<div>Tarımsal üretimi geçekleştiren toprak ile haşır neşir olan çiftçinin bir ömür boyu hayat arkadaşı olan, insanlığın besin kaynağını oluşturan ana materyal toprak anadır.</div> <div>Dolaysı ile toprak anayı ve onu işleyen çiftçiyi -üreticiyi gözbebeğimizin hassasiyetle korumalıyız.</div> <div>Peki bu güne kadar çiftçiyi koruyabildik mi ? bence hayır.</div> <div>Toprağı işleyen, toprağı işleyerek üretim yapan ve ürettiği ürünleri soframız kadar ulaştırılmasını sağlayan tek usta çiftçilerdir.</div> <div>Çiftçi toprakla bu kadar yakınken, bu üretimi yaparken, insanlığa bu kadim hizmeti sunarken ne kadar zorlanıyor hiç düşündünüz mü?</div> <div>Besin kaynağımız olan, sağlıklı dengeli beslenmemizi sağlayan, yaşam kaynağımız olan tarımsal ürünlerin nasıl üretildiğini bir düşününün ?</div> <div>Tarımsal ürünleri üreten, soframıza kadar gelmesini sağlayan, üretici, biz daha uyuyorken, biz mesaiden sonra evimize gelip televizyon karşısında dinleniyorken, çayımızı içiyorken o tarlada kan ter içinde harıl harıl çalışıyor , emek sarf ediyor.</div> <div>Çünkü çiftçilikte tarımsal üretiminde zaman mefhumu yoktur.</div> <div>Söz konusu yapılan çalışma, sarf edilen emek başka bir canlı türünün yetiştirilmesi olduğundan (bitkisel üretim) ve bu çalışmanın tamamı doğa şartları ile olan bir alış veriş şekli olduğu için, her an olumsuz bir hadise veya doğa olayı ile karşılaşıp bütün emekler heba olabilir. Evet 7-8;aylık emeğiniz bir anda, 15-20 dakikada, heba olabiliyor, çünkü muhatabınız doğa şartlarıdır ve doğa her zaman her an asabi davranıp, fırtına, yağmur, sel olarak, zararlı, hastalık olarak gelip bütün emeklerinizi boşa çıkarabilir</div> <div>Bu üretici açısından doğa olayları ile olan mücadeledir ve bu çiftçiye ansızın gelip zorlayan şartlardan sadece bir tanesidir.</div> <div>Tarımsal üretiminin mücadelesinin devamında ise, çiftçinin ürününü yetiştirip nihayete erdim dediği anda, pazar payı ile olan mücadele başlamaktadır, çünkü çiftçi tarımsal üretimin kaynağından tarladan ürettiğini 5 kuruşa satarken aracısı olan Komisyoncu-Manav -marketçi bunu 5- kat 10 kata kadar bir fiyatla çiftçinin sarf ettiği emeğinin onda birini sarf etmeden bu ürünleri satıp 4-5 katı kadar kar edip satabilmektedir.</div> <div>Bu gün marketlerde, tezgahlarda tarımsal ürünlerin yanına yüksek fiyatından dolayı yaklaşılamıyor, çoğu zaman tezgahların yanından vatandaş geçerken sadece bakabiliyor, çünkü fiyatlar gerçekten bütçeleri zorluyor.</div> <div>Tarlada bu kadar ucuza satılıp, manav, market ve tezgahlarda çok daha yüksek fiyatla satılması tarım politikalarının bir yerden yanlış uygulanmasından kaynaklanmaktadır, bir yerde bir yanlış vardır ki bu durum on yılardır süregelmektedir</div> <div>Bakın üretici, başta iyi bir pazar ağının olmaması, üreticinin dış piyasaya karşı yeterince korunamaması, rekabet gücünün zayıf olması üretici açısından istenilen, doğru ve kalıcı bir politikanın üretilememesinden dolayı bu durumu yaşıyor.</div> <div>Çünkü uzun yılara dayanan bir tarımsal üretim sorunu halen devam ediyor, tam planlı üretimin yapılamaması, bazı ürünlerde ithalatının zamansız yapılması ve genellikle tarladan hale, halden marketlere giriş ve çıkışlarda kesilen vergilerden, losjistikten kaynaklı masrafların, akar yakıttan dolayı fiyatlarının yüksek olması vs.. bütün bunlar çiftçinin ürettiği ürünün tarlada fiyatının düşmesine ve marketlere, tezgahlara gelinceye kadar fiyatları yükselmesine sebebiyet vermektedir.</div> <div> <strong>TARIMSAL ÜRETİMİ YÖNETEBİLME</strong></div> <div>Üreticiler ile olan diyalogta aynı ve anlaşılır dili konuşmanın büyük bir önemi vardır.</div> <div>Yöneticiler ile yetiştiriciler arasındaki diyalog ağının yetersizliği, konuştukları dilin farklı olması, sahadaki gerçekliğin, ofislerdeki ve toplantı masalarındaki sorunlar ile aynı olmadığının, sahadaki reel sorunların aslında çok daha farklı ve ekstrem sorunları barındırması ve bu sorunların çiftçi ile yöneticiler arasında ortaklaşan bir dilde buluşamaması, tarımsal üretimde sorun olarak her zaman kendini göstermektedir.</div> <div>Düşünün üreticilerin güçlü mesleki örgütlenin olduğunu, profesiyonel yönetimlerinin olduğunu, kendi pazarının kendisinin kurduğunu ilgili kamu kurumu ve kuruşlarının pazar payını oluşturan konuları, yetiştirme tekniklerinin, tarladan katma değere kadar düzgün bir inivasiyon ile üreticiyi koruyan kollayan örgütler olduğunu, gerekil tarımsal ürün ve mesleki ürün kooperatiflerin hatta federasyon- konfederasyon şeklinde üreticinin kendisinin yönettiği ve gerçekten üreticiyi anlayan yönetimlerin tarımsal politikaya yön verdiğini, sadece yöneticilerin tespitleri ile çözüm arayışında olmayan üretici ve yöneticiyi buluşturan ortak noktalardan sorunların çözüleceği bir platformda, bir yönetimde buluşulduğunu, işte ancak o zaman üreticinin emeğinin zorluğunu, üretimin üreticinin derdinin anlaşılacağı bir ortak çözüm odağının bulunabileceği bir gerçektir.</div> <div> Üretici-Çiftçi ancak bu şekilde hazır pazar gücünü ele alıp, raflara, market ve tezgahlara doğrudan kendilerinin sunması halinde kendi ürünlerin kendileri aracılığı ile kar payını kaptırmadan kazanabilirler. Bunu hem üreticinin hem de ilgili bakanlığın ciddi, açık ve şeffaf bir şekilde, çiftçi-üretici tarımsal örgütlenmesi ile yapabilirler.</div> <div>Aksi durumda her çiftçi tarih boyanca kendisi üretip, emek sarf edecek doğayla, zorluklarla büyük emekler ile mücadele edecek ama aracılar kazanacaktır.</div> <div><strong>KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ</strong></div> <div>Aslında kırsal kalınma yatırımları değerli desteklemeler ve yatırımlardır. Ancak çoğu zaman üreticinin parası olmadığından gerçek üretici bu desteklerden yeterince faydalanamamaktadır.</div> <div>Gerekli şartları yerin getiren (gerekli şartları yerine getirmek çoğu zaman çok kolaydır) ilgili olan olmayan herkes başvuru yapıp kırsal kalkınma yatırımlarında faydalanmaya çalışıyor, işin özünde faydalanıp üretmek tarımsal ürünlere değer katmak son derce olumlu, gerekli ve değerlidir. Ancak gerçek üretici çoğu zaman faydalanmıyor, faydalanan şahısların çoğu zaman tarımsal üretim ile alakası yoktur ama gerekli şartları yerine getirdikten sonra herkes başvuru yapabiliyor</div> <div>Onun için bu tür yatırımlarında da esas emek sarf eden bin bir zorluklarla tarımsal üretim yapan asıl çiftçiye verilmesi, çiftçinin resmi kayıtlarındaki geçmişine bakarak ( en az on yıl) uzun yılardır tarımsal üretim ile iştigal eden gerçek üreticilere verilmelidir.</div> <div> </div> <div>Kırsal kalkınma için ekonomik olarak gücü yetmeyen öyle üreticiler var ise devlet bu noktada devreye girmeli kırsal kalkınma için fiili destek sunmalıdır.</div> <div> </div> <div><strong>SONUÇ OLARAK;</strong></div> <div>Pazar sorununun, planlı üretim sorununun pahalı girdi sorununun olduğu yerde ve gerçek üreticinin ürettiği ürünün asıl yetiştiricisi ehil kişiler ile entegre projeler olmadığı sürece Kırsal kalkınmanın gelişmesi ve tarımsal sanayi yatırımlarının istenilen hedefe ulaşmasının mümkün olmayacağını düşünüyorum</div> <div> </div> <div> </div> <div>Çoğu zaman çiftçi ne istiyor sorunsun karşılığında, cevaben çiftçi zarar etmedi deniliyor.</div> <div>Ancak çiftçinin zarar etmemesi yetmiyor , çiftçinin zarar etmemesinin yanında aynı zamanda normal koşullarda hayatını insanca yaşayabileceği şekilde kar ederek tarımsal üretim yapmak istiyor.</div> <div>Yoksa çiftçi karın tokluğuna üretip kimsenin hizmetlisi olarak hayatını devam ettirmek istemiyor.</div>