USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

MOBBİNG İDDİALARI BU KEZ BİR YURT MÜDÜRÜYLE İLGİLİ

MOBBİNG İDDİALARI BU KEZ BİR YURT MÜDÜRÜYLE İLGİLİ

Nüfus ve Vatandaşlık il Müdürlüğü’nde personele mobbing uygulandığı haberleri basında yer aldıktan sonra çok farklı kurumlardan benzer şikayetler gelmeye başladı. İddialar farklı ve mobbing içerikli. Bunu yapanların da amirler, şefler, veya kurum müdürleri olduğu iddia ediliyor. Bize en son intikal eden konu ismi bizde saklı olan bir Yurt yöneticisinin personele mobbing uygulayarak hakaretlerde bulunduğu, personeli haklarında tutanak düzenlemekle tehdit ettiği iddia edilen edilen Bayan yöneticinin bu durumunun gerçek olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak iletilen bilgilerde bu bayan yöneticinin yaptıkları nedeniyle personel tarafından sevilmediği ve hakkında belge ve bilgiler toplandığı söylendi. İddialar basit iddialar değil. Mobbing dışında personele hakaretlerin olduğu ve bu bayan yöneticinin görev yaptığı yerde terör estirdiği söylendi. Batman’da bu tür şeylerin olup olmadığını bilmiyoruz ama biraz araştırma yaparsak ve incelemelerde bulunursak benzer çok olayla karşılaşacağımıza inanıyoruz. Çünkü bir çok kurum yöneticisi ve de özellikle bazı kadın yöneticiler kendilerini ispat etmek adına personelini eziyor ve olmadık sıkıntılar yaratarak gündem olup çalıştıkları kurumu yaşanmaz hale getiriyorlar. Bize yansıtılan son durumla ilgili elimizde söz konusu resmi kurumun ismi de var,  bu mobbingleri uyguladığı iddia edilen yöneticinin adı da var. Onun için biz bunları ifşa etmeden önce İl milli eğitim müdürü ile görüşüp kimse zarar görmeden sorunun çözümlenmesini isteyeceğiz. Hiçbir kişinin özel hayatı bir başkasını ilgilendirmez, insanlar özel hayatlarını istedikleri şekilde  sürdürmekte serbestler ve kimsenin de bu konuda onları suç lamaya hakları yoktur. Bu konuda aynı kurumda çalışan personelden bir kısmının şikayetlerle ilgili imza verebilecekleri de belirtiliyor. Aslında işin ciddiyeti bu noktada belli oluyor çünkü gazetecilikte bir kural vardır ve bu kuralı uyguladığımızda karşımıza iddiaların doğru olup olmadığı bir anda ortaya çıkıveriyor. Biz böyle durumlarda iddia eden tarafa ismini ve telefonunu vermesini istediğimizde kişi hemen isim vermekten kaçınıyor ve isminin yayınlanmamasını rica ediyor. İyi ya, hem şikayet edeceksin, hem haksızlığa uğradığını iddia edeceksin, hem bunun basına yansıtılmasını isteyeceksin sonrasında da “ne olur benim adım ve kimliğim açıklanmasın” diyeceksin.

Böyle bir şey olamaz.

Gazeteci yarın öbür gün yazdığı yazı nedeniyle mahkemeye verilebilir ve mahkemede iddia edilenleri ispat etmekle yükümlü olduğundan mahkemeye bu belgeleri vermek zorunda kalabilir. Eğer siz herhangi bir konuda bilgi verdiğinizde isminizi saklayacaksınız, kendinizi saklayacaksınız sonra da “ne olur çektiğimiz sıkıntıları gazeteye yazın” diyeceksiniz.

Bu pek mümkün değil. Eğer kişi gerçekten rahatsızsa mobbinge uğruyorsa, hakarete maruz kalıyorsa rahatlıkla adını, soyadını dilekçenin altına yazacak ilk önce ilgili kuruma sonrasında da gerekiyorsa basın kuruluşlarına bildirecek. Bugünlerde yaşadığımız olay benzer bir durumdur. Adı bizde saklı olan devlet kurumundaki yöneticinin ne kadar baskı yaptığını ve söylenenlerin ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz ama bunun Milli Eğitim tarafından mutlakla araştırılması ve incelenmesi gerekir. Ancak bir taraf iddia ediyor ki; eğer bu durum Milli Eğitim il müdürlüğüne getirildiğinde bu araştırmayı yapacak kişinin suçlanan kişiyle bir tanışıklığı varsa değişen bir şey olmayacakmış.  Evet Batman’daki resmi kurumlarda yukarıda sözünü ettiğimiz gibi mobbing ve baskı uygulamaları maalesef oluyormuş. Bu, o kurumun müdürü nden kaynaklandığı gibi personelin disiplinsizliğinden de kaynaklanabilir. Onun için konuya tek taraflı bakmadan ve kimseyi haksız yere suçlamadan durum değerlendirmesi yapılmalı ve ona göre karar verilmelidir. Tabi biz gazetecilik anlayışımızı ortaya koyduğumuzda hiç kimseyi önyargılı olarak suçlamayız ve onunla ilgili elimizde somut bir belge olmadıktan sonra da yazmayız, konuşmayız. Çünkü geçmiş dönemlerde benzer o kadar olayla karşılaştık ki, artık biz de daha dikkatli davranıyor ve titizlik gösteriyoruz. Eğer bundan sonra bu konularda kurum amirini, müdürünü, şefini suçlayacaklar varsa lütfen bize belgeyle gelsinler, şikayet ettikleri kişiyle ilgili iddiaları altına adlarını soyadlarını ve telefonlarını yazıp bize bildirsinler ki, biz de araştıralım ve kimseyi haksız yere eleştirmeyelim. Milli Eğitim müdürümüz Yaşar Ciğer beyin bu konulara çok duyarlı olduğunu biliyorum, mutlaka bu yazıdan sonra kendileri de araştırma yapacak ve varsa suçlu hakkında gereken işlemler yapılacak. Ama eğer kurumun bayan yöneticisi o personele görev yaptıramıyorsa veya görevliler bir olup yöneticiye karşı direnişe geçmişlerse ve kurumda işler yürümüyorsa o zaman da tam tersini yapıp bu personel hakkında gereken işlemler yapılmalıdır. Bu konuyu şimdilik noktalamak ve il Milli Eğitim müdürünün bu konuda ne yapacağını bekleyip görmek isteyeceğiz. Ardından da mutlaka  mobbing iddialarının doğru olup olmadığını açıklayacağız. Dileriz ki en doğrusu yapılır ve arada ufak tefek anlaşmazlıklar varsa İl Milli Eğitim müdürünün uyarısıyla bu sıkıntılar giderilip kurumda yeniden barış sağlanır ve bu sıkıntılardan en çok rahatsız olan öğrenciler de huzura kavuşmuş olur.

Hoşça kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ