü klima Batman gibi sıcak kentlerde bir lüks olmaktan çıkmış, çoğu insan için ihtiyaç haline gelmiştir. Fakat ihtiyaç olması, sınırsız ve yanlış kullanılabileceği anlamına gelmez.

Bu konuda başta sağlık kuruluş larımız olmak üzere ilgili kurumların da vatandaş ları daha fazla bilgilendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlık Müdürlüğümüz, hekimlerimizin görüşleri doğrultusunda yaz aylarında klima kullanımı konusunda kamuoyunu bilgilendirici uyarı lar yapabilir. Özellikle çocukların, yaşlıların ve hassas bünyeye sahip insanların nasıl korunması gerektiği konusunda ailelere yol gösterebilir.

Unutmayalım; Batman’ın sıcağından kaçarken başka bir sağlık sorununa yakalanmak zorunda değiliz. Biraz dikkat, biraz bilinç ve biraz da ölçü, bizi hastane kapılarından uzak tutabilir. Klimanın serinliği güzel, ama yanlış kullanıldığında bedeli ağır olabilir.

Sıcakların daha da arttığı şu günlerde anne-babalara bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Çocuklarınızı klimanın altında yatırmayın, doğrudan soğuk hava akımına maruz bırakmayın ve “Serinlesin” derken onları hasta etmeyin. Çünkü birkaç derecelik serinlik geçici bir rahatlık sağlayabilir ama çocuğunuzun sağlığı her şeyden daha değerlidir.

Batman’ın sıcağına alışığız. Yıllardır bu sıcaklarla yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Yeter ki sıcaktan korunurken sağlığımızı korumayı da bilelim. Klimanın rahatlığına aldanmayalım; serinliği bilinçle kullanalım, özellikle de çocuklarımızı bu konuda daha fazla koruyalım.

Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ