<div>Bayram yaklaştı mı o cümle mutlaka bir yerden çıkar. Bir sofrada, bir sokakta, bir aile sohbetinde…</div> <div>“Ah nerede o eski bayramlar…”</div> <div>Çocukluğumun bayramlarını hatırlıyorum da aslında bugünkü gibi bolluk yoktu. Market rafları çikolata ve şekerle dolup taşmazdı. Evlerde onlarca çeşit tatlı hazırlanmazdı. Çoğu zaman bir tepsi baklava, biraz lokum, bir kavanoz şeker… Hepsi buydu.</div> <div>Ama garip bir şey vardı o bayramlarda.</div> <div>Sanki daha çok sevinç vardı. Daha çok kahkaha, daha çok kapı sesi…</div> <div>Sabah erkenden kalkılırdı. Bayramlıklar bir gün önceden yatağın başına bırakılırdı. Yeni ayakkabının kokusu, ütülenmiş gömleğin heyecanı… Çocuk için bayram neredeyse bir yıl beklenen bir mucizeydi.</div> <div>Sokaklar çocuklarla dolardı. Kapılar birer birer çalınır, “Bayramınız mübarek olsun” denirdi. Büyüklerin eli öpülür, cebimize sıkıştırılan harçlık sanki dünyanın en büyük serveti gibi gelirdi.</div> <div>Çocukluğumda hatırlarım, biz şeker toplamak için şehrin çok ötesine kadar giderdik. Bir kapıdan bir şeker, başka bir kapıdan iki şeker… Ama biri çikolata verdi mi sevincimiz beşe katlanırdı. Sanki büyük bir hazine bulmuş gibi sevinirdik.</div> <div>Akşam güneş batana kadar sokaklardaydık. Eve döndüğümüzde poşetimizi açar, şekerleri teker teker çıkarıp sayardık. Hangisi daha çok toplamış, kimde daha fazla çikolata var… O küçük hesaplar bile ayrı bir bayram eğlencesiydi.</div> <div>Bir de bayramlık elbiseler vardı… Eğer o gün giydiğim elbise tam da hayal ettiğim gibiyse, bayram benim için dünyanın en güzel günü olurdu.</div> <div>Şimdi ise her şey daha fazla. Şeker de çok, çikolata da çok, tatlı da çok. Sofralar daha zengin, imkânlar daha geniş. Fakat nedense içimizde bir eksiklik hissi var. İnsan yine de aynı cümleyi kuruyor:</div> <div>“Nerede o eski bayramlar…”</div> <div>Çünkü mesele başka.</div> <div>Sorun şekerin azlığı ya da çokluğu değil...</div> <div>Mesele kapısı çalınan komşuydu.</div> <div>Birbirini arayan akrabaydı.</div> <div>Uzun uzun edilen bayram sohbetleriydi.</div> <div>Bayramın tadı biraz da kalabalıktı. Birlikte olmanın verdiği o sıcaklıktı. Değişen belki de bizim hayatımızın telaşı oldu.</div> <div>Biraz aceleye getirdiğimiz ziyaretler, biraz ertelediğimiz sohbetler…</div> <div>Belki de bu yüzden hala aynı cümleyi kuruyoruz...</div>