<div>Anlatacağım konu siyasetin ilk başladığı günden bugüne kadar devam ediyor ve iktidarda olanlar bunu her zaman güç gösterisi olarak kullanıp isteklerinin yerine gelmesini sağlıyorlar. Türkiye’de siyaset yapıp iktidar olan bütün partiler için geçerli olan bu kural, doğal olarak bugün iktidar olan AK partide de bu durum aynen uygulanıyor.</div> <div>Nedir bu durum?</div> <h4>Siyasiler tarafından herhangi bir makama getirilen bir kurum müdürü, göreve başladıktan bir müddet sonra iktidar mensuplarının başta gelen temsilcileri olan Milletvekili, İl Başkanı ve diğer organ başkanları tarafından ziyaret edilir.</h4> <div>Bu ziyaretler bazen gövde gösterilerine ve gözdağı vermeye kadar gider. 10-15 gün önce göreve getirilen herhangi bir müdüre kendisinin ziyaret edileceği haber verilir ve o kurumun müdürü hazırlıklara başlar. Masaya çerezler, pastalar konulur, gelenlere kolonya ve soğuk ve de sıcak içecekler sunulur.</div> <div>Parti yöneticileri gelmeden önce yeni müdür heyecan içindedir ve herhangi bir eksikliğin olmaması için personeline sıklıkla talimat vermektedir. Derken misafirlerin yola çıktığı bildirilir, kurum müdürü de kendisi başta olmak üzere yardımcılarıyla birlikte kapı önüne çıkıp beklemeye başlar.</div> <div>Misafirler 3-4 araçla gelmişlerdir. Yeni atanan kurum müdürü önce vekil beye “hoş geldiniz” der, daha sonra İl Başkanı ve diğer yöneticilerin tek tek ellerini sıkarak yukarı çıkmaları için yol gösterir. Makam odasına daha önceden haber verildiği için yeterli sayıda koltuk veya sandalye bırakılmıştır. Yeni müdür, makam koltuğunu vekil beye gösterir ama vekil kabul etmez ve müdürü kendi koltuğuna oturtur.</div> <div>İlk konuşmayı yine milletvekili yapar ve “yeni göreviniz hayırlı olsun, memleketimize güzel hizmetler yapmanızı istiyorum. Her zaman için kapınızı vatandaşa açık tutun ve insanlara yardımcı olun” der. Daha sonra İl Başkanı da benzer şeyler söyler, diğerlerinin gözleri ise tamamen koltuğa yeni oturan müdürün üzerindedir ve hepsi müdürün kendilerini tanımalarını isterler.</div> <div>Siyasetle gelen kurum müdürlerinin kaderi budur. Üstelik uyanık siyasiler, göreve getirdikleri kişilerin hemen kadrosunu vermez ve bir süre çalışmasını gördükten sonra ve isteklerini yerine getirmesi halinde kadrosunun çıkması için ilgili Bakanlıkla konuşurlar.</div> <div>Bu örneği veya bu hikâyeyi AK Partiyi kastederek vermiyorum ama siyasette sistem maalesef bu şekilde çalışıyor. CHP döneminde de, Anavatan döneminde de, MHP. döneminde de Doğruyol Partisinde de Saadet partisinde de AK Partide de böyledir.</div> <div>Peki bu sistem doğru mudur?</div> <div>Doğru değil ama, siyasetin kuralı budur. Kimi siyasetçiler isteklerini yerine getirmeyen kurum müdürlerine o kadar kötü davranıyorlar ki; tanık olduğum bir olayda kapı gibi bir kurum müdürü, dönemin İl Başkanının ağır hakaretlerine maruz kaldığından Ankara’ya gidip yalvara-yakara tayinini Batman’dan başka yere aldırdı.</div> <div>Ama yerli müdürler Batman’daki kurumların başına geldiklerinde siyasetçilerin esiri olmak zorunda kalırlar ve önlerine iki seçenek çıkar. Ya siyasetçilere teslim olup her dediğini yapacaksın, ya da onurunu koruyup makam ve mevkiye ağzına geleni söyleyip istifa edeceksin.</div> <div>İkinci kısmı yapan kişi sayısı çok çok azdır.</div> <div>Onun için bu kesim “Müdür” kalabilmek için kendisinden istenenleri yapmak zorunda kalır ama, akşam eve gidip başını yastığa koyduğunda ve vicdanıyla baş başa kaldığında yaptıklarının doğru olmadığını düşünüp gözyaşı dökmeye başlar.</div> <div>Bu konuda şimdiye kadar dürüst davranan tek kişiyi gördüm, o da AK Parti İl Başkanı Hüseyin Şansi’dir. Şansi, kendisine sorulan bir soruya verdiği cevapta TPAO.ya girecek adayların kendilerine başvurduğunu, yaptıkları araştırmadan sonra bu kişilerin dürüstlüklerinin incelendiğini, uygun görülenler için de referans olduklarını açık yüreklilikle söylemişti.</div> <div>Başta da söyledik. Siyasetin kuralları vardır ve bu kurallar genelde değişmezler. Göreve getirilen kurum müdürünü ezmeden, onu esir almadan, vatandaşın faydasına olacak hizmetlerde aktif olmasını istemek siyasetçinin hakkıdır.</div> <div>Ama aynı kişiye baskı uygulamak, her dediğinin yapılmasını istemek, hatta iç işlerine karışmak doğru değildir ve bunu hangi partinin milletvekili, İl Başkanı veya Parti yöneticisi yaparsa kabul etmiyoruz ve adaletten vazgeçilmesini de doğru bulmuyoruz.</div> <div>Hoşça kalınız.</div>