<div>Saat gece yarısını geçmiş. Şehir sessizliğe bürünmüş. İnsanların büyük bölümü uyuyor.</div> <div>Tam o sırada...</div> <div>Pat!</div> <div>Ardından bir tane daha.</div> <div>Pat! Pat!</div> <div>Ve bir süre sonra şehrin başka bir noktasından yükselen o havai fişekler.</div> <div>Kimi düğününü kutluyor.</div> <div>Kimi başka bir sevincini...</div> <div>Ama o saatlerde uyuyan var.</div> <div>Hastası olan var.</div> <div>Bebeği uyuyan var.</div> <div>Yaşlısı var.</div> <div>Taziyesi olan var.</div> <div>Gece vardiyasından gelip birkaç saat uyumaya çalışan var.</div> <div>Peki biz neden kendi sevincimizi başkasının gecesine taşımak zorundayız?</div> <div>İşte soru bu.</div> <div>Biz ne ara bütün duygularımızı patlamalarla anlatmaya başladık?</div> <div>Seviniriz, havai fişek.</div> <div>Düğün yaparız, havai fişek.</div> <div>Bir kutlama olur, havai fişek.</div> <div>Bazen başka bir organizasyon...</div> <div>Yine havai fişek.</div> <div>Sanki bir şey patlamadan yaşadığımız duygu tamamlanmıyor.</div> <div>Özellikle düğünlerin bitiminden sonra gecenin bir yarısında havai fişek atılmasını gerçekten anlamakta zorlanıyorum.</div> <div>Düğün bitti.</div> <div>Gelin ve damat mutlu.</div> <div>Misafirler dağıldı.</div> <div>Müzik sustu.</div> <div>Salon boşaldı.</div> <div>Peki havai fişek neden hâlâ devam ediyor?</div> <div>O havai fişek atılmazsa düğün eksik mi kalacak?</div> <div>Gelin ve damat evlenmekten vaz mı geçecek?</div> <div>Misafirler “Bu düğünde havai fişek atılmadı” diye küser mi veya düğünü başarısız mı ilan edecek?</div> <div>Elbette hayır.</div> <div>Ama biz nedense kutlamanın ölçüsünü, çıkardığımız sesin büyüklüğüyle belirlemeye başladık.</div> <div>Elbette bir insanın eğlenme hakkı var.</div> <div>Kutlama yapma hakkı da var.</div> <div>Sevinme hakkı var.</div> <div>Ama şehirde yalnız yaşamıyoruz.</div> <div>Kendi mutluluğumuzu yaşarken başkasının huzurunu da hesaba katmak zorundayız.</div> <div>Çünkü gece yarısı çıkan birkaç saniyelik o ses, birileri için sadece “kutlama sesi” değil.</div> <div>Bir hasta için korku.</div> <div>Bir bebek için uykunun bölünmesi.</div> <div>Bir yaşlı için tedirginlik.</div> <div>Bir öğrenci için uykusuzluk.</div> <div>Bir yas evindeki insan için ağır bir rahatsızlık olabilir.</div> <div>Bizim birkaç saniyelik eğlencemiz, başkasının saatlerce sürecek huzursuzluğuna dönüşebilir.</div> <div>Buna gürültü kirliliği diyoruz.</div> <div>Ama bazen o kadar alışıyoruz ki, kirlilik olduğunu bile düşünmüyoruz.</div> <div>Gürültü de çevre kirliliğidir.</div> <div>Hatta görünmediği için bazen daha sinsi bir kirliliktir.</div> <div>Çöpü görürsünüz.</div> <div>Dumanı görürsünüz.</div> <div>Ama gürültünün bıraktığı etkiyi her zaman hemen göremezsiniz.</div> <div>Sadece bir anda irkilirsiniz.</div> <div>Uykunuz bölünür.</div> <div>Çocuğunuz ağlar.</div> <div>Evdeki yaşlı yerinden sıçrar.</div> <div>Ve birkaç saniye sonra her şey susar.</div> <div>Ama rahatsızlık kalır.</div> <div>Bir de işin başka bir tarafı var.</div> <div>Gece gökyüzünü aydınlatan o görüntünün arkasında başka canlıların da yaşadığı bir dünya var.</div> <div>Kuşlar, sokak hayvanları...</div> <div>Onların da gece düzeni var.</div> <div>Onların da korkuları var.</div> <div>Bizim eğlence olarak gördüğümüz patlama, onların ne olduğunu bile anlamadıkları bir tehdide dönüşebiliyor.</div> <div>Kutlama yapmak, başkasının huzurunu bozmayı gerçekten gerektiriyor mu?</div> <div>Bence gerektirmiyor.</div> <div>Düğün yapalım.</div> <div>Eğlenelim.</div> <div>Oynayalım.</div> <div>Gülelim.</div> <div>Sevinelim.</div> <div>Ama bunu ölçülü yapalım.</div> <div>Çünkü medeni bir şehirde yaşamak, yalnızca kendi özgürlüğümüzü bilmek değildir.</div> <div>Başkalarının sınırlarını da bilmektir.</div> <div>Yetkililere de burada önemli bir görev düşüyor.</div> <div>Gece saatlerinde izinsiz ve kontrolsüz şekilde yapılan havai fişek gösterilerine karşı denetimlerin artırılması gerekiyor.</div> <div>Caydırıcı yaptırım olmadan bu alışkanlığın kendiliğinden ortadan kalkacağını sanmıyorum.</div> <div>Çünkü ceza olmadığında bazıları bunu bir hak olarak görmeye devam ediyor.</div> <div>“Benim düğünüm, istediğimi yaparım.”</div> <div>Hayır.</div> <div>Senin düğünün olabilir.</div> <div>Ama o gece şehir sadece senin düğününden ibaret değil.</div> <div>O şehirde başka insanların da hayatı var.</div> <div>Başka insanların da uykusu var.</div> <div>Başka insanların da hastası, bebeği, yaşlısı, acısı var.</div> <div>Belki biraz ironik olacak ama söylemeden geçemeyeceğim:</div> <div>Havai fişek sizin için vazgeçilmezse, evinizin içinde patlatın.</div> <div>Sesi de ışıltısı da düğününüze hayırlı olsun.</div> <div>Ama komşunun evinde uyuyan bebeği uyandırmadan.</div> <div>Hastanın uykusunu bölmeden.</div> <div>Yas tutan bir ailenin acısına yeni bir ses eklemeden.</div> <div>Sabah işe gidecek insanın gecesini zehir etmeden.</div> <div>Çünkü kutlama dediğimiz şey, başkasının huzurunu bozduğu anda kutlama olmaktan çıkıp bencilliğe dönüşüyor.</div> <div>Ve artık gerçekten yeter.</div> <div>Her sevincin bir patlamaya, her kutlamanın bir gürültüye ihtiyacı yok.</div> <div> </div> <div></div>