Allah'ın bütün ümmetlere oruç farz etmesinin faydası, hikmeti vardır. Zire Allah’ın insana hikmetli ve faydalı olmayan hiçbir hükmü teklif etmesi RAHİM sıfatına terstir ve muhaldir. Oruç insanlara sağladığı maddi manevi faydaları kalemin ve aklın tasavvur kapasitesini aşmaktadır. Birkaç hikmeti beyan ederim: Oruç, hafızamızı, Ahlakımızı Güzelleştirir, Oruç, Kötülüklerden Korur, Oruç, Merhamet Duygularını Geliştirir. Oruç, Sağlığı Korur. Oruç, Nimetlerin Kıymetini Öğretir. Oruç, İnsana Sabırlı Olmayı talim eder, tahammül duygusunu harekete geçirir ve canlandırır.Evet, Oruç İnsana en mühim bir ilâç nevinden maddî ve manevi bir perhizdir. Ve tabibin verdiği bir hımye sayılır ki, insanın nefsi yemek, içmek hususunda keyfemâyeşâ hareket ettikçe, hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi, hem helâl-haram demeyip rast gelen her şeye saldırmak, adeta manevi hayatını da zehirler. Evet, kalbe ve ruha itaat etmek, o emare denilen nefse zor gelir, serkeşâne dizginini eline alır, daha insan ona binemez; o insana biner.
İnsan Ramazan-ı Şerifte, oruç vasıtasıyla bir nevi perhize alışır, riyazete çalışır ve emir dinlemeyi öğrenir. Biçare zayıf mideye de, hazımdan evvel yemek yemek üzerine doldurmakla hastalıkları celp etmez. Ve emir vasıtasıyla helâli terk ettiği cihetle, haramdan çekinmek için akıl ve şeriattan gelen emri dinlemeye kabiliyet peyda eder.. Bir macera nakil edeyim şöyle: Ateist bir adam ormanda geziyor ve çevresindeki güzelliklere bakıyormuş “Doğa ne güzellikler yaratıyor “ diye düşünüp kendinden geçiyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha yakın olduğunu görüyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam "ALLAHIM! diye bağırmış. Bu çağrıdan bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık demeti adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
"Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı doğaya kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni inançlı bir kulum mu saymalıyım?" Demiş.
Adam utanç içinde: “Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsin." demiş
SES: peki " diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
"ALLAHIM, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimete” demiş ve adamı güzelce yemiş (Kaynak: Anayurt Gazetesi )