90’lı yıllar…Hafızanın tozlu raflarında saklanan, adı anıldığında insanın içine usulca bir sızı bırakan yıllar.
1992–1996…Batman 19 Mayıs Mahallesi’nde, Sağlık Meslek Lisesi öğrencisiyiz. Şehir bugünkü gibi kalabalık değil; sokaklar daha sessiz, zaman daha yavaş akıyor. Mehtap ile meydan arası bir yer… Meydanda Sason’lu Kazım Usta’nın lokantası… Birinci Cadde, İkinci Cadde… Midyat Garajı… Ve sayılı birkaç mekân daha. Şehir küçük ama hatıralar büyük.
Öğrencilik işte…Gazete alacak paramız yok. Sason’un kırsalından çıkıp gelmişiz şehre. Ama merak var; ilde neler oluyor, kim ne yazıyor, şehir ne konuşuyor… Öğrenme iştahı cebimizden büyük.
Batman Gazetesi o yıllarda haftalık çıkardı. Yanlış hatırlamıyorsam ofset baskı da yoktu. Harfler tek tek dizilirdi; emek, sabır ve alın teriyle… Haftada bir gün çıkardı gazete. O gün bizim için bayram gibiydi.
Gazete alamayınca ne yapardık?Okul çıkışı soluğu Midyat Garajı’nda alırdık. Gazetenin ofisinin camına asılırdı yeni sayı. Bir hafta boyunca… İnsanlar gelir, camın önünde ayakta durur, sessizce okurdu. İlk gün kalabalık olurdu; omuz omuza, göz göze… Sonraki günler seyrekleşirdi.
Biz hep ilk günü beklerdik.Haber tazeyken, kelimeler sıcakken…
Hiç unutmam; biz camdan gazeteyi okurken içeride Nizamettin İzgi ağabey otururdu. O zaman da gazetenin patronuydu. Gelenle ilgilenir, yeni sayının telaşını yaşar, bu şehrin hafızasını satır satır inşa ederdi.
Camda bir de kayıp kimlikler olurdu.Kimliğini kaybeden gazeteye ilan verirdi. Bulan getirirdi. Gazete de onları cama asardı; sahibi gelsin alsın diye… Şimdi düşününce, sadece haber değil; vicdan da asılıydı o camda.
Saf bir zaman…Sessiz, gösterişsiz ama çok sahici.
O günlerde aklımızın ucundan bile geçmezdi; bir gün bu gazetede köşe yazacağımız… Camından okuduğumuz gazetede, satırlarımızın yer alacağı…
Zaman geçti.Gazete büyüdü, şehir büyüdü, bizler de o günlerden tam 34 yılı geride bıraktık… Batman Gazetesi 63 yılı geride bıraktı, 64’üncü yılına adım attı. Kolay değil; bir şehirle birlikte yaşlanmak…
Asıl mesleğimiz sağlık…Ama öğrencilik yıllarından beri içimizde bir yazma, bir anlatma sevdası vardı. Yerel gazetelerde aralıklı yazılar, küçük haberler… Sonra bu tutku; “insana faydalı olma” niyetiyle büyüdü. İnşallah niyetimiz hâlâ halistir.
2022’den bu yana, yaklaşık dört yıldır, Batman Gazetesi’nin “Yenibahar” köşesinde sizlerle buluşuyoruz. Bazen kendimizi yazıyoruz, bazen şehri… Bazen bir hatırayı, bazen bir yarayı… Önce nefsimize, sonra insana fayda umuduyla.
Bu vesileyle…Batman Gazetesi’nin bugünlere gelmesinde emeği olan; başta Nizamettin İzgi ağabeyimize, Ramazan Bozkurt hocamıza, yılların emektarı Melek Barış hanımefendiye, gazeteciliğe adım atmamda büyük emekleri olan ve her zaman abiliğini hissettiren Ercan Atay ağabeyime, önceki dönem emektarlarından, uzun yıllar televizyon programcılığı da yapan Halit Biliz kardeşimize ve burada isimlerini tek tek sayamadığım nice emek sahibine gönülden teşekkür ediyorum.
Bir cam vitrinden başlayan hikâye, bugün satırlarda devam ediyor.Ne mutlu…
Yeni yayın hayatında Batman Gazetesi’ne başarılar diliyor, emeği geçen herkesi saygıyla selamlıyorum.