USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

İ’TİKAF MEVSİMİ

İ’TİKAF MEVSİMİ

ramazan ayının son günlerine girdik. Ramazan bize artık elveda diyor. Peygamber efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) Ramazanın son on gününde, bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesini yakalamak için itikafa girerdi.  Peki nedir itikaf? Ve nasıl yapılır?

İtikaf; ibadet amacıyla ve belirli bir şekilde camide kalmaya denir. İ‘tikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. “Mescidlerde i‘tikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (el-Bakara 2/187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde i‘tikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları i‘tikâfa girmiştir” (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.

İtikafın amacı: itikafa giren kişi kendini dünyadan ve dünyevi işlerden soyutlayarak mescide girer. Kendini ibadete vererek Allah’a yönelir. Namaz kılar, Kur’an’ı kerim okur, zikir ile meşgul olur. Kalbini ve zihnini maddi işlerden tecrid eder. Ruhu arınır, kalbi temizlenir, zihni safiyet kazanır.

Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde ibadet ve taatte bulunmak amacıyla zamanının belirli bir kısmını ayırması ve bu esnada meşrû bile olsa her türlü nefsânî ve şehevî arzulardan uzak durması kişinin mânen olgunlaşması için önemli vesilelerden biridir. Zorunlu ibadetlerin yanı sıra nâfile ibadetler de bu konuda önem taşımakta, dinî duygu ve düşüncenin yoğun bir şekilde yaşandığı, mümkün olduğu ölçüde maddî ilgilerden uzaklaşarak yüce yaratıcıya yönelinen bir ortam insana derin bir mânevî ufuk ve imkân sunmaktadır. Bu bakımdan i‘tikâf yalnız İslâm ümmetine has bir ibadet olmayıp vahiy geleneğine sahip hemen bütün dinlerde muhtelif şekillerde gerçekleştirilen köklü bir gelenektir; İslâmî öğreti içinde de Hz. İbrâhim ve oğlu İsmâil zamanından beri devam edegelen bir sünnet olarak bilinir. Nitekim, “İbrâhim ve İsmâil’e: Evimi onu ziyaret edenler, ibadet için orada kalanlar (âkifîn), rükû ve secde edenler için tertemiz tutun diye ahid -emir- verdik” (el-Bakara 2/125) meâlindeki âyet bir yönüyle buna işaret etmektedir. (İtikaf mad. isam)

İtikafın yeri: itikafa mescitte girilir. Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Mescid-i Nebevi’de itikafa girerdi.

İtikafın hükmü: Herhangi bir vakitte itikafa girmek sünnettir. Adandığı takdirde yerine getirilmesi vaciptir.

İtikafın şartları:

  • Müslüman olmak
  • Akıllı ve mümeyyiz olmak
  • İtikafa mescitte girmek
  • İtikâfa girerken niyet etmek

İtikaftaki kişi geçerli bir mazeret olmadan mescidin dışına çıkmamalıdır. Mescidin içinde su yoksa su içmek için mescidin dışına çıkabilir. Hasta ziyaretine gidebilir. Yapması gereken bir şahitlik için mescitten çıkıp davanın görüleceği yere gidebilir. Bir kişi unutarak veya başkası tarafından tehdit edilerek korktuğu için mescitten dışarı çıkarsa itikafı bozulmaz. . Vaktini boş ve gereksiz şeylerle geçirmemelidir.

İtikaftaki kişi koku sürebilir. Etrafı kirletmemek kaydıyla mescitte yemek yiyebilir

İtikaf sadece Ramazan ayına has bir ibadet değildir. Her zaman itikafa girilebilir. Ramazan dışında da itikafa girildiğinde oruçlu olmak sünnettir.

  

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ