USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

DEĞER GÖRMEDİĞİMİZ YER NEDEN ÇEKİCİDİR

DEĞER GÖRMEDİĞİMİZ YER NEDEN ÇEKİCİDİR

İnsan, değer görmediği yerde eksik hisseder.

Eksik hissettiği yerde de kendini tamamlama telaşına düşer.

Bir bakış eksik kalır, bir cümle yarım gelir, bir onay gelmez.

Zihin hemen devreye girer:

“Bir şey yapmalıyım.”

Daha sevimli olayım, daha anlayışlı olayım, daha çok vereyim.

Aslında mesele karşı taraf değildir.

Mesele, içimizde uyanan o eski duygudur: Yetemedim mi?

Değer görmediğimiz kişi, bizi kendimize ispat etmeye zorlar.

Bu yüzden onun karşısında hep bir adım fazla atarız.

Şirinlik, ilgi, fedakârlık…

Hepsi birer çağrıdır: “Beni fark et.”

Bazı ortamlarda bunu çok net görürüz.

Görülmeyen kişi, kendisini gerçekten görene bakmaz.

Onu fark edenin gözünden kaçar.

Ama kendisini hiç görmeyenin gözünün içine bakar.

Sözüne düşer, dikkatine muhtaç olur.

Kazanmak için çabalar.

Bir bakış, bir tebessüm, küçücük bir onay için

olmadığı biri gibi davranmaya razı gelir.

Sevildiğimiz yerde risk yoktur.

Kaybetme korkusu azdır.

Onay hazırdır, kabul nettir.

Ve insan, tuhaf bir şekilde, hazır olanı değersizleştirir.

Çünkü sevildiği yerde kendini kanıtlama zorunluluğu yoktur.

Sevildiğimizi bildiğimiz insanı yok saymayız belki ama ertelemeye başlarız.

“Nasıl olsa orada” deriz.

“Nasıl olsa beni anlıyor” deriz.

İşte bu noktada büyük hatayı yaparız.

Bu durum sadece ilişkilerde olmaz.

Arkadaşlıkta olur.

İş hayatında olur.

Aile içinde bile olur.

Bizi zorlayan figürler, içimizdeki eksikliği tetikler.

Bizi sevenler ise o eksikliği görünmez kılar.

Ve insan,

kendi eksikliğini hatırlatan yere daha çok bağlanır.

Bu bir güç savaşı değil.

Bu bir çocukluk meselesidir.

Bir zamanlar yeterince görülmemiş, duyulmamış herkes

bugün değersiz hissettiği yere fazla emek verir.

Ve değer görmediğin yerde daha çok vermek seni sevdirmiyor; ne yazık ki sadece tüketiyor.

Sevildiğin yeri yok saymak seni güçlü yapmıyor. Sadece körleştiriyor.

İnsanı dengede tutan şey şirinlik değil, sınırdır.

Ve farkındalık.

Kim sana doğal halinle yer açıyorsa

orası gerçek yerdir.

Kim seni sürekli kendini ispat etmeye itiyorsa

orada bir eksik tamamlanmaya çalışılıyordur.

İnsan, değer görmediği kişiye şirin görünmeye çalışır

çünkü kendi değerinden şüphe eder.

Sevildiği kişiyi yok sayar

çünkü onu kaybetmeyeceğini sanır.

Ve günün sonunda hayat usulca şöyle fısıldar:

En çok çabaladığın yerden yorgun çıkarsın.

En çok ihmal ettiğin yerden eksik kalırsın.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ