<div><strong> </strong> Sorgulama becerisi, öne sürülen herhangi bir bilgiyi olduğu gibi kabul etmemektir; kim, nasıl, neden gibi soruları sorarak bilgi edinmektir. Eleştirel düşünme becerisi ise sorgulanan bilgiyi analiz etmek, değerlendirmek ve değerlendirme sonucu elde edilen bilgilerin ışığında karar vermektir. <strong> </strong></div> <div><strong> </strong>Hayatın her döneminde bir şekilde tercih yapmak zorunda kaldığımız anlar oluyor. Bu tercihlerimizi verdiğimiz kararlar belirliyor. Sağlıklı bir karar verebilmek için sorgulama ve eleştirel düşünme becerisine sahip olmalıyız.</div> <div> Yaşamın hangi alanında olursa olsun, karar vermede bu becerinin çok önemli bir rolü vardır. </div> <div> İlkokul dördüncü sınıftayken, her gün, ilk ders, üst baş, el ve tırnak kontrolü yapılırdı. Genel olarak bu görevi sınıf başkanı ifa ederdi. Fakat o gün öğretmen yaptı.</div> <div> Belirlenmiş kurallara uygun olmayan arkadaşlar, tahtanın önüne doğru bir bir gidip dizilirken kontrol sırası bana geldi. Kendimden emin bir şekilde avuçlarımı açarak her iki elimi masanın üzerine bıraktım. Öğretmen hızlı bir şekilde el ve tırnaklarımı kontrol edip “Geç tahtaya!” dediğinde çok şaşırdım.</div> <div> Kontrol sonrasında öğretmen, elinde kalın bir cetvelle yanımıza geldi. Parmaklar birleştirilerek her iki el uzatılıyor, öğretmen cetvelle parmak uçlarına ikişer kez vuruyordu. Sıra bana geldiğinde ellerimi geride saklayarak, “Öğretmenim, tırnaklarımı kestim, elim de temiz. Beni niçin döveceksiniz?” dediğimde öğretmen, şaşkın bir tavırla bana baktı, az sonra yüzüne geniş bir gülümseme yayıldı. “Hani yakan?” dedi. Hızlı bir şekilde her iki cebime ellerimi götürüp bir cebimden yakayı diğer cebimden de düğmeyi çıkarıp gösterdim. “Öğretmenim, okula gelirken düğmem koptu.” dememle öğretmen, “Aferin sana.” deyip geriye döndü. “Çocuklar, aha böyle olun. Bir durumla karşılaştığınızda, durumu hemen kabul etmeyin. Sorgulayın.” deyip konuşmasını sürdürdü.</div> <div> Ortaokul 2’deyken de, Türkçe dersine giren öğretmenimiz, “Çocuklar, çokça okuyun. Okuyan bilgili olur; bilgi güçtür.” deyip okumanın, öğrenmenin, bilmenin önemi hakkında konuşmaya devam ederken laf döndü dolaştı sorgulama ve eleştirel düşünme becerisine geldi. Bir arkadaşımız, “Öğretmenim, geçenlerde radyoda bir şarkı dinliyordum. Şarkının sözleri şöyle idi. ‘Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a.’</div> <div> Haşa haşa, Allaha hiç sitem yollanır mı?” dediğinde öğretmen, “Onu size ayrıca anlatacağım. Burada önemli olan sizlerin sorgulama ve eleştirel düşünme becerisini kazanmanız. Bilgiye erişmek kolaydır, bir şekilde ulaşırsınız.” dedi.</div> <div> Geliştiren, iyileştiren ve üreten bir gençlik yetiştirmek istiyorsak çocuklarımıza çok küçük yaşta sorgulama ve eleştirel düşünme becerisini kazandırmalıyız.</div> <div> Bu konu ile ilgili bir başka deneyimim de şube şefi olarak çalışmaya başladığım ilk sıralarda oldu. Personelin biri şube işleri ile ilgili doldurmuş olduğu belgeyi imzalamam için getirdi. Belgenin üst kısmında bir hanenin içi daksil ile silinmiş, o silinen haneye olması gereken bilginin başlığı elle yazmıştı. “Bu neden böyle?” dediğimde arkadaş, “Bu matbu evrak olarak bize geliyor. O işe bakan arkadaşa defalarca söylememize rağmen belgeyi aynı formatta getirmeye devam edince ben de her doldurduğum belgenin bu hanesini daksille silip olması gereken başlığı yazıyorum.” dedi. “Ama bu böyle hoş durmuyor.” dedim. “Ne yapabilirim ki? Bana bu şekil geliyor.” dedi.</div> <div> Durumu ilgili kişiye izah ettiğimde, “Öteden beri bu şekil gelmiş, biz de böyle devam ediyoruz.” dedi. Ben, “Tamam da belge olması gereken formatta değil.” dememe rağmen adam o şekil getirmeye devam etti.</div> <div> İlerleyen zamanla teftiş dönemine girdik. Müfettiş Bey, evraklarımızı incelerken üzeri daksille silinmiş belge gözüne ilişti. Belgeyi düzenleyen arkadaştan nedenini sordu. Arkadaşta durumu izah ettikten sonra bizlere şunları anlattı.</div> <div> “Zamanın birinde, bir kışlada nizamiyenin önünde bulunan bir bank boyanmış. Dönemin komutanı, bankın boyası bozulmasın, kimsenin elbisesine boya bulaşmasın diye nöbet yazdırmış, iki er bankın başında nöbet tutmuş. Bank kurumuş, komutan emekliye ayrılmış. Zamanla bir komutan gelmiş bir komutan gitmiş. O bankın nöbeti devam etmiş.</div> <div> Günler geçerken, yeni gelen komutan kışlayı denetime çıkmış. Bankın önünde nöbet tutan iki er görmüş. ‘Burada neyin nöbetini tutuyorsunuz?’ diye sormuş. Erler, ‘Biz de bilmiyoruz. Bize nöbet yazılmış, biz de nöbet tutuyoruz.’ diye cevaplayınca komutan bu konunun üzerinde ısrarla durmuş, ilk nöbeti yazan komutanı öğrenip aramış. Kendini tanıttıktan sonra, ‘Komutanım, nizamiyenin önündeki banka nöbeti yazdıran ilk siz olduğunuzu öğrendim. Bu bankın herhangi bir özelliği var mı?’ diye sorunca komutan, ‘Nasıl olur yahu, o bank daha kurumadı mı? Ben emekli olalı otuz yıl oldu.’ demiş.</div> <div> Üstadım, bizde de durum bu, ilgili kişiye defalarca söylememize rağmen arkadaş her seferinde, ‘Öteden beri böyle.’ deyip bildiğine devam ediyor,” dedi.</div> <div> Teftişin bitiminde Müfettiş Bey, konuyu layihaya düşürünce nihayet, ilgili arkadaş belgeyi olması gereken formatta getirmeye başladı.</div> <div> İster verilen görev olsun, ister bir film izlerken, bir kitap okurken, ister öne sürülen bilgi olsun, tarihte yaşanmış bir olay olsun velhasıl kelam konu ne olursa olsun olduğu gibi kabul etmemeliyiz, sorgulamalıyız, eleştirel düşünmeliyiz.</div> <div> Çokça kitap okumakla ve günlük hayatta sıkça uygulamakla sorgulama ve eleştirel düşünme becerisini kazanabiliriz. </div> <div> Kalın sağlıkla</div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>