<div>Sağlıklı, huzurlu ve de güçlü bir toplum isteniliyorsa öncelikle geleceğimiz olan gençlerin iyi eğitilmesi gerekir. Fakat ne yazık ki iyi eğitilmeyen bir gençlik var hem de azımsanmayacak kadar.</div> <div>Bundan değil mi ki hemen hemen her gün iyi eğitilmemiş gençlerin hoş olmayan davranışlarıyla karşılaşabiliyoruz, hem de gün içerisinde bir kere değil defalarca.</div> <div>İşe gidiş gelişlerimde okulların civarında bulunan yolu kullanıyorum. Gençler karşıdan gelirken bir kenara çekilip yol veriyorum, yoksa çarpıp geçecek. Bir kadınım, yaşça onlardan büyüğüm, yol onların hakkı olduğu kadar benim de hakkım, fakat maalesef yol onlarınmış gibi geçiyorlar, yol verdiğimde de teşekkür etmeyi bilmiyorlar. Nezaket ve incelikten yoksunlar.</div> <div>Acaba yalnız ben mi bu gibi durumlarla karşılaşıyorum diye düşünürken ne tesadüfse sosyal medyada, bir videoda altmış yaşlarında, üniversitenin birinde öğretim üyesi olan bir kadın yaşadıklarımın aynısını anlatıyordu, “Bir kadınım, yaşça onlardan büyüğüm ve de derslerine giriyorum. Üzülerek söylüyorum, dersliklere giderken koridorda, kapıda bir kenara çekilmezsem çarpıp geçecekler. Yol verme edebi olmayan bir gençlik var,” deyince daha da üzüldüm; demek ki başka yerlerde de durumlar aynı.</div> <div>Yürürken geriden insanın içini burkan, yardım isteyen bir kedinin sesini duydum. Geriye dönüp baktığımda bir kedinin başında liseli çağlarında iki erkek çocuğunu gördüm. Biri kedinin boynunu var gücüyle sıkıyor diğeri de onu izliyordu. “Dili olmayan o canlıdan ne istiyorsunuz, ne diye ona eziyet ediyorsunuz?” dediğimde kedinin boynunu sıkan genç, “Gerçekten dokuz canlı mı onu deniyorum,” dedi. Çocuğun elinden hayvanı alıp serbest bıraktım. Gençler sadece edepten yoksun değil merhametsiz de yetişiyorlar.</div> <div>Parkta, bir ağacın altında orta son ve lise ikiye giden yaşlarda bir grup erkek çocukları toplanmış, bir seferde ağacın gövdesini kim daha çok tekmeleyebilir diye sıraya girmiş yarışıyorlardı. Tabii az ötede de orta yaş dört beş adam keyifle gençleri izliyorlardı.</div> <div>Batman’ın sıcağında tek bir ağacın bile ne büyük bir nimet olduğunu bırakın bir kenara doğayı koruma, doğaya saygı bilincinden mahrum gençlerin yetişmesi ne üzücü bir durum!</div> <div>Lisans tamamlayan bir arkadaşımız, “Abla, yeni nesil ruhsuzdur. Geçenlerde bir derse katılamadım. Derse katılan bir gence, ‘Merhaba, umarım iyisinizdir. Ben rahatsızdım, derse katılamadım. Şayet sizde varsa bana o dersin notlarını verebilir misiniz? Şimdiden teşekkürler,” diye bir mesaj attım, hemen ardından da katılmadığım dersin adını belirten bir mesaj daha attım. Gencin bana gönderdiği mesaj, “Yok”</div> <div>İnsanda biraz ruh olsa bu şekil mi cevap verir? Emin ol çoğu böyle,” dedi.</div> <div>Öğlen paydosuydu eve gidiyordum. Okulun bir sokak ilerisinde elindeki kitaplardan lise son sınıf öğrencisi olduğu anlaşılan bir kız, akranı bir erkeği, bir genç kıza hiç de yakışmayacak şekilde tekme atıyor ağza alınmayacak küfürler savuruyordu. İşte bu genç kız geleceğin ebeveyni olacak. Kendinde olmayan bir edebi çocuklarına nasıl öğretsin ki?</div> <div>Elbette iyi bir terbiye ile yetişmiş gençlerimiz de vardır. Gönül ister ki bu gençlerin çoğunlukta olmasını fakat ne yazık ki günlük yaşantıda azınlıkta olduklarını görebiliyoruz. </div> <div>“Gezdim Şam ile Halep</div> <div>Eyledim ilim talep</div> <div>Meğer ilim bir hiçmiş</div> <div>İllâ edep, illâ edep.”</div> <div>Edebin nedenli önemli olduğunu Yunus Emre bu sözleriyle ne güzel vurgulamıştır.</div> <div>Edep, insanı insan yapan bir yaşam usûlüdür. Ve diğer varlıklardan farklı kılan en büyük değerdir.</div> <div>Bu değerimizin değerinin bilinmesi dileğiyle kalın sağlıkla.</div> <div> </div> <div><strong> </strong></div> <div><strong> </strong></div> <div><strong> </strong></div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>