USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

NE OLUYOR BATMANA

NE OLUYOR BATMANA

Anne ve babalar lütfen dikkat, Batman ilimizde nerde ise olaysız gün geçmiyor.

Yılda  onlarca genç insanımız sebepsiz yere ceviz kabuğunu bile doldurmayacak kadar basit meselelerden dolayı ölüyor.

Hiç bir maddi değer bir insanın canı kadar değerli değildir.

 Değerli okurlar; Biz bir insanın daha iyi yaşaması için sürekli mücadele etmiyor muyuz, biz bir insan yapılan bir haksızlığa karşı hep birlikte durmuyor muyuz, dünyanın neresinde olursa olsun bir insanlığa yapılan haksızlığın hakaretin karşısında durmuyor muyuz, bunun için mücadele etmiyor muyuz, evet ediyoruz,  elimizden gelse insana ve insanlığa karşı yapılan bütün haksızlıklara karşı fiili olarak müdahale edeceğiz. Ama gel gör ki maddi değeri ceviz kabuğunu doldurmayacak konular için  canlarımıza  kıyıyoruz.

Bir insanı yaşantısı boyunca  her halde alacağı en iyi eğitimin aile içi eğitimi olacağı şüphesizdir .

Bunları neden yaşıyoruz, eğitimsiziyiz, bilinçsizeyiz, gericimeyiz bilinmiyorum..

Ben bir eğitimci değilim ama bildiğim kadarı ile, tarihten günümüze kadar bütün, düşünür, usta ve profesyonel eğitimcilerin tamamı, insanların hayatı boyunca psikolojisini etkileyecek en etkili eğitimin aile içi eğitim olduğunu belirtmektedir.

Onun için bu konuda en büyük iş ailelere düşmektedir.

Ailede olup bitenler,  aile içerisinde  konuşulanlar, evdeki çocuk için son derce önemli şeylerdir.

Bir insan ın küçük yaştan beri daha 3-4 yaşlarında itibaren  hafızasına işlenen, bilinç altına yerleşen  ve kaç yaşına gelirse gelsin bir yerde çocuğun bilinç altında kalan ve yaşının herhangi bir döneminde karşılaştığı bir olay karşısında küçük yaşta bilinç altında kalan o psikoloji kendini gösterebilmektedir.

İşte bundan dolayı aile içinde konuşulanlar, aile içinde övünç kaynağı olarak gösterilen davranış ve davranış moddelleri, aile içi eğitim, aile içi davranışlar çok önemlidir.

Daha geçen birkaç gün önce yine Batmanda genç bir insanımızın canına kıyıldı peki ya sebep-sorun neydi ? hakikaten sahi neydi olay.. yol verme meselesi miydi, yada alacak verecek meselesi miydi, beklide alacak verecek olan  o şey her ne ise kısa bir süre sonra halledilebilecek küçük bir sorundu, ama öyle olmadı işte öfkemize sahip çıkamadık, ama bir anlık öfke, bir anlık sinir yada çocukluktan psikolojimize işlemiş olan geçmişten kalan bir olayın, bir anının zihnimizdeki bir mesele, beklide  zamanında insanlarımızın, bizlerin, yetişme tarzından kaynaklı olan, feodal ve bencil bir mantıkla yetişme tarzından kaynaklı bir durum, yada o bencilikten kaynaklı veya feodal zihniyetten kaynaklı egomuzun bizi dürtmesi ile, aslında kamuya ait olan yolu bile kendimizinmiş gibi bencilce düşündüğümüzden kaynaklı olabilecek bir şey, beklide alacağımızın aslında yine de egomuzdan yada bencil oluşumuzdan kaynaklı bir yanlış düşünceden yada saplantıdan kaynaklı hak benimdir düşüncesinde kaynaklı bir sorundur.

Ama O kadar benciliz ki, kendimizi o kadar önemsiyoruz ki, bir yol verme meselesinde bile,  ben duygusu ile benim geçmem gerekiyor, çünkü ben benim,  ben büyük biriyim psikolojisinden kaynaklanan aslında belki de çok  basit bir sorun yüzünden.. halbuki 1-2 saniyeliğine sabırlı olsak inanın ki sorun kendiliğinde çözülmüş olur ve kimsenin burnu kanamadan ve bizde bir ömür hayatımızı karatmadan yaşamaya devam edebiliriz ama bu anlayış maalesef bizde çok eksik.

AİLELERİN BU KONUDAKİ ROLÜ

Bu konuda ailelerin üzerine çok sorumluluklar  düşmektedir, aile içi konuşmalarda bu tür davranışların kesinlikle yanlış olduğu belirtmesi, ayıplanacak bir şey olarak anlatılması, aslında utanılacak bir durum olduğu, bu olayın savunulacak ve övünülecek hiçbir tarafının olmadığı özelikle vurgulanması gerekir.

Sayın aileler, Sayın anne babalar, tabi ki de hiçbir anne-baba çocuğunu suça sürüklemez, sürüklenmesini istemez ama siz çocuklarınızın belindeki silahları hiç mi görmüyorsunuz, gece yarılarına kadar, sabaha kadar sokaklarda dolanıp eve gelmediklerini hiçimi görmüyorsunuz, nereye gittiklerini ne iş yaptıklarını hiçimi sorgulamıyorsunuz, bütün bunları, çocuklarının ne iş yaptıklarını i ki anne-babalar biliyorlardır.

Sayın anne ve babalar lütfen bu konu üzerinde duralım kendimize mesele yapalım, kafamızı yoralım, meseleye çözüm bulmaya çalışalım, gencecik evlatlarımız dünya malı  yada kuru ve boş bir gurur uğruna feda etmenin önüne geçelim.

OKULLAR VE CAMİLERDE ÖZELİKLE ANLATILMALI

Bu konuda eğitim yuvalarımız olan okullarımızda ve maneviyat alanları olan camilerimiz de de  bu tür agresif olayların, alacak verecek olaylarının yol verme olaylarının, alış verişte, bankada, markette anlayışlı olunması gerektiği, sabırlı olunması gerektiği, empati kurulması gerektiği, nezaket kuralarının unutulmaması gerektiği,  önümüze geçmeye çalışan bir insanın  acelesinin olabileceği, rahatsız olabileceği, hususunda empati kurularak, olaya bakmak gerektiği hem camilerde hem de okullarda anlatılmalıdır.

Okulda öğretmenler tarafında sürekli anlatılması, öğrencilerin gelecekteki insanlara olarak en azında  eğitim hayatları boyunca sürekli tekrarlanması bu yönü ile onlara kazandırılacak bir davranış olacağını düşünüyorum.

Aynı şekilde camilerde özelikle dini yönü ile maneviyat ve  hoş görü yönü ile bağdaştırılarak anlatılması gereken bir durum olduğunu ve özelikle anlatılması gerektiğini düşünüyorum.

BİZ MEZOPOTAMYA İNSANI BU DEĞİLDİK         

Bütün donayanın medeniyet beşiği olan Mezopotamya’da yaşayan biz insanlar her alanda örnek bir toplum olmalıydık. Ancak  maalesef ki  biz bu konuda çok geride kalmışız.

Bütün dünyaya medeniyet, ilim ve irfan Mezopotamya’dan yayıldığını unutmuşçasına ne yazık ki her gün nahoş bir olay yaşıyoruz.

Toplumun, ailenin ahalinin kenedi kendine öğüt vermesi, kendi kendine sahip çıkması durumunda inanınki hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacımız olmayacaktır. Çünkü biz kadim kültürlerin mirasını üzerimizde taşıyan, anne ve babalarımızdan aldığımız kadim  kültürle bunu başarabileceğimizi bilmeliyiz.

Dünyadaki diğer milletler Marsta, Ayda parsel parsel alanlar keşfedip gelecekleri için uğraşırken maalesef ki biz hala birbirimizle uğraşıp bencil kişiliğimizi öne çıkarıyoruz.

Bu anlamda Batman ilimizde her gün yeni bir aşiret derneğinin açılmasını da bu yönü ile eleştirmeden geçemeyeceği, dünyadaki diğer milletler çağın gereği, coğrafi keşifler döneminde olduğu gibi uzay keşiflerini yaparken biz halen 100-150 yıl geriye giderek daha yeni yeni kabilelere aşiretlere ayrılmaya çalışıyoruz,  toplum olarak daha illeri, topluma daha faydalı daha verimli birer birey olmak için, uğraşmalıyız.

Konu ile alakalı şöyle bir anekdot paylaşayım:

Zamanın birinde bir  anne daha küçük yaşta kendi çocuğunun başka çocuklarının eşyalarını çaldığında aferin oğlum sen çok akıllısın çok beceriklisin diye destek verir.

Çocuğun babası, her ne kadar yaptığınız yanlış yapmayın dese de anne, benim çocuk becerikli akkılı ve cesur olacak diye davranışlarına destek verir.

Çocuk biraz daha büyüyünce bu sefer daha büyükçe ufak tefek eşyalar çalamaya başlar.

Annesi, daha da çok destek verip benim oğlum becerikli çalışkan işini biliyor diye destek olmaya devam eder. Çocuk öyle bir hale gelir ki artık büyük çapta hırsızlık yapar, işi gasp a kadar götürü derken bir gün  gasp yaparken bir adamda öldürür ve çocuk ceza evine girer.

Çocuğun annesi çocuğu ziyaret geliri onu över ve korkmaması gerektiğini, yiğit adamlar cezaevine girer diye konuşur.

Çocuk ananesine derki anne bir dahaki ziyaretinde bana keskin bir bıçak getir burada bana lazım oluyor der.

Ananesi bir dahaki ziyaretinde çocuğu ziyarete gelirken ziyaret esnasında çocuğa bıçağı verir, parmaklıların arkasındaki çocuk ananesine derki anne seni çok özledim hele dilin uzat öpeyim der. Anne dilini uzattığı gibi çocuk annesinin dilini bıçakla kesiverir.

Çocuk ananesine; dilinle benim dünyamı karttın başkasının dünyasını karartma diye o dilini kestim kusura bakma anne der.

Sonuç olarak; toplumdaki olaylar, toplumdaki  söylemler, konuşmalar, teşvik etmeler  olumlu yada olumsuz oluşuna göre son derece önemlidir.

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ