<div>Akşam kumandayı eline alıyorsun. Bir dizi açıyorsun. Daha ilk sahnede masa üzerinde tabanca. İkinci sahnede belde silah. Üçüncü sahnede namlu doğrudan kameraya.</div> <div>Neredeyse silahsız karakter yok.</div> <div>Kötü adamda var, iyi adamda var. Poliste var, mafyada var. Hatta bazen en “masum” görünen karakterin bile çekmecesinde bir tabanca hazır bekliyor. Dizi baştan sona tetikte. Gerilim dediğimiz şey çoğu zaman namlunun ucuna bağlanmış durumda.</div> <div>Şimdi insan sormadan edemiyor.</div> <div>Biz gerçekten bu kadar silahlı bir toplum muyuz, yoksa ekranda bize böyle bir dünya mı öğretiliyor?</div> <div>Silahsızlanmayı konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Sokakta en ufak tartışmanın büyüdüğü, trafikte bir bakışın bile kavgaya dönüştüğü günlerden geçiyoruz. Buna rağmen prime time kuşağında silah adeta aksesuar gibi sunuluyor. Güç göstergesi. Karizma tamamlayıcısı. Erkekliğin simgesi.</div> <div>Bu normal mi?</div> <div>Bir karakter sorun çözmek için sürekli silaha başvuruyorsa, genç bir izleyici bunu nasıl kodlar? “Haklıysan çekersin” mi diyecek?</div> <div>“Güçlüysen korkutursun” mu diyecek?</div> <div>Ekran sadece hikâye anlatmaz. Zihin inşa eder.</div> <div>Sonra bir bakıyoruz, şehrin göbeğinde birisi elinde uzun namlulu silahla dolaşıyor. Sanki Teksas’taymış gibi ateş açıyor. Hepimiz dehşete kapılıyoruz. “Bu nasıl olur?” diyoruz. Yetkililer hızla müdahale ediyor, silah elinden alınıyor, soruşturma başlatılıyor.</div> <div>İyi de…</div> <div>O zihniyet nerede oluştu?</div> <div>Elbette tek sebep diziler değil. Bu kadar basit değil mesele. Ama sürekli tekrar edilen görüntüler, sürekli pompalanan şiddet dili, sürekli meşrulaştırılan silah kültürü masum da değil.</div> <div>Bir çocuk düşünün. Haftada üç akşam aynı şeyi izliyor. Sorun varsa silah var. İhanet varsa silah var. Aşk varsa bile arka planda silah var. Bu kadar tekrarın etkisiz olduğunu kim iddia edebilir?</div> <div>Sanat özgürdür, evet. Hikâye anlatımı sınırsızdır, doğru. Ama sorumluluk diye bir şey de var. Toplumsal hafıza dediğimiz şey, reyting cetveliyle ölçülmez.</div> <div>Biz neyi büyütürsek o büyür.</div> <div>Şiddeti estetize edersek, şiddet sıradanlaşır. Silahı sürekli görünür kılarsak, silah zihinde yer eder. Sonra biri gerçekten tetiğe bastığında, sadece bir adli vaka yaşamayız. Bir kültürel yansıma yaşarız.</div> <div>Ekranda başlayan her şey bir gün sokağa iner. Bu yüzden mesele bir diziden ibaret değil; asıl mesele, nasıl bir toplumsal iklimi büyüttüğümüzdür.</div>