USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

GÜNAHLARIN HAYATIMIZA ETKİSİ

GÜNAHLARIN HAYATIMIZA ETKİSİ

Abdullah b. Abbas şöyle demiştir: iyilik yüzde bir parlaklığa, kalpte bir nura, rızıkta bolluğa, bedende kuvvete ve insanların gönüllerinde sevgiye neden olmaktadır. Günah yüzde kararmaya, kalpte zulmete, bedende güçsüzlüğe, rızıkta eksilmeye ve başkalarının gönüllerinde buğza sebep olmaktadır.

Günahın bedeni güçsüzleştirmesi nasıl olur?

Mümin, gücünü kalbinden alır. Kalbi ne kadar güçlü olursa, bedeni de o kadar güçlü olur. Günahkâr ise, bedenen güçlü olsa da ihtiyaç duyulduğu anda aslında en güçsüz kişi olduğu anlaşılır, zira nefsine en muhtaç olduğu anda sahip olduğu güç ona ihanet eder.

Seleften biri ‘’ Allah’a karşı günah işlediğimde bunu hayvanımın, hanımımın huyundan görebiliyorum.

Günahların insan hayatına olumsuz etkilerinden biri de işlerinin zorlaşmasıdır. Bir işe yöneldiğinde o işle ilgili kapıların yüzene kapandığını ya da o işin daha zorlaştığını görür.

Günahlar kişiyi ilimden mahrum bırakır. İlim, Allah’ın kalbe yerleştirdiği bir nurdur ki, günah bu nuru söndürür.

İmam Şafii bu konudaki şöyle der: Hocama hafızamın zayıflığından şikâyet ettim. Bana günahlardan uzaklaşmamı söyledi ve dedi ki: "İlim bir nurdur, Allah'ın nuru ise asilere verilmez."

İmam Malik’in huzuruna oturup talebesi olarak ondan ilim ettiğinde imam Şafii’nin üstün zekâsı, zekasındaki keskinlik ve anlayışındaki mükemmellik İmam Malik’in hoşuna gitmiş; bunun üzerine ‘Allah senin kalbine bir nur ilka etmiş, onu günah karanlığıyla söndürme!’ demiştir.

Günah kişiyi rızıktan mahrum eder. Ahmed bin Hanbel’in müsnedinde yer aldığına göre ‘’Kul işlediği günah sebebiyle   rızıktan mahrum edilir.’’

Takva nasıl ki rızkın celbine sebepse takvayı terk etmek de fakirlik halini celbetmeye sebeptir. Rızkın celbinde, günahları terk etmek kadar etkili olan başka bir sebep yoktur.

Günah, günah işleyen kişi ile hayır ehli kişiler arasında soğukluk oluşmasına sebep olur.

Bu soğukluk hali ilerledikçe insanlardan, onların meclislerine katılmaktan uzaklaşır. Onlardan istifade etme bereketinden mahrum kalır. Rahman’ın taraftarı olanlardan uzaklaştığı oranda şeytanın taraftarı olanlara yaklaşır. Bu yalnızlık ve soğukluk hali kuvvetlenir ve en nihayetinde hanımı, çocukları ve akrabasıyla kendi arasında; kendisiyle nefsi arasında soğukluk ve yalnızlık meydana gelir. Böyle bir kimsenin kendi içinde bile yalnız olduğunu görebilirsin.

Günah günahı, itaat de itaati çeker. Seleften biri şöyle demiştir: ‘’kötülüğün cezası, sonrasında işlenen başka bir kötülük; iyiliğin karşılığı da sonrasında yapılan başka bir iyiliktir. Yani kul bir iyilik işlediğinde o iyiliğin yanı başındaki başka bir iyilik ‘’beni de işle’’ der. Kul onu da işledi mi üçüncü iyilik de aynısını söyler. Bu böyle devam edip gider. Böylece kazanç katlanır, iyilikler artar. Kötülükler de aynı şekildedir. Sonunda itaatler de günahlarda insanda sarsılmaz birer hal, ayrılmaz birer sıfat ve sabit birer meleke halini alır.

İyilik ve ihsan sahibi kimse itaatte kusur edince can sıkıntısı yaşar ve tüm genişliğine rağmen yeryüzü ona dar gelir. Günahkâr kimse ise bir günahı işlemeyip itaate yönelse, o cürmü işlemedikçe can sıkıntısı yaşar, gönlü daralır. ( İbn kayyım kalbin ilacı)

Sahâbe-i kirâmdan Abdullah ibn-i Mes’ud -radıyallâhu anh- şöyle der:

“Mü’min, günahını, altında oturduğu ve sanki üzerine her an düşme tehlikesi olan bir dağ gibi görür. Bu koca dağ üzerime düşer mi, diye korkar durur. Fâcir ise, günahını burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür.” (Buhârî, Müslim)

Allah’ım! Sana itaat etmekle beni aziz eyle!  Sana karşı günah işlemekle beni zelil kılma…

 

 

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ