<div>İlimizde yaşanan intiharlarla ilgili olarak sürekli farklı yorumlar yapılır, bazıları daha da ileri giderek bu intiharlardan devleti sorumlu tutarlar! Son yaşanan olaylar sonrasında bana bir mesaj atan arkadaşım şöyle diyor: “Batmanda çok intihar oluyor, yıllardır bunun sosyo-ekonomik yapısını irdeleyen yazılarla kamuoyunu bilinçlendirmek lazım.”</div> <div>Tabi konuyu yüzeysel olarak bilen, sosyo-ekonomik gelişmelerin nereye ulaştığını bilmeyen ve intihar edenlerin gerekçelerini analiz edemeyenler, akıllarına ilk gelen devleti suçlamak oluyor. Ama bunlardan hiç birisi, intihar etmeye karar veren birisinden devletin nasıl haberdar olacağını da düşünemiyor.</div> <div>Yaşımızın ve tecrübemizin verilerine dayanarak intihar nedeniyle ilgili o kadar farklı şeyler biliyoruz ki; bunları anlatmak, paylaşmak, dile getirmek, gazetede yayımlamak mümkün değildir. Hepinizin aklına farklı şeyler (namus, taciz, tecavüz) gelebilir. Evet, bunlar da oluyor ama her intiharı buna bağlamak da yanlıştır.</div> <div>Örneğin geçen hafta içinde Sason’da vefat eden 23 yaşındaki gencin, sevdiği bir kızın verilmemesine üzülerek intihar ettiği ilçe halkı ve köylüler tarafından konuşuluyor. Sadece erkekler sevdiğine kavuşamadığı için değil, kızlar da aynı durumu yaşadığı için canına kıyabiliyor.</div> <div>İnsanlarımızın ahlâki durumları hiç kimseyi de bizi de ilgilendirmez ve kimse bu konuyu tartışamaz ama, maalesef yasalarımız durumu bu seviyeye getirdi ve ahlâki çöküntünün gelmesini sağladı. 15 yaşından 50 ve daha fazla yaşlara kadar bir çok kadının gününü gün ettiği konuşulurken, yine aynı durumdaki insanların daha iyi yaşam koşulları için kendilerine arkadaş edinip hayatlarını diledikleri gibi yaşadıkları gerçeklerimiz arasındadır.</div> <div>Bir ailenin içinde güven ve itimat kaybolursa artık o aileden çok şey beklememek gerekir. Her intiharın namus konusunda bağlanmaması gerektiği gibi, her ölümün altında da farklı şeyler aramamak gerekir. Yaklaşık 50-60 yıldır yaşadığım bu şehirde o kadar farklı ölüm ve intiharlarla karşılaştım ki; çoğu zaman aklım başımdan çıkacak gibi oldu.</div> <div>Bunların nedeni sadece Batmanlı insanlar değildir. Geçmişte Batman’da görev yapan bazı kamu görevlilerinin, Batman’da yaşayan devlet memurlarının yerel bayanlarla kurdukları ilişkiler sonucunda çok sayıda kadının da bu gerekçeyle yaşamlarına son verdiklerini çok iyi biliyorum.</div> <div>Ne yazık ki; o dönemlerde yaşanan terör hareketleri ve faili meçhuller yüzünden ellerinde yetki olan görevliler diledikleri şekilde insanları kullanarak onların geleceklerini kararttılar ve hiç kimse bunlara bir şey yapamadan hepsi bu şehirden ayrılıp gittiler.</div> <div>Yaptıkları da kendilerine kâr kaldı.</div> <div>Bugün de benzer şeyler yaşanıyor. Tanıştığı erkekle gönül ilişkisi kurup beklediğini alamayan, evlenme hayali yaşarken yüzüstü bırakılan, ya da aynı evde yaşadığı kayınvalidesi ile geçinemeyip intiharı seçen nice kadınlar var.</div> <div>Bunun dışında erkek intiharlarının ana nedenlerinin başında bahis, tefecilik, kart kiralama gibi bilinen yasa dışı işlemler gelirken çıkmaza giren onlarca kişi de çözümü ölümde bulmakta ve hayatlarına son vermektedirler.</div> <div>Aslında bu olaylar sadece Batman’da değil, Türkiye’nin her ilinde yaşanıyor. Yani yukarıda saydığımız açılardan dolayı sadece Batman’ı suçlamak yanlıştır. Maalesef ülkemizin her ilinde, ilçesinde, köyünde gönül ilişkisinden tutun, fuhuşa, tefecilikten bahise, taciz ve tecavüzden alıkoymalara kadar hadiseler yaşanıyor.</div> <div>Zaten dikkat ederseniz, gazetelerin köşe yazarları, sosyal medya fenomenleri ve normal vatandaşlar “biz ne ara bu duruma düştük” diye soru sormakta ve bu gidişatın hiç iyi olmadığını belirterek önlemlerin alınmasını talep etmektedirler.</div> <div>Onun için kadın ve erkek intiharlarını devlet değil, bizzat kişiler önlemelidir. Hata yapılmış olsa bile aileler çocukları için bazı şeyleri görmezlikten görecek ve yaşamı böyle sürdürecekler.</div> <div>Aksi halde 5 yıl sonra bugünleri çok daha fazla arayacağız.</div> <div>Hoşça kalınız.</div>