USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

İKTİDARIN ADALET İLE DENGELENMESİ ÜZERİNE MÜLAHAZALAR-1

İKTİDARIN ADALET İLE DENGELENMESİ ÜZERİNE MÜLAHAZALAR-1

1- Sevgili Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (asm) “Ben adil Sultanın zamanında doğdum” diyerek bunu bir övünç vesilesi yapmamış, bilakis, güç ve iktidar sahiplerinin en büyük özelliklerinin adalet olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu sözü bir başka açıdan şöyle de değerlendirmek mümkündür.  İki Cihan Serveri Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm) “Nuşirevan gibi adil bir Padişahın zamanında dünyaya geldiğim için zulümden uzağım ve zalimin karşısındayım” diye ima yoluyla bir mesaj vermiştir.

Adalet dengedir ve iktidar dengelenmelidir.

2- Hazreti Ömer’in hilafeti sırasında, Hazreti Peygamberin (asm) de arkadaşı olan Şam Valisi Sad b. Ebi Vakkas, Şam’da bir camiyi genişletmek isterken, rızasını almadan bir Yahudi’nin mülkünün içine girer. Arazinin parası Şam Valisi tarafından ödenmiş olmasına karşılık buna rıza göstermeyen Yahudi vatandaş Medine’ye gidip Hazreti Ömer’e (ra) şikâyette bulununca, Hazreti Ömer, Sad b. Ebi Vakkas’a gönderdiği yazıda “Bilesin ki, ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim” deyince, Şam Valisi Sad b. Ebi Vakkas derhal Yahudi vatandaşın topraklarını iade etmiştir.

Hak sahibine hakkını vermek ve dinine-imanına bakmadan adil davranmak, tüm iktidar sahiplerinin bir vasfı olmalıdır.

3-Eski Mısır Valisi Amr. B. El As’ın oğlu bir at yarışında Mısırlı bir gence yenilmişti. Mısır’da yaşayan sıradan bir kişi, Mısırlı Valisinin ve soylu bir kişinin oğlunu nasıl yenmişti? Bu durum o zamanki halkın kolay anlayacağı bir şey değildi. Halkın anlayamadığını Amr. B. El As’ın oğlu da anlayamamış ve o mağlubiyeti gururuna yedirememişti. Mısır’daki normal halktan o genci kırbacıyla hırsla dövmüştü. Hatta bunu o andaki tüm halkın önünde, bir meydanda yapmıştı. Bu olay Medine’ye intikal ettirildiğinde “Adaletin temsilcisi, Adalet denildiğinde akla gelen ilk kişi Halife Hazreti Ömer (ra), ‘’Adalet yolunun mümtaz ismi Hazreti Ömer (ra) Vali ile oğlunu yanına çağırıp hesaba çekti. Bu hesaplaşma sonunda, o Mısırlı mağdur gencin aynı meydanda Vali’nin oğlunu ve ayrıca Vali’yi kırbaçla cezalandırmasına karar verildi. Mısırlı mağdur genç, bir tek kısasın yeterli olduğunu, Vali’ye kırbaçla vurmayacağını beyan etti. Ancak Hazreti Ömer (ra) Vali’ye de kırbaçla vurulmasını, çünkü oğulun o suçu Vali babasından güç alarak ve insanları köle gibi görerek işlediğini belirtti. Hazreti Ömer (ra) o yargılamada şu meşhur sözü irad etmiştir: “Analarından hür olarak doğan insanları ne zaman köleleştirdiniz?”

İktidar sahipleri vatandaşlarını köle gibi görmemelidir.

4- “Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır. Zulme rıza gösteren, hem hakkını ve hem de şerefini kaybeder.” Hazreti Ali (ra)

Bu sözler Dördüncü Halife Hazreti Ali (ra) zulme karşı insanların başkaldırmaları ve direnmeleri gerektiğini ifade eden muhteşem sözleridir. Gerçekten de iktidarın adaletsizliği karşısında sessizlik, iktidara daha da cesaret verir. Ve yanlıştır.

5- “Güç dalkavukluğa boyun eğdiğinde, samimi olmak, ihtişam aptallığa düştüğünde, gerçeği haykırmak şereftir. Başında taç varsa yatamazsın. Başı dönen insan, dünyanın kendi etrafından döndüğünü sanır.” William Shakespeare

İktidar sarhoşluğuyla yanlış yapanların malum akıbetleri bellidir.

6-“Zenginlik ve iktidar sahibi olmak, insanı mutlu etmez, ancak erdemli olmak zenginlikten daha değerlidir.” Sokrates

İktidar ve güçlü olmak mutluluk sanılmasın. Asıl mutluluk adil olmaktır.

7- “İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlak yozlaştırır."  Lord Acton

İktidar, adaletle dengelenmezse çürüme ve bozulma çok yakındır.

8- “Güç sahibi, iktidar sahibi Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar. Hiçbir kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum Allah’a, varımı-yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kılmış olduğu için! Nasıl yalvarıyorum ona gece-gündüz beni hiçbir zaman, kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye! Ne mutlu bir özgürlükle bunca zaman yaşadım. Onunla bitsin ömrüm! Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak. Bütün umudum kendimde.” Michel de Montaigne (Denemeler isimli eserin yazarı)

Zalim krallar ve adil olmayan hükümdarlar menfeatçidir. Onlarda “almadan vermek” diye bir kural yoktur.

9-“İktidardakiler şu iki unsura dayanırlar. Birincisi iktidarın dayandığı kabile-soy-çevredir. Buna asabiyet unsuru denilir. İkincisi uygulamada gösterdiği ahlaki davranışlardır. Buna da adalet denilir. İktidarda asabiyet ve adalet olmadan kalıcılık ve süreklilik sağlanamaz.  Bu durumda, iktidarın sürekliliğini sağlayan ahlaki unsurun (adaletin) asabiyeti temsil eden Hükümdarda ortaya çıkması yani onun ahlaki meziyetlere sahip olması yeterli olmamaktadır. Çünkü hükümdar yönetimi temsil etmekle beraber yönetimden ibaret değildir. Asıl olarak, yönetim asabiyetin elindedir. Asıl tayin edici faktör, asabiyet üyelerinin ahlaki durumlarıdır. Eğer onlarda lazım faziletler bulunmuyorsa yönetim bir zulüm mekanizması haline gelerek yalnızca güce zorbalığa dayalı bir hal alır ve ahlaki meşruiyetin kaybeder. Bu yönetim varlığını uzun süre devam ettiremez.” Sosyoloji İlminin Kurucusu İbn-i Haldun

Zulüm ebedi devam etmez. Ancak küfür kıyamete kadar devam eder.

10- Memleketi (Vatanı) korumak için asker gerektir. Askeri beslemek için servet (Devlet Hazinesi) gerektir. Bu serveti elde etmek için halkın zengin olması gerektir. Halkın zengin olması için de adil yönetim (adalet) gerektir. Bunlardan adalet eksik oldu mu, diğer üçü de eksik olur. Bu dördü eksik oldu mu, Devlet yok olur.” Kutadgu Bilig isimli eserin yazarı Yusuf Has Hacib

Her şey çok açık ek bir mülahazaya gerek yok.

11- “İktidar, belki güç ve kudret üzerine kurulur, ancak devam etmesi adalete bağlıdır.” Farabi

Bu ifade yeterli, ek bir mülahazaya gerek yok.

12- “İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah`ın önünde hesap verecektir.” Bilge Lider Aliya İzzetbegoviç

Burada da ek bir mülahazaya gerek yok.

13- “İktidar aydından hoşlanmaz. Napolyon, çağının en büyük düşünce adamlarını ideolog diye küçümser. İdeolog; dalgacı, hayalperest, dünyadan habersiz kimsedir, Napolyon'un dilinde. Faşizm'ler, topyekün aydın düşmanı. Galiba Goering, "kültürden söz edildiğini duyunca elim tabancama gider", demiş. Lenin'e göre aydın, "kendini dünyanın tuzu biberi sanır, ama pisliğidir sadece". Oyunun kuralı bu, baştakiler düşmandır aynalara; hele çirkinliklerini büyütüyorsa.. Ne var ki aydın, aydının da vur abalıyası. Bahane her devirde aynı: Göreve ihanet etmek.” Filozof Cemil Meriç

İktidarlar, aydın ve doğruyu gösteren insanları sevmezler.

Bu bölümde Sevgili Peygamber Efendimiz’in (asm) Hadislerinden başlayıp Hazreti Ömer (ra) ve Hazreti Ali’nin (ra) emir ve tavsiyelerine yer verdim. Ayrıca bazı filozof ve alimlerin adalet ve iktidar dengesi üzerine sözlerini yorumladım.

İkinci bölümde güç ve iktidarın adaletle dengelenmesi üzerine bizzat kendi mülahazalarımı okuyacaksınız, inşallah.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ