USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

ŞARK GÜNEŞİ

ŞARK GÜNEŞİ

Bir başkadır Şark Güneşi!

Teslim olup ona, yumarım gözlerimi.

Öyle ışıklı, öyle aydınlık, öyle göz alıcıdır ki…

Gözlerim sımsıkı yumuluyken dahi gözlerimden taşacak gibi olur ışık süzmeleri.

Bu sene çoo..oook yağdı yağmur.

Doldu, doldu, taştı baraj, hatta açıldı kapakları.

Sularla, çığ gibi bembeyaz köpüklerle Aydınlık, barajın en yükseğinden en derinine fışkırarak atladı.

Offf… Masmavi gökyüzünün altında durgun su, çılgın su birbirine karıştı, sarıldı, sarıldı, sarmalandı!

 

Önümde uzanır envai çeşit pembe ve beyaz çiçekleriyle meyve ağaçları.

Aralarında işi ağırdan alan dut ve incir, köşelerde çok daha erkenci erik ağaçları…

Elma çiçekleri mis kokulu; boşuna değil etrafındaki arı bolluğu.

Önceleri pembe tomurcuk; açınca beyaz, taç yapraklarının ucunda pembe uyuşukluk.

Rüzgâr istiyor ki saçılıversin her yere kiraz çiçekleri.

Her güzel başa, her güzel saça onlarca düşmeli.

Bu uçuk pembe uyuşukluk cana can vermeli!

Asla öyle alelade bir ağaç değil!

Upuzun kiraz ağacı ve çiçekleri göğe uzanırken sonsuz…

Ağacımın dalları ve yaprakları tıpkı akciğerlerimiz.

Uzanır nefes borusundan hava keseciklerine yolumuz.

Dalların ucunda sapları kirazın, ileride kulak ardına yerleştirilecek.

Çiçekler uçlarında buketlerin; kirazlar olacak kıpkırmızı ya da bordo en sevdiğim, güzel yanaklarda sallanıverecek!

Güneşte ısınan sıcacık parkeler ısıtıverince ayak tabanlarımı,

buzdolabından yeni çıkınca buğusunda parlaklık, kıpkırmızı…

üzerinde görüveriyorum sanki kendi yansımı.

Ağzımda kirazın hem mayhoş hem de tatlı tadı…

 

Biliyor musunuz, arılar en çok elma ağacına pervane!

O da ne?

Işıltısında güneşin usul usul başladı yağmur dökülmeye.

Camlarda çıt çıt, pıt pıt dokunuşlar…

Başlarken yapraklar damlalara boyun eğmeye.

 

Çatıdan havalanıverdi iki saksağan…

İnerken aşağı birbirine sarılan.

Sanki buz pateninde kayarken bir çift; kadın dansçı önce havada birkaç kere savrulan,

sonra düşüverirken partnerinin kollarında, birbirine güvenle ve mutlulukla kavuşan!

 

Ansızın gök gürlemeye başladı, şimşekler çaktı!

Şimşek…

Bir anda masada, karşımdaki sandalyede, ince belli bardakta bol şekerli çayını yudumlayan muzip gülüşlü dedemi bıraktı.

Dualarımızı aldı ve anılarımızın bazılarını…

Sonra da bir kuyruklu yıldız gibi sonsuzluğa doğru kaydı…

 

Göller baraj baraj,

yollarda çokça tatlı viraj…

Viraj tabelasında güneşin kıpkızıl şavkı…

Gölün üzerinde sayısız güneş damlacıkları, dalgalarla sakin sakin kımıltılı.

Yer gök sapsarı kantaron çiçeğine bürünmüş.

Yeryüzünün yemyeşil gözlerine sarı benekli hareler yürümüş.

Sarı, sapsarı…

Tam köşede Leylak Hanım bana selam vermekte çok ısrarcı.

Ortak umutlar, hep birlikte yapılan kutlamalar insanlar için oldukça kaynaştırıcı.

Kutlamalar yine yeniden Batman Petrol Spor’a!

Ummadığım anda karşıma çıkıveren petrol kuyuları sanki emme basma tulumba.

Onlar da onay veriyor insanca hayata!

Gösterilince adalet, merhamet, iyilik ve sevgi!

Her zaman bir karşılığı olması gerektiğine hiddetle inanır kimileri.

“Bir iyilik, bir güzellik, bir hoşluk yapıyorsan bir çıkarın vardır muhakkak!”

Olamaz onların gözünde karşılıksız iyilik mutlak.

Bunun aksini göstermek için uğraşmak olur ancak enerji kaybı; sevgiye harcanacak.

Ben bilirim ki elbet anlar beni, bizi ve bizleri; gün içinde Dört Mevsim’i dolu dolu yaşatan Hak!

Mutlaka geçer acılar, haksızlıklar, dertler ve tasalar birbirimize sarılırsak.

 

Ardı ardına ışıklı, alacalı, karalı tüneller…

Tüneller, tüneller…

Kavuşturur bizi hep birbirini kovalayan sevda yüklü trenler!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ